Sosyal medyadan kopmak mümkün mü?

Dün sosyal medya hesaplarından paylaştıkları mesajla, Cem Yılmaz ve Ozan Güven sosyal medyadan çekildiklerini, hatta herkese bunu tavsiye ettiklerini duyurdu. Belli ki, insanlardan gelen ‘insanüstü’ yorumlardan sıkılmışlardı.

Facebook 2004’te, Twitter 2006’da kuruldu. Daha önce hayata geçen ‘sosyal medya’ platformları da vardı ancak bugün sosyal medya deyince akla gelen iki platformun tarihi 10 yılı biraz geride bırakmış durumda. Ancak artık sosyal medya hayatımızın bir parçası. Hem de önemli bir parçası. 2010’da kurulan Instagram, sanki 40 yıllık dostumuzmuş gibi söz gelimi.

Dahası ‘sosyal medya’ ekonomik hayatın da bir parçasına dönüştü. Reklam yapması nispeten ‘ucuz’ olan bu mecra, son yıllarda ciddi ekonomik işletmelerin reklam ve tanıtım departmanlarının vazgeçilmez bir parçası. Devlet kurumları dâhi çoğu zaman daha çok kişiye ulaşabilmek adına sosyal medyadan yapıyor duyurularını. Böylece gerçekten de pek çok kimse haberdar oluyor.

Facebook’un hikâyesini anlatan The Social Network filminde, “Artık internette yaşayacağız” denmişti. Gerçekten de Facebook, 2 milyarı aşan kullanıcısıyla bütün dünyada bir fenomen. ABD Başkanlık seçimlerini Facebook’ta öne çıkan ‘yalan haberlerin’ ciddi anlamda etkilediği düşünülüyor.

Özellikle yeni nesiller “Eğer internette değilse, gerçek de değildir” yaklaşımını benimsemeye başladı. Birkaç nesil sonra, internetsiz hayatın düşlenemez hâle geleceği açık. Sosyal medya ise, internetin içinden çıkan ancak pek yakında internetin ‘evrileceği’ platform. Nasıl ki internette yolculuğumuzu Google belirliyor, yakın zaman sonra Facebook, Twitter ya da Instagram hesaplarımızdaki yönlendirmeler de o kadar etkili olacak.

Hele ki işiniz ‘kitlelere ulaşmak’ ise sosyal medyayı yadsıyabilmeniz mümkün değil. Ancak onunla uzlaşabilirsiniz. Oradaki varlığınızı düzenleyebilir, takipçilerinizle ilişkilerinizi de o şekilde ayarlayabilirsiniz. Cem Yılmaz ve Ozan Güven’in de yapması gereken bu olabilir. Kamusal figürler, üreticiler, söyleyecek sözü olanlar, artık sosyal medyada çeşitli temalarla iş yapıyorlar. Elbette sosyal medyayla işi olmayan kimseler de olacaktır.

Ancak ‘sosyal medya’ kapıyı çarpıp çıkabileceğiniz bir şey değil. Bu, imajınıza da zarar verir.


Originally published at www.tr724.com on July 18, 2017.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.