Bilişim sektöründeki aşırı fazla çok bilenler ile ilgili yazı.
Üreten ve geliştiren insanların yaptıkları işlere koşulsuz şartsız kaka atan kişilerdir bu kişiler. Eleştiriyle aşağılamayı birbirine karıştıracak kadar cahil ve iletişime kapalıdırlar aynı zamanda.
Kıskanırlar ama kıskandıklarını asla belli etmezler.
‘‘Ürettiğiniz ve geliştirdiğiniz ürünü o kadar beğendim ki sizi kıskanıyorum. Çünkü benim sizin kadar beynimin olmadığı gerçeğiyle yüzleştim.’’ demek ve bunu kabul etmek yerine, hayatlarında bir veya iki defa katıldıkları plaza toplantılarında duyup %2'sini akıllarında tutabildikleri terimleri Türkilizce olarak sıralarlar size. (bkz: fail etmek, toplantı set etmek, marketing buzzlar ve daha niceleri…)
Bu insanlara; bilişim sektörünün makatında sıkça rastlarsınız. Ama aynı insanlardan sektörün en tepesinde de görmeniz mümkündür. Hatta size başıma gelen bir olayı anlatayım.
Avukatlar için geliştirdiğimiz bulut tabanlı bir servis olan LAWOUD’a ülkemizin önde gelen yatırım ağlarından bir teklif geldi ve sunum yapmamızı istediler. Sahneye çıkardılar ve bir de baktım ki sadece benim görebileceğim bir taksimetre var. 10 dakikadan geriye doğru sayıyor. Neyse işte çıktım yaptım sunumu.
Sunumun sonundaki soru cevap kısmında, 30 kişinin içinden bir hanımefendi çıktı ve dedi ki:
“İş modeliniz yanlış, Freemium modele geçmelisiniz yoksa ölçeklenemezsiniz.’’
dedi.
Hanımefendi belli ki saas işinden anlamıyordu ve ezbere konuşuyordu. Ama ne diyecektim ki? 30 kişinin içinde rezil mi etseydim kadını?
Bu yüzden kadına o anda içimden konuştum ve dedim ki;
Bizim iş modelimiz SaaS. Freemium ise bir iş modeli değil, gelir modelidir. SaaS servislerde de kullanabileceğiniz 4 tane gelir modeli vardır. Bizim, Free-trial gelir modelini kullanmamızın sebebi tamamen sunucu maliyetleri ile ilgilidir. Kullanıcıya, servis içindeki belirli özellikleri ömür boyu ücretsiz kullandırarak Freemium gelir modelini seçen şirketler genelde sunucu maliyetlerinden korkmayan şirketlerdir. Ben de o şirketlerin arasına girebilmek için burada gelip size sunum yapıyorum zaten. Siz daha ne sebeple burada olduğunuzu bile bilmiyorsunuz demek ki. O yüzden siz şimdi susun, başkası soru sorsun.
diyecektim ki hanımefendi yine konuştu.
“İş modeli yanlış. Bu olmamış.’’
E taksimetre olmuş mu?
Sonradan öğrendim ki kadıncağız, ağdaki bir yatırımcının asistanıymış. Bir yatırımcıyı temsilen oradaymış yani. Yüksek ihtimalle toplantıdan sonra evine giderken kendi kendine konuşmuştur: “Ölçeklenemezler, ölçekleneceklerini düşünmüyorum, ölçekl…”
(ölçeklendiler)
İşte bu yukarıda bahsettiğim hanımefendi gibi başka yatırımcı adayları ya da onları temsil eden asistanları da, girişimcileri karşılarına oturtup yalan yanlış akıllar vermeyi çok sevdikleri için sektörde aşağıdaki gibi bir tren oluştu;
Yatırımcı Girişimciye > Girişimci Girişimciye > Sonra Herkes Girişimciye
Yukarıda hafif gaza bastım ama sektörde çok düzgün yatırımcılar da var. Zehir gibi eğitimli, konuştuğu her şeyi not almanız gereken ve konulara çok hakim olan insanlar bunlar. Onlarla takılmak, arkadaş olmak çok eğlenceli ve önemli.
Bence sizler de bu tür insanlarla arkadaşlık kurun ve sohbetler edin ki bilgi dağarcığınız gelişsin. İş hayatında bu tür kişilerin yanınızda olması tamamen sizin onlarla kurduğunuz iletişime bağlıdır. Bu tür insanları seçerken de kesinlikle dürüst olmalarına bakın. Dürüst olmayan kişileri dışlayın.
Bundan sonra da, üretip geliştiren insanlara facebook gruplarında ya da diğer sosyal ağlarda sarmayın ki arkadan gelen girişimci adaylarının kafalarını boş yere karıştırmayın.
Eleştiri ve önerilerde tabii ki bulunun ama “Bu iş fail eder yeaa çünkü…..” gibisinden analizler uydurmayın. O kaka attığınız ürünü geliştirenlerin IQ’su sizinkinin 2 katı olabilir. Sizin göremediğiniz bir açığı yakalamış olabilirler. Bu yüzden iki dakikalığına kurnaz olun ve soru sorup öğrenin.
Soru sorun arkadaşlar! Gerçekten soru sormak çok önemli. Soru sorarsanız öğrenirsiniz; öğrenirseniz, girişimcinin işine yarayacak eleştiri ve öneriler sunabilirsiniz.
Özet şu;
Kendinize torpil geçmeden, konulara en azından belirli bir standartta hakim olup olmadığınızı sorgulayın. Eğer hakim olmadığınızı düşünüyorsanız, susun ve karşınızdakini dinleyin.
Ali.