Sahara Çölü’nde güneş doğuyor.

Fas — pratik seyahat rehberi

Modern şehirlerden sizi tarihte geriye götüren medina sokaklarına, karlı Atlas Dağları’ndan Sahara Çölü’ne uzanan, bu kadar çok karşıtlığın nasıl bir arada uyum içinde yaşadığına şaşıracağınız bir deneyim Fas’ta sizi bekliyor.

Fas, İspanya’ya coğrafi olarak feribotla bir saat uzaklıkta olmasına rağmen Avrupa’ya kültürel olarak çok uzak bir ülke. Fakat bu uzaklığa rağmen koloni zamanından kalma Fransız etkisi bir şekilde her köşe başında karşınıza çıkıyor. Müslüman bir ülke olması dolayısıyla her ne kadar Türkiye’ye bazı yönleri benzese de Fas, tümüyle egzotik ve hayret verici.

Fas’ın para birimi dirhem(MAD) ve TL’nin üçte biri değerinde. Nüfusun çoğunluğu müslüman, etnik olarak Arap ve Berberlerden oluşuyor. (Müslüman bir ülke olmasına rağmen ilginç bir şekilde tuvaletlerde taharet musluğu yok) Fas aslında bir krallık ve şu anki kralları Mohammed VI’nın portrelerini her yerde görmek mümkün, anladığım kadarıyla kendisi Ferhat Göçer gibi poz vermekten oldukça hoşlanıyor.

Fas, politik olarak stabil ve genel itibariyle güvenli bir ülke. Ancak bağımsız seyahat ediyorsanız ve daha önce Kuzey Amerika/Avrupa dışına seyahat etmediyseniz Fas’ta hayatta kalmak yazısını okumanızı öneririm. Yazıda, Fas’ta yaşadığım hırsızlığı ve benim durumuma düşmemeniz için yapmanız gereken basit şeyleri anlattım.

Fas seyahati için kaç gün yeterli olur? Mutlaka gitmeniz gereken yerler Marakeş, Fez, Sahara Çölü ve Casablanca (aslında Casablanca fazla turistik bir yer olmasa da uçağınız muhtemelen buraya inecek). Bizim bir haftamız vardı ve ne yazık ki Fez’e gidemedik o yüzden tavsiyem 10–11 gününüzü Fas için ayırmanız.

Marakeş souk’ta bir sokak. Öğlen sıcağı olduğu için sadece esnaf burada.

Fas’a yolculuk

O kadar zor bir şey değilmiş: aktarmalı uçuş. Fas için uçak bileti bakmaya başladığınızda hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz çünkü hem bilet fiyatları yüksek hem de aktarmasız olarak THY’nin sadece Casablanca’ya uçuşu var ve bu uçuş fiyat bakımından ABD veya Uzak Doğu uçuşlarıyla yarışır vaziyette. Hal böyle olunca, şu ana kadar hep uzak durmaya çalıştığımız ‘aktarmalı uçuş’ ile yüzleşme vakti geliyor. Belki daha sonra aktarmalı uçuşlar konusunda bir yazı yazarım ama şu kadarını söyleyeyim, ben gidiş Roma (Alitalia ile) dönüş Paris (AirFrance ile) aktarmalı uçtum ve her birinin 11 saat sürmesi dışında bir zorluğunu görmedim. (yoksa zaten sırf bu yüzden mi aktarmalı uçmak zordu?)

embarkation formunu doldurun. Bazen uçaklarda dağıtılıyormuş bu form (benimkinde dağıtılmamıştı) ama dağıtılmasa da indiğinizde pasaport sırası başlamadan bir stand oluyor, formu oradan alabilirsiniz. Formun aslında bir olayı yok; kimlik bilgilerinizi, kalacağınız yerin adını ve geliş amacınızı falan yazıyorsunuz. Formu pasaport polisine veriyorsunuz, sizde kalmıyor.

Yeşil pasaportu olanlardan nefret etmek için yeni bir sebep. Fas hiçbir TC pasaportuna turistik vize uygulaması yapmıyor. Bununla birlikte, yeşil pasaport sahipleri zaten vizesiz girdikleri ülkeler yetmiyormuş gibi Fas’ta ‘diplomatic/special’ yazan yerden pasaportunu kontrol ettiriyor. Yeşil pasaportluysanız, ‘normal insanların’ girdiği sıraya girseniz de sizi diplomatik bankosuna yönlendirecekler, yani direk diplomatik bankosunu bularak sırayı atlayıp zaman kazanabilirsiniz.

