Açık veri sağlığa yararlıdır.


Üniversite öğrenciliğim sırasında öğrendim verinin ne kadar önemli olduğunu. Şehir Planlama eğitiminin getirdiği belki de en önemli yetkinliklerinden biri hangi veriyi hangi kurumdan hangi yöntemlerle alabileceğimizi öğrenmekti. Belki bu problemle o kadar çok uğraştık ki, analitik çalışmalara yeterince zaman ayıramadık bile. En büyük amaç o çok değerli veriye ulaşabilmek ve ulaştığınızda hala zamanınız kaldıysa basit analizler yaparak plan kararları vermekti.

Çoğu zaman o veriler ya kurumlarda gerçekten yoktu ya da “var ama yoktu”. O sebeple sahada veri toplamanın ne demek olduğunu, onlarca kişiden gelen verinin tek bir veri tabanında sağlıklı bir şekilde nasıl birleştirileceğini, daha da önemlisi kalite kontrolünün nasıl yapılacağını da öğrendik. Henüz bilişim sektörüne hiç adım atmamışken, üniversite yıllarımızda bunlarla uğraştık.

Profesyonel hayata adım atar atmaz, değişen hiç bir şeyin olmadığını gördüm. Veri hala çok kıymetli, hala ulaşılmaz. Dolayısı ile veri ile çözebileceğiniz problemler, o veriye sahip olanların yaratıcılıklarıyla sınırlı.

Bugün İstanbul’da hiç bir girişim, İstanbul’un problemleri ile ilgili çalışamıyor. Sağlık, suç, trafik, gayrimenkul ve daha bir çok hayati konu sadece bir kaç kurum ve şirketin tekeli altında. Ancak, İstanbul’da yaşayan, İstanbul’da çalışan bir kişi isterse Londra’nın suç sorunu üzerine istediği her çalışmayı Londra’ya adım atmadan ve daha da önemlisi hiç bir İngiliz kurumundan izin almadan gerçekleştirebiliyor. Londra’da en çok hırsızlık yapılan bölgeleri tespit edip, finansal operasyonlarınızı buna göre mi şekillendirmek istiyorsunuz? İster bir API aracılığı ile isterseniz ham olarak tüm suç verilerini işlendiği yer, tip, zaman, soruşturma durumu vb bilgilerine erişebilirsiniz. Sürekli güncelleniyor. Bedava. İzine gerek. İstediğiniz gibi kullanın.

Gayrimenkul sektöründe JLL’in yaptığı bir araştırmaya göre dünyanın en şeffaf ülkesi de yine Birleşik Krallık. (2. sırada ABD, 3. Sırada Avustralya var.) İstediğiniz herhangi bir nokta için ortalama metrekare fiyatlarına ve satış verilerine ulaşabiliyorsunuz.

LIDAR teknolojisi ile tüm ülke için çıkardıkları eş yükselti haritalarını her sene güncelliyorlar ve tüm dünyayla ücretsiz olarak paylaşıyorlar. 25 cm ve 2 metre arasında değişen çözünürlükle sundukları bu verisetinde yapılabilecek işlerin haddi hesabı yok. Diğer yandan Türkiye’de açık olarak ulaşabildiğiniz en yüksek çözünürlüklü yükselti haritası 30 metre ve bunu sağlayan kurum binlerce kilometre uzakta bulunan bir ülkenin devlet kurumu.

Geçen sene yapılan bir etkinlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi trafik verilerini açık bir şekilde kullanıma sunmuştu. Açıkçası çok şaşırmıştım. Tam bir sene sonra bugün öğrendim ki, kalıcı değilmiş, binbir zorlukla paylaşılmış. Bir belediye için trafik verilerini paylaşmak neden bu kadar büyük bir problemdir? Bu veri neden kimseyle paylaşılmaz? Hala anlamam.

Şehir planlama eğitimim sırasında Cardiff Üniversitesi’nden bir grup öğrenci ve hoca İstanbul’a bir atölye çalışması için gelmişler ve bizimle 1 hafta kadar zaman geçirmişlerdi. Haftanın sonuna doğru yaklaşırken, Cardiff Üniversitesi’nden bir hoca “Bizim yaptığımız hataların tamamını 80 sene sonra sizlerin de yapmasına anlam veremiyorum.” demişti. O gün İngiltere’den en az 80 sene geride olduğumuzu düşünmüş ve üzülmüştüm. Oysa açık veri yaklaşımının kamu kurumları arasında benimsenmesi ve hayata geçirilmesi ile bilişim teknolojileri alanında önünü alamayacağınız bir gelişmeyi hayal etmek çok da zor değil.

“Açık veri” yaklaşımının yanında getirdiği sorgulanabilirlik, şeffaflık gibi kavramlar belki de devlet kültürümüzle hiç bir zaman aynı odada bulunamayacaklar. Ancak, TUBİTAK aracılığı ile bu alanda etkinlikler yapılmaya başlanmış olması bile güzel bir işaret. Devletin kurumlarının insiyatif kullanarak bu alanda harekete geçebileceğine inanmıyorum. Burada özel sektöre ve özellikle büyük kurumlara oldukça büyük görevler düştüğünü düşünüyorum. Zira, bu dönüşümden en büyük faydayı sağlayacak olanlar başta telekom, bankacılık ve sigorta sektörleri olmak üzere tüm özel şirketlerdir.

Büyük özel kurumlarda çalışan Linkedin bağlantılarıma baktığımda, son 24 aydır paylaşım yapılan en gözde konu “Büyük Veri”. Olmayan verinin büyüklüğü ne işe yarar? Bırakın büyük veriyi, açık veride daha büyük kazanımlar var.