Bir Sigara İçimi Uzunluğunda — Zaman

Zaman, yeni doğum yapmış bir annenin öleceğinden korktuğu için sürekli nefesini dinlediği bir bebek. Zaman, yağmurlu bir İstanbul akşamı, ıslak sokakları Moda’nın. Zaman, bir Cem Karaca şarkısı, ustası duymasın diye cızırtılı çalan yağlı radyosunda bir çırağın. Zaman, bir yaprak dalı zamanı geldi diye kopmak zorunda bıraktığı baharın. Zaman yaşam dolu kuş cıvıltıları ölmesine saatler kalan bir hastanın soğuk hastane parmaklıkları arasından gelen. Zaman, büyümek zorunda bırakılan bir kız coçuğu, 26 yaşına gelse de oyuncak ayısına sıkı sıkı sarılarak uyuyan. Zaman, tek bir adım atmadığı şehirlerin tren garlarını ezbere bilen bir işçinin, nasırlı ellerinin arasından kayıp giden.

Uzak tepelerin ardında doğan güneşin turuncu ışıklarıyla büyüyen bir kız çocuğunun gelecek kaygısı zaman. Ter ve gözyaşıyla yoğrulan toprağın hasat zamanı havaya savrulan son zerresi zaman. Bir Nazım Hikmet şiirinin hasret kokan son mısrası zaman. Uzun mesai sonrası avuç içlerinde kalan mürekkep izleri beyaz yakalının zaman. Bir annenin gözyaşları zaman. Bir kırlangıçın telaşla uçarken düşürdüğü bir kanat parçası, bir bebeğin ilk adımı, bir babanın çaresizliği zaman.

Zaman kaderi bu toprakların, en çok bu toprakların.

* Bu yazı ilk olarak Marketingholmes.com’da yayınlanmıştır.

Beni Twitter üzerinden de takip edebilirsiniz: @MarketingHolmes
One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.