Üniversite Tercihi Yapacaklara Tavsiyeler


Geçtiğimiz günlerde üniversite sınavı sonuçları belli oldu. Etrafımda bir hayli insan var tercihler için araştırma yapan. Birçoğunun ise tercihlerini ne yazık ki ailesi yapıyor. Daha nasıl tercih yapacağını bilmeyenlerin de sayısı az değil.

Dikkatimi çekenler;

  • Puanı yüksek olan okullara ulaşamayanlar o okulları ciddi manada gözlerinde büyütüyorlar. Ulaşamadıkları için olsa gerek.
  • Hala şu tartışmalar devam ediyor. X okul Y bölümden mezun şu kadar para alıyor. Tamam başarılı örnekler olabilir ama onlar yüzde kaça tekabül ediyor. Mesela kontenjanı 100 olan o bölümden mezun diğer 99 kişi ne yapıyor acaba?
  • Yüksek maaş cidden mutluluk getiriyor mu?
  • O bölümü okuyunca cidden o bölümde çalışma zorunluluğu mu var? Diğer tüm yollar kapanıyor mu?

Benim girdiğim dönemde (2006) etrafımda olan arkadaşlarım ve kazandıkları bölümler ve yaptıkları işler şu şekilde: (Değerlendirmeyi size bırakıyorum)

  • Hacettepe TIP : Türkiyede 320. gibi bir dereceye sahipti. Ailesi doktor olmasını istediği için böyle bir tercih yaptı. Biz ona EA’da ilk 10 gözüyle bakıyorduk.( O zamanlar alan değişikliği zorunlu idi, şimdiki gibi değildi sitem) Geleceğin yönetici adayları arasında görüyorduk. İki yıl sonra okulu bıraktı. Sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk bölümüne gitti.
  • ODTÜ İşletme : 5 yıl sonra görüştüğümde hala birinci sınıf olduğunu öğrendim. Üzgün bir hali de yoktu. Capoira merakı vardı. O alanda ciddi manada ilerlediğini fark ettim.
  • Boğaziçi İktisat : Ne yazık ki İngilizce hazırlığı geçemedi bir türlü. Ama yazılıma ilgisi vardı. Oradan yürüdü gitti. Şu an site tasarımcısı olarak devam ediyor.
  • Ankara Hukuk :Hukukçu olmayacağını düşünse de zorlanmadan okudu diye biliyorum.
  • ODTÜ İnşaat Mühendisliği : Havuz derslerini zorlanmadan verdi. Ama çalışmayı sevmediği için her dönem düşen bir ortalama ile devam etti. en son 0.00 ortalamaya kadar düşmüştü. Muhtemelen o da mezun oldu fakat inşaat mühendisliği yapacağını hiç sanmıyorum.
  • Bilkent İşletme : Ücretli okudu. Pricewaters’da işe girdi. Sonra memnun kalmadı. Ayrıldı. KPSS ile bir yerlere girmeye çalıştı. Netice ne oldu bilmiyorum.
  • İtü Biyomühendislik : En idealist gördüklerimden birisi de buydu. SUNY olarak okudu. İki Yılını Amerika’da okudu. İyi şekilde mezun oldu. Yüksek Lisans yaptı. MBA yaptı. Doktora yapmayı düşünürken birden vazgeçti. Şu devlet kadrosunda bölümünden alakasız bir işte çalışıyor. (Mühendislik kadrosu ile girdi)
  • İtü Makine Mühendisliği : KPSS ile devlet kadrosuna atandı. Orta derece bir maaş ile çalışıyor.
  • İTÜ Gemi Makineleri ve Gemi İnşaat Müh.: Okurken zorlandı. Bir yıl geç bitirdi. pek de tatmin edici olmayan bir maaş ile yat firmasında çalıştı. Şimdi kendi işini kurmaya çalışıyor. İhracat hedefleri var.
  • İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği: Ben. :) İki yıl okuduktan sonra sadece bu bölümün değil mühendisliğin bana göre olmadığını fark ettim. Fakat yarıda bırakmak doğru olmayacağını düşündüğümden bitirdim bir şekilde. Yüksek Lisansımı Marmara Uluslararası İşletmecilik bölümünde yaptım. (Tez duruyor hala). İnternet üzerinden işimi kazanma planları yapıyorum.

Görünen o ki; kazanılan bölümler ile yapılan meslekler pek farklı.Acaba kaç kişi ilk yerleştiği yerden mezun oluyor ve acaba kaç kişi okuduğu bölümle alakalı bir işte çalışıyor? Gerçi bunun da çeşitli sebepleri var.

En büyük problem: O yaştaki bir kişinin daha üniversiteye gitmeden ne istediğini bilememesi.


Tercihlerden sonraki durum ise;

Tercihler yapılır, bir yer kazanılır. Sonra üniversite tanınmaya başlanılır. Öncelikle okul içerisinde yatay geçiş imkanları aranır . (Eğer unutmaz isem İTÜ’de yatay geçiş nasıl yapılır onunla alakalı bir yazı yazmak da istiyorum.) Sonra yapılmasının güç olduğu çok geç olmadan fark edilir ve öyle bir plandan vazgeçilir.

Aradan 1–2 yıl geçtikten sonra -bazen o kadar bile geçmesine gerek yok- kazanılan bölümler beğenilmemeye başlanır, ders veren öğretim görevlileri beğenilmemeye başlanır, Okulun fiziki imkanları beğenilmemeye başlanır vs vs. liste uzar uzar gider. Öğrencilerde bir tatminsizlik, bir hoşnutsuzluk meydana gelir. Burada bir yol ayrımı ile karşılaşılır; ya okulu bırakmak ya da bölümünü bir şekilde sevmek… Bu da sevmediği bir işte çalışmak olarak sürüp gider…

Sonuç: Doğru zamanda vazgeçilme sağlanırsa eğer, başarıya doğal olarak da mutluluğa daha kolay ulaşılır. Mesele vazgeçilecek zamanı saptamakta..

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın :)

>>>>>> Önceki Yazım: Hedeflerinizi Kendinize Saklayın

Like what you read? Give Burak ŞEN a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.