Ülkeyi Terketmek mi Lazım?

Eminim azımsanmayacak kadar çok insan benimle birlikte bu duyguyu yaşıyordur. Son birkaç yıldaki gelişmeler -gerilemeler de denebilir- sonrası ne kadar çabalasak ve dert etsek de ülkemizin faydasına olacak açılımları görememek bizde bu arzuyu meydana getiriyor: Terketmek… Ya sev ya terket derler ya, bizimkisi severek ayrılanların terânesi.

Penceremin önündeki ufak çiçeği sulayarak mutlu olmaya çalışırken, radyodan kulağıma ilişen birkaç kelime yetiyor mutsuz olmama. Kervan terse döndü döneli eşeğin kervanbaşı olmasına alışmaya çalışmak… Ne kadar yorucu. Sen yukarı çekmeye çalışırken aşağıdan var gücüyle çekenlerin iyiliğine çalışmaya devam etmek… Ne kadar sabır sökücü.

Terketmek mi lazım sorusunu soranlar olarak biraraya gelmeye kalksak eminim şehirlere sığmayız. İyi olmamızdan faydalanıyor kötüler. Yakıp yıkmayacak kadar, darbe istemeyecek kadar, isyan çıkarmayacak kadar iyi olduğumuzu biliyorlar. Bunu bilip rahatça üstümüze sürüyorlar devletin atlarını. Bizim paramızla ayakta duran devletin bizim beslediğimiz atlarıyla geliyorlar üstümüze. Bizden bekledikleri ise susmak ve biat etmek.

İyiliğini düşündüklerimiz iyilikleri için dert çekmemizden razı değilse bu ülkede, terketmeli. Ta ki kötülerin kötü olduğunu anlayacakları zamana kadar dönmemeli bu ülkeye. Pişman olacakları, kıymet bilecekleri, iyiliğin değerini anlayacakları zamana kadar dönmemeli. Gidince de susmamalı tabii. Gittiğimiz yerden haykırmaya devam etmeli kötülükleri, yüzlerine çarpmalı. Aksi halde iyiliğin sırtından geçinen kötülük hep galip gelecek, kötüler hep iyi bilinecek. Fırsat vermemek için kötülere, terketmeli ülkeyi! Güzel yarınlar için…