Transferi hayalden öteye geçmeyen yıldızlar

Sezonun bitmesiyle konu sıkıntısı çeken spor sayfalarının yardımına transfer haberlerinin yetiştiği bir dönemdeyiz. Bu dönemde her gün adını şanını duymadığımız oyuncular ya Galatasaray’a ya Fenerbahçe’ye ya da Beşiktaş’a transfer edilir. Bunun yanında bir de spor sayfalarının ‘geldi, geliyor’ diye yazdığı ama bir türlü gelmeyen yıldız oyuncular vardır. Sözleşmesi bittiği için yahut mevcut kulübünde istenmediği için isimleri Türkiye’den takımlarla yazılır ancak nedense bu oyuncular bir türlü gelmez.

Aslında spor sayfalarını hazırlayanlar da, bu haberleri okuyanlar da yalan olduğunu bilir. Şu cümleler uzun yıllar Hürriyet’in genel yayın yönetmenliğini yapan Ertuğrul Özkök’e ait: ‘Ben Fenerbahçeliyim. Birkaç gün önce bir arkadaşlarımız Andriy Shevchenko’nun Fenerbahçe’ye geleceğiyle ilgili güzel bir haber yapmıştı. Öyle inandırıcıydı ki Shevchenko’nun Fenerbahçe’ye gelmeyeceğini bildiğim halde bu haberi baştan sona keyifle okudum. Bu haberi yazan arkadaşımı da tebrik ediyorum. Ertesi gün başka bir bahane bulup Shevchenko’nun gelmeyeceğini yazdılar. Açıkçası ben bu tür beyaz yalanlar içeren haberlere sempatiyle bakıyorum.’ Genel yayın yönetmeni gazetesindeki yalan haberi keyifle okursa, okuyucuyu varın siz düşünün!

GÖZÜMÜZÜ YOLLARDA BIRAKAN YILDIZLAR

Spor basınının bir türlü Türkiye’ye getiremediği yıldızların başında, Özkök’ün de dikkat çektiği üzere, Ukraynalı Shevchenko vardı. Milan’dan Chelsea’ya gittikten sonra yedek kulübesinin müdavimi olan Shevchenko her sezon 3 büyüklerden birine transfer olurdu ama bugüne dek siyah beyazlı, sarı lacivertli ya da sarı kırmızılı formayı giydiğine şahit olmadık. ‘Şeva’, 2012’de futbolu bırakana kadar bu haberler çıkmaya devam etti ancak ligde seyretmek nasip olmadı…

Şimdilerde ise yeni moda, Arjen Robben. Bayern Münih’in ‘uçan Hollandalısı’ son yıllarda havaalanında beklemekten yorulduğumuz bir isim. Hep imza atması an meselesidir. Adı Fenerbahçe ile anılır. Hatta yerine göre Dirk Kuyt, yerine göre Robin Van Persie, Fenerbahçe’ye gelmesine ikna eder. Taraftarın gözü Sabiha Gökçen’e inecek uçaklardadır. Fenerbahçe taraftarı Robben’e dillere destan bir karşılama çekmek için beklemekten telef oldu ama spor basını ‘ha geldi ha geliyor’ yazmaktan bıkmadı.

Bu sezon bir başka popüler isim Zlatan İbrahimoviç. Manchester United ile 1 yıllık sözleşmesi biten İbrahimoviç, her gün 3 büyüklerden birine transfer oluyor. Daha doğrusu spor basını onu kafasına göre transfer ediyor. Sözleşmesi biten İbrahimoviç’in geçen yıl Manchester United’dan 15 milyon Euro aldığını hiçbir spor sayfasında bulamazsınız. Gelse bu parayı verecek hangi kulübümüz var? Ama onu düşünen kim? Yaz ‘Zlatan Fenerbahçe’de’ diye okusun ve sevinsin gariban taraftar.

‘Pires artık Aslan’, ‘Cimbom Pires için preste’ başlıklarını hatırlar mısınız? Hafızalarımızda yerini koruyan bu başlıklar bir türlü gerçeğe dönüşmedi. Fransız futbolcu Pires, Arsenal defterini kapattığı günden bu yana onu bekliyoruz. Ancak o önce Villarreal’e sonra Aston Villa’ya transfer olup 2011’de ise futbolu bıraktı. Zalım(!) Pires boynumuzu büktü, umutlarımızı yıktı!

