Zulmünüz her şeyi aşmış durumda

Zübeyr Cesur

Başbakan iken Muğla mitinginde, ‘Biz rahmet için geldik gazap için değil. Bizim rahmetimiz gazabımızı aşacaktır inşallah’ diyen, Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sefer de, ‘Peygamberimiz dahi herkesi kucaklayamadı’ şeklindeki gafı ile gündemde. Bu tür söylemlere, ‘hezeyan’ da denilebilir. Daha önce AK Partili Milletvekili Fevai Arslan ise, Erdoğan için, ‘Allah’ın bütün vasıflarını üzerinde toplayan lider’ hezeyanında bulunmuştu.

Garip olan bir başka şey ise, hiçbir ilahiyatçının bu tür çarpık söylemlere itiraz etmemesi. Bir hoca çıkıp, ‘Bu tür söylemler Zat-ı Uluhiyete has vasıflardır. İlahi sıfatlardır. Allah korusun insanı şirke kadar götürür’ demedi. Neden? Cevabı açık: Korku, menfaat, makamından olma, ademe mahkûm edilme… Burada hemen Bakara suresi 155. ayetini hatırlatalım: ‘Biz mutlaka sizi biraz korku ile, biraz açlık ile, yahut mala, cana veya ürünlere gelecek noksanlıkla deneriz. Sen sabredenleri müjdele!’

Rahmet Peygameberi Hz. Muhammed (sav), ‘(Ey Muhammed!) biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik’ (Enbiyâ Suresi, 107) ve ‘Onlar iman etmiyor diye üzüntüden nerdeyse kendini yiyip tüketeceksin’ (Şuara Suresi, 3) ayetlerine mazhar Hatemu’l-Enbiyadır. O, ‘rahmet’ kökünden gelen, Allah’ın (cc) merhametini ifade eden Rahman ve Rahim isimlerinin tecellilerinin en azami, en parlak, en şeffaf aynasıdır. Bundan dolayı ayet, ‘Seni alemlere rahmet olarak gönderdik’ buyurur.

O, kendisini taşlayan, vücudunu kanlar içinde bırakan, Kabe’de namazın eda ederken boğazına sarılana veya o mübarek başına işkembe koyan, geçeceği yollara dikenler şaçan insanların, hidayetini istiyordu. Düşmanlarının bile cennete gitmelerini arzu ediyordu. Yoksa kendi adına onlardan beklediği hiçbir menfaati yoktu.

Ya, -haşa-, ‘Peygamberimiz dahi herkesi kucaklayamadı!’ diyen Erdoğan ve AKP hükümeti ne yapıyor? Kendisini yazılı, görsel ve sosyal medyada eleştiren herkesi içeriye atıyor. Doğum yapan kadınları çocuklarından ayırıp hapsediyor. Hamile kadını hücresinde yalnız başına doğum yapmaya terk ediyor. ‘Başörtülü bacılarına’ ters kelepçe takıyor. Suçu ispatlanmamış, hâkim karşısına dahi çıkmamış yaşlı, hasta, tekerlekli sandalyeli insanları zindanlara atıyor. İnsanları kutuplaştırıyor. Aileleri birbirine düşman ediyor. Alın terinle kazanılan Hizmet ehlinin mallarını gasp ediyor. Kısaca zulmü tüm ülkeyi kaplıyor. Nerede şefkat, merhamet, rahmet, nerede siz!

Aslında bazılarını, Allah’ın merhamet ve şefkatinden yoksun, acıma duygusundan mahrum, güç ve makamın zebunu, dönen makam koltuklarının başları döndürdüğü, bakışları da bulandırdığı, iktidar için her şeyi yapmaya hazır, zalimler topluluğu şeklinde vasıflandırabiliriz.


Originally published at www.tr724.com on May 12, 2017.

Like what you read? Give Tr724 a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.