Evet sevgili kırmızı pasaportlular, şu an için benim de yeşil pasaportum var AMA ben sizin tarafınızdayım! Çünkü seneye ‘bir masaldı geçen yıllar’ şarkısı eşliğinde kırmızı pasaporta düşüyorum, dolayısıyla şimdiden yeşil pasaportluları karalama kampanyalarına desteğim sonsuz. (Hatta, bir adım daha ileri giderek, diyorum ki BENİM ÖĞRETMEN BACIMIN YEŞİLLE NE İŞİ VAR?)

havaalanından şehre ulaşım. Sıradan fas insanlarıyla ilk karşılaşmanız genelde bu aşamada olacak (gerçi taksiciler sıradan insandan çok çakal kategorisine giriyor). Taksici esnafı Euro veya Dolar kabul etmeyebilir o yüzden dirhem edinin havaalanında. Döviz kabul eden taksici de bulabilirsiniz ama bizim taksici ilk başta kabul edip şehre vardığımızda sorun çıkarmıştı, ona dikkat.

  • Casablanca. Şehir merkezine gitmek için taksiciler 300 dirhemden pazarlığı açıyor, fiyatı indirmek sizin hünerlerinize kalmış. Örneğin, biz 200 dirheme gittik şehre ve yol kısa değil, rahat bir 30 dk sürüyor. Taksiye bu kadar para bayılmak istemiyorsanız havaalanından şehre giden trene binebilirsiniz (45 dirhem). Şehirde iki tane tren istasyonu var: Casa Voyageurs ve Casa Port. Kalacağınız yer hangisine yakınsa inersiniz işte. Peki biz niye trene binmedik? Çünkü tren her saatte bir kez var ve zaman kaybetmek istemedik.
  • Marakeş. Büyük ihtimal siz de Casablanca’ya uçarsınız ama olur da Marakeş’e uçarsanız diye onu da araştırdım. Şöyle oluyormuş: taksi fiyatları 100–200 dirhem arası değişmekle birlikte Jemaa El Fnaa’ya (Marakeş’in en ünlü meydanı) gidecekseniz 100 dirhem falan tutuyor. “Taksiye binmem ben Karaköy’den boşuna mı aldık bu devasa sırt çantasını” diyorsanız da 30 dirheme otobüsle şehre varabilirsiniz.
Game of Thrones ve Gladiator dahil birçok Hollywood yapımının çekildiği Aït Benhaddou.

Ne kadar para harcarım?

konaklama. üç farklı opsiyonunuz var: hostel, otel veya riad’da kalmak. Hostel ve otel tamam da nedir bu riad? Riad, Fas’taki geleneksel evlere verilen isim ve bu evlerin bir çoğu bugün otel olarak kullanılıyor. Dışarıdan baktığınızda demir bir kapıdan başka bir şey görmemenize karşın, içeri girdiğinizde bir avluyla karşılaşıyorsunuz zaten bu avlu da bir riad’ın olmazsa olmazı. Riad’daki odalar da bu avluya açılıyor, ayrıca bazılarında ortada havuz falan oluyor .

  • Casablanca. burada riad yok. Burada ayrıca hostel de yok. Casablanca’da sadece irili ufaklı oteller mevcut, büyük oteller daha çok şehrin dışında ve deniz turizmine yönelmiş durumda. Ucuz bir yerde kalmak istiyorsanız seçenekler bir elin parmaklarını geçmiyor ve aslında ucuz falan da değiller. İki kişilik oda fiyatları gecelik 30–40 euro arası.
  • Marakeş. burada hostel ve otellerin yanı sıra çok sayıda riad mevcut. Hostellerde yatak fiyatı 5 euro’dan başlıyor. (Oteller genelde büyük ve bütçenizi zorlayacak yerler ayrıca yerel kültüre dair hiçbir şey yansıtmıyorlar o yüzden fiyat konusuna girmiyorum) Tahmin ettiğiniz üzere tavsiyem bir riad’da konaklamanız. Riad’larda iki kişilik oda gecelik 20 euro’dan başlayıp uçuk fiyatlara kadar yükseliyor.

yemek. Genel olarak yemek fiyatları Türkiye seviyesinde. Fas mutfağının çok gelişmiş olduğunu söyleyemiycem. Tabii ki farklı bir çok yiyecekle karşılaşacaksınız ama ‘sıradışı’ bir şey göremedim ben. Tagine diye meşhur bir yemekleri var, fiyatı 70 dirhemden başlıyor gittiğiniz mekanın lükslüğüne göre 140–150 dirheme kadar çıkıyor.

