Sahi ne olacak bu Fenerbahçe’nin hali?

Fenerbahçe, 2013–14 sezonunda tarih yazmıştı. Lig tarihinde ilk kez bir takım Nisan ayı bitmeden şampiyonluğunu ilan ediyordu. Zafer şarkıları söylenirken, 4. yıldızı takmaya adım adım yaklaşıldığı konusunda herkes hemfikirdi. Ezeli rakip Galatasaray’la şampiyonluk sayısı eşitlenmişti. 20. şampiyonluğa ulaşan 4. yıldızı takıp, ligin generali olacaktı.

2014–15 sezonuna Ersun Yanal yönetiminde hazırlanan Fenerbahçe, hazırlık maçlarında kötü bir performans ortaya koydu. Özellikle Sevilla ile yapılan hazırlık maçında ortaya konan kötü futboldan sonra, teknik patron Yanal’ın oyunculara 3 gün izin verip, kendisinin de tatile çıkması Aziz Yıldırım’ın tepkisini çekmişti. Yıldırım, ligin başlamasına sayılı günler kala Yanal’ı gönderirken, yerine İsmail Kartal’ı getirecekti. Tecrübesiz bir teknik direktör olmanın yanı sıra Kartal, Fenerbahçe’yi 20. Şampiyonluğa taşıyacak isim olarak görülmüyordu. Aziz Yıldırım, İsmail Kartal’dan bir Aykut Kocaman çıkarmak istiyordu ama Kocaman’ın geçmiş tecrübesi Kartal’ın çok önündeydi.

RAKİPLERİ ZAYIFKEN FIRSAT TEPTİ

İsmail Kartal, şampiyon bir takımı devralmıştı ancak transfer sezonunda sadece Diego takıma katılmıştı. Diego, eski günlerinden çok uzaktı. Beşiktaş’ın stadı yapımda olduğundan iç saha maçlarını göçebe gibi farklı statlarda oynaması, Galatasaray’ın Türkiye ligini bilmeyen Prandelli ile başlaması İsmail Kartal için önde başlama şansıydı. Nitekim ligin start almasıyla Galatasaray’dan beklenen hoca değişikliği geliyor, Beşiktaş stadı olmamasının dezavantajını yaşıyordu. Ancak Fenerbahçe rakiplerinin yaşadığı bu olumsuzlukları değerlendiremedi. Hoca değişikliğine gitmiş Galatasaray sezonu şampiyon olarak tamamlarken, Fenerbahçe ikinci olacaktı. Şampiyonluk yarışındaki diğer rakiplerin şartları dikkate alındığında Fenerbahçe için ikincilik bir başarı sayılmazdı.

GÖZ KAMAŞTIRAN TRANSFERLER ÇARE OLMADI

2015–16 sezonuna beklendiği gibi Fenerbahçe, teknik adam değişikliği ile girecekti. İsmail Kartal’dan Aykut Kocaman çıkarma projesi fiyasko olmuştu. Takım, ‘kariyerli’ genç hoca, Portekizli Vitor Pereira’ya emanet edilirken, Aziz Yıldırım transferlerde adeta şov yaptı. Souza, Simon Kjaer, Ozan Tufan, Volkan Şen, Robin van Persie, Nani, Fernandao, Şener, Fabiano ve Markoviç gibi direk ilk 11’de oynayacak oyuncular takıma kazandırıldı. Ayrıca kiralık olarak gönderilen Emenike yeniden takıma döndü. Takımdan Moussa Sow ve Emre Belezoğlu gibi isimler ayrılmıştı. Özellikle Emre’nin boşluğunun yeni transferlerle doldurulamadığı sonradan anlaşılacaktı.

Galatasaray’ın tel tel döküldüğü, Beşiktaş’ın sezonun tamamına yakınını statsız geçirdiği sezonda mutlu sona Şenol Güneş yönetimindeki Kara Kartallar ulaştı. 80 milyon Euro’yu bulan transferlere rağmen Fenerbahçe ligi ancak ikinci sırada tamamladı. Tıpkı bir önceki sezonda olduğu gibi, rakipleri dikkate aldığımızda, bu ikincilik başarı değil başarısızlıktı.

HER YIL YENİ TAKIM KURMAK ÇARE Mİ?

Nitekim Aziz Yıldırım da öyle düşünüyor olacak ki, yine ligin başlamasına sayılı günler kala teknik patron değişikliğine gitti. Pereira gönderilirken, artık emeklilik yaşı çoktan gelmiş Hollandalı Dick Advocaat takımın başına geçirildi. Transfer sezonu yine hareketliydi: Martin Skertel, İsmail Köybaşı, Gregory van der Wiel, Aatif Chahechouhe, Roman Neustadter, Jeremain Lens, Moussa Sow takıma dâhil edildi. Bu isimlere ilave olarak 4 yıl sonra ilk kez ara transferde işlem yapılarak kadroya Oleksandr Karavaev katılmıştı. Nani, Bruno Alves, Diego, Meireles gibi isimlerle yollar ayrılırken, Gökhan Gönül ve Caner Erkin’in bonservissiz gitmesine taraftar bir anlam verememişti. Her iki oyuncu da Fenerbahçe’de yıllarca başarılı performans ortaya koymuştu. Neden gönderildi sorusunun cevabı basitti: Aziz Başkan öyle istedi!

Kendi transfer etmediği oyuncularla kurulu bir takımın başına geçen Dick Advocaat, kalburüstü oyunculardan bir takım oluşturmayı başaramadı. Emenike ve van der Wiel’in disiplinsiz davranışlarına, Robin van Persie’ye fazla şans vermemesi eklenince Fenerbahçe’de puan kayıpları birbirini takip etti. Kadıköy’ün büyüsü bozuldu, deplasmanlarda galibiyet unutuldu. UEFA Avrupa Ligi’nden elenen, şampiyonluk yarışında havlu atan Fenerbahçe’de tek hedef Türkiye Kupası kaldı.

FATURA YİNE TAKIMA KESİLECEK AMA…

Sezon sonunda Dick Advocaat da gönderilecek zira sözleşmesi zaten 1 yıllık! Son 4 haftada alınan kötü sonuçlar devam ederse sezon sonunu bile göremeyebilir. Tıpkı Aragones gibi Advocaat ta emeklilik öncesi ikramiyesini Fenerbahçe’den alarak, teknik adamlık kariyerini noktalamış olur. Hollanda Milli Takımı’nda Danny Blind ile beraber görev yaparken yıllık 280 bin Euro alan Advocaat, Fenerbahçe’den pirimler hariç net 1,8 milyon Euro alıyor.

Fenerbahçe’de her başarısız sezonda olduğu gibi fatura teknik adama ve oyunculara kesilecektir. Ancak Fenerbahçe’nin sıkıntısı daha derinde. Başkanlıkta 20 yıla yaklaşan Aziz Yıldırım’ın yönetim şekli Fenerbahçe’nin en büyük sorunu. Kulüpte artık ‘tek adam’ olan Yıldırım, kendini ‘her şeyi bilen’ konumunda görmeye devam ettikçe Fenerbahçe daha çok hüsran yaşar. Fenerbahçe’de sorunu herkes görüyor ancak kimse bunu yüksek sesle telaffuz edemiyor.


Originally published at www.tr724.com on February 28, 2017.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Efe Yiğit’s story.