Özelliklerimiz Üzerine Kısa bir Düşünüş

Hepimizin bir kişiliği var; ve kişilik özelliklerimiz. Bunlar iş yapma biçimimizi, sosyal ilişkilerimizi, hayata bakışımızı, yani kısaca hayatı yaşayış şeklimizi belirliyor.

Baskın bazı özelliklerimiz var elbet ve hayatın bir döneminde hem başarılarımızı hem de başarısızlıklarımızı bu özelliklerimiz belirliyor gibi… Piyanonun çalınmasındaki o zorluk, yani sol eli fa anahtarına, sağ eli sol anahtarına uyarlayıp, ikisini ayrı ayrı kullanmaktaki zorluk gibi, bu özelliği hayatın farklı alanlarında kullanma derecemizi iyi ayarlamak zor. İmkansız mı? Değil tabi… Ama vakit ve çaba gerektirdiği kesin.

Sözgelimi, bilimle uğraşan bir kimsenin mantıklı ve kuşkucu olmak zorunda olduğunu, tartışma yolunun da argüman sunmak, argüman dinlemek, doğrulamak, yanlışlamak, karşılaştırmak olduğunu tahmin edebiliriz. Bu özelliklerin benimsenmesi ve iyi uygulanması, şüphesiz o kimseye mesleki alanında başarı getirecektir; ancak sosyal ilişkilerde değil. Gündelik yaşam o kadar da mantık götürmüyor. Dost ortamlarında sürekli birilerinin yanlışını düzeltmek insanı pek sevilir biri haline getirmez.

Buna keza, çok rahat, komplekssiz ve sevecen olduğu için herkes tarafından sevilen bir kişi, bu rahatlığı ve komplekssizliği nedeniyle iş hayatında ya da okul hayatında başarılı olamayabilir. Titizlik gerektiren bir sanatı icra eden bir sanatçı, aynı titizliği evine, mutfağına ya da sosyal ilişkilerine yansıtmaya kalkarsa, hayat onun için çekilmez hale gelebilir.

Sanırım bu kısa düşünüş sonrasında erişeceğim sonuç şu: Hiçbir düşünme şekli ya da hiçbir kişilik özelliği yoktur ki, hayatın her alanına muazzam bir şekilde uygulanabilsin, aynı derecede başarı getirebilsin.

Bu yüzden insanları bazı kötü huyları dolayısıyla yargılamadan önce, henüz sol elini baslara basmaya alıştıramamış bir piyanist olduğunu düşünerek, biraz daha sabırlı ve hoşgörülü olabiliriz.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Tevfik Uyar’s story.