ulaşım. metro diye bir konsept Fas’ta yok dolayısıyla elinizde taksi, otobüs veya yürümek seçenekleri kalıyor. Açıkçası otobüse binecek kadar uzak bir yere gitmeniz gerekeceğini sanmıyorum, ben hiç binmedim ama duyduğuma göre oldukça ucuzmuş otobüsler (2 dirhem). Taksi de sadece havaalanına veya tren istasyonuna giderken kullanılır. Zaten şehirlerin merkez kısmı yani ‘medina’ denen bölgelerinin büyük bir bölümüne araba giremiyor bu yüzden seyahatiniz boyunca yürüyeceksiniz kısacası, başka bir alternatifiniz yok. Şehirlerin tadı da aslında, her yerde olduğu gibi, Fas’ta da yürüyerek çıkıyor. Fas’ın tek farkı, siz ‘ben tam bir turistim nerde benim hop on-hop off otobüsüm!!’ diye bağırsanız da öyle bir otobüsün hiç gelmeyecek olması.

alışveriş. Hiç gitmemiş bir insana Fas’taki şehirler en güzel şöyle açıklanabilir: tüm şehirler aslında kocaman birer Kapalı Çarşı. El emeğinin ve zanaatin hala ölmediği bir ülke Fas ve özellikle Marakeş’te ve Fez’de çok ilginç dükkanlar ve pazarlarla karşılaşacaksınız. Tavsiyem, alışverişi sevmeyen bir insan bile olsanız, alışveriş için para ve valizde boş yer ayırmanız. Tabii alışverişe harcanacak para tamamen kişiye göre değişir ama şunu söyleyebilirim ki, size göre çok daha pahalıya satılması gereken otantik şeyleri az bir şey ödeyerek Fas’ta satın alabilirsiniz.

turlar. İki haftalık Fas turundan yarım günlük şehir merkezi turuna kadar bir çok tur seçeneği sunan acentalar var büyük şehirlerde. Fas’ta kaç gün kalacağınıza bağlı olarak bence mutlaka en az bir tura katılın. Biz 3 gün 2 gecelik Sahara Çölü turuna katıldık ve kişi başı 900 dirhem ödedik.

Berber köyündeyiz. Göçebe Berber abimiz bize çay dolduruyor. Fotoğraftaki tüm halılar el dokuması.

Turist kazıklamanın ata sporu olduğu Fas’ta nasıl daha az para harcarım?

aktarmalı uçun. yukarıda nedenlerini açıklamıştım, baya tasarruf edeceğinize emin olabilirsiniz.

pazarlık yapın. Neredeyse satın aldığınız su için bile pazarlık yapmanız beklenen bir ülke Fas. O yüzden kendinizi iyi hazırlayın, yani bütün çakallar şu an tuzakları kurmuş Fas’ta sizi bekliyor öyle söyliyim. Gözlemlerime göre satın alacağınız bir şeyin genelde 3 katı fiyatıyla falan açıyorlar pazarlığı, artık ne kadar indirebilirsiniz bilemiyorum ama ‘çok pahalı, almıyorum’ deyip yürüdüğünüzde bir anda fiyat hızlıca düşmeye başlıyor, basit ve işe yarayan bir pazarlık taktiği.

taksiye binmeden fiyatta anlaşın. Tabii ki önce pazarlığımızı yapıyoruz ama taksiler konusunda asıl can alıcı nokta bir fiyatta anlaşmak. Yoksa taksici sizi istediğiniz yere götürdükten sonra ‘hayır ben o fiyattan fazlasını istemiştim’ diyebilir. Hatta bunu kesin der.

ucuz riad kovalayın. Seyahatiniz boyunca mümkün mertebe riad’larda kalmanızı tavsiye etmiştim. Tabi riad’da konaklamak hostele göre biraz daha pahalı olacaktır. Ancak bir çok riad booking.com gibi sitelerde belirli günler neredeyse yüzde 50’ye varan indirimler yapıyor. Onları kovalarsanız aslında Batı Avrupa’da en dandik hostele vereceğinizden daha az bir parayla güzel bir riad’da konaklayabilirsiniz.

alkol kullanmayın. Fas’ta alkol kullanmak yasak değil ancak müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülke olduğundan alkol bulması epey zor. Sadece turistlerin gittiği restoran, kafe veya otellerde alkol bulmak mümkün diyebilirim ve hal böyle olunca da alkol fiyatları Türkiye’den bile yüksek. Sonuç olarak, hem zor bulunduğundan hem de yerel kültürün bir parçası olmadığından alkolü seyahatiniz boyunca hayatınızdan çıkarmanız paranızın da cebinizde kalmasını sağlayacak. Çay için onun yerine, Fas çayı baya başarılı.

Jemaa El Fnaa’da yediğimiz süper akşam yemeği.

Fas’ta gezilecek/yapılacak şeyler

Sahara Çölü’ne gidin. Fas’a gitmek istememin en büyük sebebi çölü görmek ve çölde, yıldızların altında bir Berber çadırında uyumaktı. 3 günlük Sahara Çölü yolculuğu hayatım boyunca unutmayacağım mükemmel bir deneyimdi. Kesinlikle çölü görmeden dönmeyin.

