Batık Maliyeti ve Çiftçi İnadı

İzmir, Ödemişliyim ben. Ödemiş patetesi ile meşhur bir ilçemiz. Ziraat en büyük gelir kalemi ilçenin. Dolayısı ile atasözleri, deyişler ve hikayeler hep ucundan ziraate dokunmakta. Sevdiğim bir söz vardır. Günümüzde bile hala geçerliliğini korur.

“Zengin adamı hayırsız evlat,
memur adamı süslü avrat,
çifçi adamı kuru inat batırır”

Bu kısa hikayelerden ders alan insan sayısı çok az ne yazık ki. Doktor Mortgage ile ilgili hikayemi yazmıştım sizlere. Bir zaman sonra ölçekleyemediğim girişimim tüm çabalarıma rağmen kar etmedi. Kabul edilebilir bir zarar ile yaşamaya devam etti. 2 yıl kadar çabaladıktan sonra inat etmekten vazgeçip, kapattık Doktor Mortgage. Bugün dönüp baktığımda ne kadar zor bir şey başardığımı düşünüyorum. O kadar emek, o kadar maliyet, o kadar yatırım bir çırpıda yok oluverdi. Şimdi yapabilir miyim bilmiyorum açıkçası.

Çok sevdiğim bir yakınım, yabancı bir şirkette çalışıyor. 4 yıldır Türkiye’deler. Kamu ile bir işleri var ve şu ana kadar bu iş için 30 milyon USD para harcadılar. Şu an aylık maliyetleri 500 bin USD civarında. Kamu tarafında iş düğümlenmiş durumda. Şirketi kapatsalar 30–35 Milyon USD zarar etmek var. İş bir düzene gelse zararları 4–5 Milyon USD ye kadar düşebilir. Kapatmak bir dert, kapatmamak bir dert anlayacağınız. 1 yıl daha devam etme kararı aldılar geçen ay. 5 Milyon daha zarar edecekler anlayacağınız.

Yukarıda anlattığım hikayeler bize açıkça “batık maliyetini” anlatıyor. Batık maliyeti karar verirken insanların ne yazık ki en çok etkisinde kaldığı hatalardan birisi. Olmayacak bir iş için 5 Milyon daha neden yatırırsınız? Çiftçi arkadaş her yıl inat edip neden aynı ürünü ekersin? Kangren olmuş bir departmanı neden ısrarla yaşatmaya çalışırsın? Karsız bir girişimi emeğine aşık olup neden kapatmazsın?

Batık maliyeti her zaman tek kişiyi, tek bir kurumu bağlamak zorunda değil. Örneğin sektör içi rekabet sıklıkla fiyat odaklı hale gelir ve rakipler zarar etmelerine rağmen ısrarla savaşmayı sürdürürler. Çok uzaklarda aramayın efenim örneklerini. Grup satınalma siteleri. %3 — %5 kar marjları ile (hatta zararına satışlara varan çılgınlığın sonunda) kim kaldı ayakta? Kim kazandı savaşı?

Batık diyorsam her zaman para ile ilgili bir durum değil. Zaman boşa gider. Emek boşa gider. Hayat boşa gider. Çevrenizde hiç yok mu boşansalar daha mutlu olacağını bildiğiniz, ama ısrarla ömürlerini ve birbirlerini yiyen arkadaşlarınız? “Abi bu yola girdik bir kere” diye evlenen 3 ay sonra boşanan dostlarınız?

Batık maliyetine karşı kazanmanın tek yolu var.
Çok zor değil. Basit.
Dur demek!

Her gün kavga ettiğiniz evliliği sürdürmemek, fiyat için rekabet etmemek, daha fazla emek vermemek, kavga etmemek ve daha fazlası için savaşmamak.

Eğer sürekli kaybediyorsanız, kazanmanın imkanı kalmadı ise, her gün daha fazla saplanıyorsanız inadınıza kazanmak için tek bir yol var.

Dur demek savaşmaya!
Dur demek şehitlere, hainlere!
Dur demek anaların göz yaşlarına!
Dur demek intikam duygusuna!
Dur demek geçmişte yaşananlara!
Dur demek savaşmaya!

Batık maliyetini iyi anlamak lazım. Kazananın olmayacağını. Zamanla daha fazla batılacağını, daha fazla kaybedileceğini.

Bu yüzden;
Dur demek lazım ki barış kazansın.
Dur demek lazım ki yaşam kazansın.
Dur demek lazım ki bu ülkenin gençleri artık “feda” olmasın!