
Bir ihtimal daha?
15 Temmuz’da kötü şeyler oldu, bu ülke unutmaya başladığı kavramla tekrar karşılaştı.
Detaya girmeye gerek yok, demokrasiye inanan her insan için kabul edilemeyecek bir girişim izledik.
Çok üzgün ve sinirliyim.
Bu konu ile ilgili yazmak için özellikle şimdiye kadar bekledim, yanlış bilgi ve acele ile gerçek görüşümü gösterememekten çekindim. Ne yazık ki, aynı sebeplerden etrafımda bu tuzağa düşen bir çok insan gördüm.
Eski düşüncelerim ve bu olay ile ilgili kesinleşmiş görüşlerimi artık belirtebilirim.
Darbe, herhangi bir ülkenin herhangi bir sorunu için bir çözüm değildir. Halk seçtiği iktidardan memnun değilse bir sonraki seçimde başka bir iktidar seçebilir. Bunun başka yolu yoktur.
Darbeden medet uman insan çağa ayak uyduramamış, medeni olmaktan uzak ve zavallı haldedir.
Türkiye, kuruluşundan beri duruşu sebebiyle farklı ülkelerin herzaman ilgisinin olduğu ve üzerine planlar yapılan bir ülke olması sebebiyle dış etkenlerin oyunlarına maruz kalmış ve kalacaktır.
Bu oyunlardan sağ salim çıkabilmenin yolu, kendine ve demokrasiye güvenen bir halkın var olması ile olabilir. Bunun varlığı, darbe girişimi sırasında çoğunluğu AKP seçmeni olan kitlenin sokağa çıkmasıyla kısmen görülmüştür.
15 Temmuz’dan önce birbirine düşman gibi bakan kesimler şimdi daha yumuşak bir tavır almışlardır. Türkiye’nin ihtiyacı olan şeye bu kadar büyük bir maliyetle ulaşması üzücü ama sonuç olarak umut vericidir.
Darbe girişimi sırasında, darbecilere karşı savaşarak ölen herkes aslında, ülkedeki vatandaşların bir geleceğinin olma ihtimalini oluşturmuşlardır. Eğer burası huzurlu bir ülke olacaksa onların katkısı çok fazladır.
Bu olaya kalkışanların asker olduğunu söylemek, bu olayı asker ile ilişkilendirmek cahilliktir, daha dramatik olarak kötü niyetliliktir. Geçen 10 yılda gerçek askerlerin başına aynı insanlar tarafından neler geldiğini artık herkes öğrenmeli ve kabul etmelidir. (Balyoz, Ergenekon)
Olayın sorumluları olarak insanlar tutuklanmış olabilir ama arkadaki esas gücü anlamak önemlidir. Çok basitçe 2001'de Manhattan’daki ikiz kulelere saldırıyı yapanlar ile bu girişimin arkasındakiler aynıdır. Aradaki elemanlar sadece piyonlardır.
Bu karanlık oyunların içinden çıkmamız için bu ülkenin kuruluş ilkelerini hatırlamak gerekir. Türkiye’nin Suriye veya İran’a dönüşmemesi için zarar görmemesi ve ne pahasına olursa olsun korunması gereken bağlayıcı öğeleri vardır.
Devletin içine girerek bu olaylara kalkışacak cesareti toplamış olan grubun her bir üyesi ve bu grubun devlet içerisine girmesine isteyerek veya istemeyerek, izin vermiş her bireyin ceza alması gerekir. Bu toplumun ancak o zaman içi rahatlayabilir.
Her devlet kurumu, siyasi parti, özel sektör, asker, dernek, vakıf, okul içerisinde bu oluşumdan insanlar olabilir, bunları bulmak ve temizlemek zor olmayacaktır çünkü belli ki bu insanların listeleri devlet içerisinde hazır olarak durmaktadır. Bunun yapılması ve hızı şu anki iktidarın ciddiyetini gösterecektir.
Aynı grup tarafından hakları yenmiş, şiddete maruz kalmış, zarar görmüş herkesten devlet tarafından özür dilenmesi ve mağduriyetlerinin kaldırması için herşeyin yapılması gerekmektedir.
Ben bu ülke içerisinde huzurlu bir şekilde yaşayabilmek istiyorum. 15 Temmuz’a kadar neredeyse hiç olmayan umudum şimdi daha fazla. Bunun yanında hala birsürü kaygım devam ediyor (OHAL süresi, ortaya çıkmayan darbeciler..). Sanırım çocukluğumda baskın olan politikacı ve asker hayranı olan halim, şu anda beni bir ihtimal daha olabileceğine inandırmak istiyor.
Şu videoyu izledikten sonra buna inanabileceğimi düşündüm. Her ne kadar askerlik yapmış birisi olarak askerliğin saçma olduğuna inansam da bu adamların duruşu ve bilgi seviyesi, bana, onların aktif olarak askerlik yaptığı bir ülkede yaşamanın iyi olacağını hissettirdi. Bunun hepsini dinlemenizi tavsiye ederim.
Burasını kesinlikle seyredin https://youtu.be/emYbnO5vkgc?t=14077
Zaman umuduma ne olacağunu gösterecek.