9 Maddede Ters Yüz Olma Sanatı…Inside Out!

Neşe dışındaki duyguların neden var olduğuna anlam veremeyen kaç kişiyiz?7 milyar mı? Bir eksik bir fazla. Takılmayalım.

Geçtiğimiz hafta tek kelime ile ruhumu titreten bir film izledim. Inside Out, 8.7 lik Imdb puanı ve 97'lik metascore’u ile çıtayı çok yukarı çekmiş bir animasyon filmi. Yönetmen koltuğunda Up’tan ve Toy Story’den hatırlayacağımız Pete Docter var. Zira kendisi her filmiyle özellikle de yetişkinlere ‘vayy be’ dedirtmeye bayılır.

‘Film özetle… ele almış’ demeyi çok isterdim. Lakin bu na’mümkün. 108 dk boyunca kelimelerin yetmediği bir derinlikte salındık durduk.

Filmde insanın davranış biçimini doğrudan etkileyen 5 temel duygu ele alınmış. Neşe, korku, üzüntü, öfke ve tiksinti… Yani 1 değil 6 ana karakterimiz mevcut. 6. sı ise tüm bu hisleri doğumundan itibaren zihninde gün be gün büyütüp geliştiren 11 yaşındaki kızımız Riley.

Filme dair bir kaç notumu paylaşmayı istedim. Bu listeyi doğru bilinen yanlışlar dosyanıza atabilirsiniz. Böyle bir dosyanız yoksa ivedilikle oluşturmanızı öneririm. Bir süre sonra ne çok yanlış biriktirdiğinize siz de inanamayacaksınız. Bu notların nacizane size de ışık olmasını dilerim.

  • Bir insan dünyaya gözlerini ‘neşe’ ile açar. Saniyeler içinde tanıştığı ikinci duygu ise endişedir. Çünkü dünya asla yeterince güvenli bir yer değildir ve orta vade de olmayacaktır.
  • Bir insanı hata yapmaktan ve kötülüklerden koruyan yegane his korkudur. Bunun dozunu ayarlayan ise sizin hayal gücünüzdür. Eğer hayal gücünüz eksik ya da fazla ise korkunun dozu da kaçmaya meyillidir.
  • Bilinçaltı tüm korkuların hapsediliği yerdir. Buraya bir çöplük de denilebilir. Arada boşaltmak gerekir. Şanslı olanlar herhangi bir desteğe ihtiyaç duymadan bunu yapabilir. Ancak bazılarımıza ise küçük bir destek gerekebilir.
  • Mental ve fiziksel sağlınıza en direkt etkisi olan duygu endişedir. Sürekli ve sonu gelmeyen endişe kalbinizi durdurabilir. Ancak o da gereklidir. Bu his olmadan aksiyon alamaz, gereken adımı doğru zamanda atamazsınız. Endişe makul bir zamanda sona ermez ise beynimiz bu endişenin kaynağını öfke ve kinle eşleştirecektir.
  • Öfke ile kalkıp zararla oturmamak diye bir seçenek ne yazık ki yoktur. Ama zararla oturmayı tecrübe etmek ve bundan ders almayı bilmek de bir gerekliliktir.
  • Üzüntü sandığınız kadar kötü değildir. Kriz anlarında geçmişinizdeki başarılı deneyimlerinizi size ancak ve ancak üzüntü hatılatır. Yalpaladığınızda sizi al aşağı eder. Çünkü ters olmadan düz olamazsınız.
  • Göz yaşı ruhun en ağır yüküdür. Akıtmazsanız ruhunuzu ezip parça parça edebilir. Bunu üzüntü ile sağlayabilirsiniz. Yerinde ve yeterince üzülmeyi öğrenmelisiniz.
  • Neşe ise her zaman vardır ve olmak zorundadır. O bir orkestra şefidir. En kıdemli his odur. Yönetimi ona bırakmalısınız. Çünkü o asla pes etmez. Geri çekilmez. Her daim ayakta kalır. Sizi mutluluğa o taşır. Yani pozitif kalan güçlü kalır ;)
  • Tüm bu duyguların eş zamanlı ve koordinasyonsuz devreye girdiği bir tek hal vardır. O da aşktır. Başlı başına özgün bir deneyimdir ve bunu yönetemezsiniz. Bu sebeple geldiği zamanda geldiği gibi kabul edin ve sessizce geçmesini bekleyin. ;)

Inside Out’u (Ters Yüz) sakın kaçırmayın. 3 boyutlu gözlüklerinizi takıp arkanıza yaslanın ve 5 boyutlu bir dünyanın kapılarını aralamaya hazır olun.

Son olarak, iyi düşünün daha iyi olsun✌🏻️

Çünkü ‘orkestra şefi’ olmak bunu gerektirir.

** Filmin trailer’ını linkte bulabilirsiniz.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.