YILDIZLAR VE ANILDIKLARI TAKIMLAR

Ha imza attı, ha atacak denip de hayallerde kalan yıldızlar adeta sayfalar dolusu yer tutar. Kimler yok ki? Yıldıray Baştürk, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’a söz verip de gelmeyerek ‘ayıp eden’ isimlerden biri misal. Madem başladık sıralayalım şu bir türlü gelmeyen yıldızları: Adridan Mutu (Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş), Cisse (Galatasaray, Beşiktaş), David Trezeguet (Galatasaray), Deco (Galatasaray), Diego Forlan (Fenerbahçe, Galatasaray), Edgar Davids (Beşiktaş), Fernando Morientes (Galatasaray), Frederic Kanoute (Fenerbahçe), Jari Litmanen (Beşiktaş), Juan Roman Riquelme (Galatasaray, Fenerbahçe), Juninho (Galatasaray), Kevin Kurany (Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe), Luca Toni (Fenerbahçe), Nuno Gomez (Galatasaray), Patrick Kluivert (Fenerbahçe, Galatasaray), Raul (Beşiktaş, Galatasaray), Robinho (Galatasaray), Ronaldinho (Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş), Rui Costa (Galatasaray), Ruud van Nistelrooy (Galatasaray, Fenerbahçe), Senna (Fenerbahçe), Thierry Henry (Fenerbahçe), Tomas Rosicky (Galatasaray)… Vay be ne yıldızlar gelmiş de haberimiz olmamış!

Sadece futbolcu değil bir de Mircea Lucescu’muz var, 2004’ten bu yana her sezon yolunu beklediğimiz. 2004’te Shahktar Donetsk’i çalıştırmaya başlayan Lucescu, 3 büyüklerden hangisi kötü bir sezon geçirirse, ‘tek çare’ olarak sayfalara taşındı. Şimdiye kadar defalarca gelmesi gereken Lucescu da bir türlü gelmedi. İşin ilginç yanı Shahktar’dan ayrıldıktan Zenit’i çalıştıran Lucescu’nun bu sezon görevine son verildi ve şu an boşta. Buna rağmen spor basını uygun takım bulamadığı için ligimize henüz getirilemedi!

İKİ İSİM VERDİK, MANŞET OLDU!

Spor basınının nasıl manşet attığına canlı bir örnek de ben vereyim. Yıl 1999. Ligin başlamasına sayılı günler kala Beşiktaş teknik direktörü Karl Heinz Feldkamp sağlık sorunlarını gerekçe göstererek Türkiye’ye gelemeyeceğini açıkladı. Tam bir kaos hali. Ligin başlamasına sayılı günler var. O yıl son kez düzenlenen TSYD Kupası’ndaki Beşiktaş-Galatasaray maçı için bilet almak üzere bir grup arkadaşımızla Beşiktaş kulüp binasına gittik. Tabi her taraf gazeteci kaynıyor. Eskiden beri tanıdığım spor basınında çalışan bir arkadaşımı görünce ayaküstü muhabbete başladık. Bir ara ‘Avrupa’da boşta teknik adamlar kimler var’ dedi. Ben de ‘Sepp Piontek ve Berti Vogts var’ dedim. Arkadaş bu iki isim hakkında kısa bilgiler aldı benden. Ertesi gün spor gazetesinin sürmanşeti ‘Beşiktaş’ın yeni hocası ya Piontek ya da Vogts’ olmuştu. Haberi okurken gülümsedim. Maç öncesi arkadaşı gördüğümde muzip şekilde ‘Söylediğim isimler manşet olmuş’ dediğimde ‘Burada işler böyle yürüyor. Bu isimlerden biri gelirse ‘biz yazmıştık’ deriz. Gelmezse zaten ertesi gün herkes unutuyor’ cevabını almıştım.

İşte haber sıkıntısı çeken spor basının acı hali. Analizler, yorumlar ve farklı spor dallarını haber yapmak yerine gerçekleşmeyecek transfer haberleriyle sayfa dolduruyorlar. Gerçi hem yazan memnun hem de yalan olduğunu bile bile okuyan taraftar memnun…


Originally published at www.tr724.com on June 20, 2017.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Efe Yiğit’s story.