Antidemokrat Bilgisayar Mühendisleri

Kısaca Demokrat Bilgisayar Mühendisleri adlı BMO seçimlerine hazırlanan sözde solcu ve sözde demokrat, ama çok baskıcı gruba gönüllü hazırladığım afişte “Kadın Yazılımcı” yazılmasında ısrar ettiğim için, önce maillerimin sansürlenmesi, logoyu kullanmaktan men edilmem ve en sonunda mail grubundan atılmamı anlatan yazıdır.

Bu zamana kadar birçok kar amacı gütmeyen organizasyon için görsel tasarımlar yaptım ve yapmaya devam ediyordum.

Bilişim Çalışanları Dayanışma Ağı http://www.bilisimcalisanlari.org üyesiyim. Aslında üyelik sistemi yok. Gönüllü git destek ol, başkanlık sistemi, genel kurullar vs yok. Tipik solcu örgüt hastalığıdır, merkez yürütme kurulları, genel kurullar, yetkilerle minik minik erkler ve iktidarlar kurup, olmayan erk ve iktidarlarını tatmin ederler. Ait oldukları örgüt çoğunlukla kişiliklerinin de önüne geçmiştir.

Günlerden bir gün Biçda mail grubuna http://www.demokratbm.org grubundan Ezgi Pekşen adlı arkadaş yardım çağrısında bulundu ve gönüllü destek istedi bugün ve yarın yapılan seçimler için.

Ben destek olabileceğimi belirttim ve hiçbir cevap alamadım. Çünkü o zamana kadar genel kurulları olan, yetkili kurulları olan, devletçilik taklidi tosbağa hızında çalışan ya da çalışamayan bu gruplarda yuvalanmış erk ve iktidar aşığı şahısları tanımıyordum. Cevap alamayınca gönüllü çalışmalar yapıp destek amaçlı paylaşmaya başladım.

Bu çalışmaları hazırlarken, kendi sitelerindeki ilkelerden yararlandım. Daha sonra Ümit Ateş, sonradan “genel kuruldan yetki aldık, sen kafana göre çalışamazsın” diye saçmalayan arkadaş, önce çalışmalar için teşekkür etti, ve çalışmaları kendileriyle paylaşmamı istedi. Ben kötü bir niyet göremedim ancak onlardan izin almam gerekiyormuş çalışmalar için meğer.

Ne olduysa aşağıdaki afişte oldu.

Bu çok demokrat Ezgi Pekşen Soysal, Ümit Ateş ve Oktay Dursun adlı şahıslar, üstteki afişte “Kadın Yazılımcı” ifadesinin olmasına karşı çıktılar. Şok oldum. Böyle bir grubun kadın düşmanı olabileceğine inanamadım çünkü. Israr ettim, çünkü sonuçta bu da benim sanatım ve parayla değil gönüllü çalışıyorum ve benim de taviz veremeyeceğim ilkelerim var.

Oktay Dursun adlı ultra demokrat kişi bana ısrarımı sürdürürsem, logolarını kullanamayacağımı söyledi. Daha sonra da önce tasarım grubundan atıldığım, sonra mail grubunda sansürlendiğim, — maillerim geri dönüyordu çünkü — ve de en sonunda mail grubundan atılmamla sonuçlanan bir sosyal medya faciası yaşadım.

Demokratik olmamalarından şüphelendiğim için, ben de aday olmak istiyorum o zaman dediğimde ise, adayları büyük bir gizlilik içinde, sadece kendi özel toplantılarında belirlediklerini, halka açık mail gruplarında ve sitelerinde duyurmadıklarını, kırmızı liste adlı herkese kapalı farklı bir mail grupları olduğunu da gördüm.

Bütün bunları eleştirmeye kalktığımda ise hiçbişeye emek vermemiş, kötü niyetli vs gibi sözlerle Ezgi Pekşen Soysal tarafından aşağılamalara ve hakaretlere maruz kaldım. Ümit Ateş ve Oktay Dursun ikilisi de seçmece mailleriyle taciz ve mobbing çalışmalarına katkı sağladılar.

Bu süreçte kendimi o kadar aptal ve kullanılmış hissettim ki. Sözde demokratik olan grubun hakaretleri yüzünden psikolojim bozuldu ve çok üzüldüm ve kırıldım. Bu eleştirilerimi açık açık belirttiğim halde ve twitterdan yazdığım halde bu erk ve iktidar aşığı kafalar her mobbingcinin yaptığı gibi görmezden geldiler ve sessiz kaldılar.

Şimdi soruyorum. Adı demokratik kendi baskıcı, iktidar ve otorite aşığı, özeleştiri veremeyen, kadın düşmanı olan, kendini eleştiren kişilere mobbing yapan, hakaret edip aşağılayan ve görmezden gelen grubu değerlendirmeyi size bırakıyorum.

Midori Koçak
Bilgisayar Mühendisi
http://www.mynameismidori.com