Yine aynı illüzyon!

Sağlık yasası ile ilgili torba kanun teklifi görüşülürken komisyon toplantılarında yaşananları duymuşsunuzdur. İktidar ve iktidara destek veren vekillerle muhalefet partileri temsilcileri arasında yaşanan artık komisyon toplantılarının vazgeçilmezi itiş-kakış, kavga-dövüş. Peki sonuç? Maddeler aynen komisyondan geçiyor. Ortada meclis varmış, yasama varmış, sanki denetleme kurumları varmış, bir Anayasa Mahkemesi diye yer varmış gibi yapanların bunlar ortadan bir bir kaldırılırken yerine getirmedikleri sorumlulukların ve gösteremedikleri cesaretin bedelini ödüyoruz.

Biraz da biz yalayalım şu çanağı

Erdoğan’ın en büyük şansının Kılıçdaroğlu ve Bahçeli olduğunu tekrar söylemek vakit kaybı ama ülkenin kaderi orada düğümleniyor. Referandum akşamı hırsızlıkların ayyuka çıktığı akşam herkesi yataklarına gönderen partinin şimdi ezici bir güce sahip iktidar aparatı ile mücadele ediyor izlenimi vermesi tam bir çocuk kandırmacası. Meclis’te AKP çoğunluğu yok. İstedikleri gibi at oynatmalarını MHP sağlıyor. Donarak ölen şehitler ile ilgili araştırma önergesine bile çekimser oyu verecek kadar biraz da biz yalayalım şu çanağı derdindeler.

Kaldı ki AKP’nin herhangi bir kanun teklifine ihtiyacı da yok. Denetlenemeyen Cumhurbaşkanı kararnameleri ile Topkapı Sarayı’nı kendisine bağlayabilir ya da orayı düğün salonu yapabilir, herhangi bir devlet kurumunu kapatabilir yenisini açabilir, devletin parası ile ilgili her türlü tasarrufta bulunabilir ki zaten yapıyor. Erdoğan arada meclise bu tür şeyleri paslayarak hem bir nevi meclistekilere spor yaptırıyor hem de işleyen bir sistem olduğu izlenimi veriyor. O kadar.

Ama huylu huyundan vazgeçmiyor, Meclis’te çıkarttığı kanunlarda da akçeli maddeleri boş geçmiyor. Mesela sağlık yasa tasarısında döner sermaye ile ilgili kararları kendisine yazmış.

Sağlık yasa tasarısında en çok konuşulan madde 5. madde. AKP, haksız ve hukuksuz bir şekilde devletten attığı sağlık çalışanının özel hastanelerde de çalışmaması için mücadele veriyor. Haklarında hiçbir delil olmayan herhangi bir mahkeme kararı olmayan binlerce sağlık çalışanını sosyal ölüme mahkum ediyor. Zorunlu hizmete yine kıytırık sebeplerle kabul edilmeyenlere de zorunlu hizmet süresi kadar iş yapamamazlık getiriyorlar. Görevi şifa dağıtmak birisine bunu yaptırmamayı ve aç kalmasını hedefliyorlar. Bunu sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti engellemek için tasarlanan torba yasanın içine koyacak kadar da dalga geçmekten bir sakınca görmüyorlar.


Originally published at www.tr724.com on November 8, 2018.