E-kitap okuyucusu mu? iPad mi?

Ortaokulda belki de herkes gibi bende Rus Edebiyatı ile kitap okumaya başladıktan sonra, kitapları sevmeye başladım.

Nasıl gelişti bilmiyorum korsan kitaba karşı olma gibi bir duygu gelişti. Gelişti diyorum çünkü çok okumayan ülkemizde resmen okutulmamak içinde elinden gelenin yapıldığını düşünmeye başladım.

Belki -de Türkiye’de hayat pahalı bilemedim.

Öğrencilik yıllarında baktım orijinal kitapta çok pahalı bende ikinci el kitap almaya başladım. Kadıköy Akmar pasajında çok sevdiğim bir abi ile tanıştım (Emrah Abi) daha sonrada kitapları oradan almaya devam ettim.

O günden geçtiğimiz mart ayına kadar, sürekli basılı kitap okudum ve e-kitap kavramına tamamen karşı çıktım. Karşı çıkmakla da kalmadım bayağı yerden yere vurduğumda oldu.

Bu yıl IOS platformuna hızlı bir geçiş yaptıktan sonra, hayatımda radikal birçok değişiklik oldu. Hem iş hayatımda, hem de özel hayatımı da kapsayan bu değişim süreci de aslında sketchapp ile başladı. (Burası uzun biraz, konumuz e-kitap)

Geçtiğimiz mart ayına kadar bir e-kitap okuyucusu almayı düşündüm. Bu konuda inceleme yaptım.

Devletsah

Buna göre temelde iki seçeneğiniz vardı, en bilinen.

  1. Amazonun sunduğu kindle e-kitap okuyucu en bilinen.
  • İngilizceniz çok iyi ise zaten gözü kapalı alabilirsiniz, kaynak sıkıntısı çekmezsiniz.
  • Ürün olarak en gelişmiş e- kitap okuyucusu diyebilirim.
  • Lakin Türkçe kaynak bulma konusunda sıkıntı yaşayabileceğimiz öğrendim. Biraz araştırdığımda farklı tollar ile pdf den dönüştürüp kindle aktarabil indiği söyleniyordu. Ama karakter sorunu yaşayanlar olmuş
  • Kindle almamamın tek sebebi Türkçe kaynak sıkıntısı. Bunun dışında gerçek bir kitaptan sonra alınabilecek en iyi kitap okuyucusu olduğunu söylemekte yarar var.

2. Diğer seçenek Babil’in Türkiye için duyurduğu Calibro serisi.

  • Fiyat olarak hayli uygun olan ürün tabi ki kindle gibi değildi.
  • Eksisozluk’de güzel başlayan, sonuna doğru hayli giydirilmiş sanırım 150 e yakın entry vardı.
  • Herkes ekranının çabuk deforme olduğunu, en ufak darbede, yada sıkışmada (iki kitap arasında kaldığında) kırılabilir/bozulabildiğini yazmıştı.
  • Satış sonrası hizmetin hayli sıkıntılı olduğu söylenmiş.
  • Son olarak yakın bir arkadaşımın da sakın alma demesi ile bu maceraya son verdim.

Daha sonra kendime bir ipad almaya karar verdim. Alırken e-kitap okumak gibi bir düşüncem yoktu, çünkü daha önce android tablette bir girişimim olmuştu. Aldıktan sonra önce yazılım ve tasarım ile ilgili pdf leri tablette okumaya başladım. Daha sonra kendimi kitap okurken buldum.

Bu arada IOS son güncelleme ile birlikte getirdiği Night Shift özelliği ile gece kitap okuduğunuzda gözleriniz daha az yoruluyor.

Açıkçası ipad edindikten sonra kitapları daha hevesle okumaya başladım. Kitapların altını çizmek ve paylaşmak gibi bir alışkanlığım var. Yada özellikle iş yaşamı ile ilgili kitaplarda belirli yerlerde daha sonra bakmak için küçük stickerlar yapıştırıyordum. İpad ile birlikte direkt highlights ekleyebiliyor veya not yazabiliyorum. İstanbul trafiğinde toplu taşıma araçlarını kullanan biri olarak taşınabilirliği de çok kolay.

Sonuç olarak e-kitap kavramına, Kindle dan sonra en iyi platform ipad olduğunu düşünüyorum. Her şey güzel birde e-kitapların basılı kitap ile neredeyse aynı fiyata satmayı bırakırlarsa, belki ülkemizde de okuyan kesimin artması daha hızlı sağlanabilir.

Son olarak “kitap kokusu gibi yok” düşüncesinin hâlâ arkasındayım :)

Takip etmek isterseniz :)

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.