Tagine yeyin. Fas’ın en ünlü yemeği, baya da lezzetli.

Fas çayı için. içinde nane ve benzeri otlar olan, sarı renkli ve oldukça lezzetli bir çay. Türk çayından epey farklı, bol bol için.

Aït Benhaddou şehrini gezin. Babel, Game of Thrones, Gladiator, Kingdom of Heaven gibi bir çok Hollywood yapımının çekildiği bu kent, tarihte Sahara Çölü’nden Marakeş’e giden karavan rotasını korurmuş. UNESCO dünya mirası listesindeki bu surlarla çevrili kenti mutlaka görmelisiniz.

Bir Berber köyünü ziyaret edin. Bu toprakların kadim halkı Berberler; yüzyıllardır bu coğrafyada yaşamalarına rağmen kültürleri uzun zaman baskı altında tutulmuş, bazı temel haklara yeni yeni kavuşan bir etnik grup. Kurak coğrafyada yaşam koşullarını, geleneksel sanatlarını, doğayla olan ilişkilerini bir de Berberlerin kendisinden dinleyin.

Marakeş’te gezilecek/yapılacak şeyler

Jemaa El Fnaa meydanında keşfe çıkın. bu meydan Marakeş’in kalbi. Gündüz çok sıcak olduğu için meydan akşam üstü kalabalıklaşıp gece saatlerinde festival ortamına dönüşüyor. Güzel yanı ise aslında festival falan olmaması; Jemaa El Fnaa’nın normal hali bu, 5 duyunuzu da hipnotize edip hükmü altına alması için bu meydanın herhangi bir özel etkinliğe ihtiyacı yok. Gündüz saatlerinde maymun oynatıcıları, yılan terbiyecilerinden tutun da tezgah açıp protez diş satan amcaya kadar her türlü ilginçlik mevcut. Akşam saatlerinde ise daha çok dans ve eğlence havası hakim oluyor. Meydanın iki halini de mutlaka deneyimleyin ve mümkünse gün batımını meydanı gören bir terastan izleyin (terastan instagram’ı ağlatacak fotoğraflar çekebilirsiniz).

Ben Youssef Medresesi’ni ziyaret edin. bir zamanlar öğrencilere din eğitimi verilen bu medreseye giriş 40 dirhem. Medrese 14. yüzyılda kurulmuş ve çini ve tahta işçiliğinin çok güzel örneklerini sunuyor. Ama ne yazık ki içeride yapının tarihini anlatan bilgiler mevcut değil o yüzden gezip çıkıyorsunuz kısaca. Bina çok güzel, umarım ilerde bilgilendirici bir müze deneyimi sunarlar. Medrese, medina sokaklarında yani labirentin içinde olduğu için bulması epey zor.

Jardin Majorelle bahçesinde dolaşın. Marakeş’in bir diğer önemli turistik yeri Jardin Majorelle bahçeleri. Buraya giriş 70 dirhem, ben gitmedim ama Marakeş’in keşmekeşinden biraz olsun uzaklaşmak için güzel bir seçenek olabilir. Jardin Majorelle, Marakeş medina’nın biraz dışında kalıyor .

Souk sokaklarında kaybolun. Medina denen şehir merkezinin büyük bir bölümü souk (Afrika ve Arap dünyasında çarşı/pazar anlamında) bölgesinden oluşuyor. Geleneksel el sanatı dükkanlarının, baharatçıların, dericilerin, marangozların, halıcıların ve daha bir ton egzotik dükkanın bulunduğu bu bölgede saatler harcanabilir. Tavsiyem, kaybolmamaya çabalamayın hatta asıl kaybolduğunuzda tadını çıkaracaksınız.

Casablanca’da gezilecek/yapılacak şeyler

Hasan II Camii’ni ziyaret edin. Okyanus kıyısına 1993 yılında inşa edilmiş, dünyanın en yüksek minaresine (210 m) sahip camii. Kesinlikle içini gezin, mükemmel bir yapı. Ancak içini gezmek için turistlere sadece belli saatlerde izin veriliyor. Biz akşam 9 gibi gittik, kapıdan çaktırmadan girmeyi umarken görevli tarafından durdurulup bir nevi ‘müslümanlık testine’ tabi tutulduktan sonra içeri girmeyi başardık. (Birkaç sure ezberleyerek gitmeniz önerilir, sadece selamın aleyküm demek kurtarmıyor)

Okyanus havası alın. Casablanca Atlantik Okyanusu’nun kıyısında önemli bir liman kenti. Bir akşamüstü okyanusu izleyin.

Casablanca medina’sının keyfini çıkarın. Casablanca fazla turistik olmadığı için Marakeş ve Fez’inkine göre nispeten sakin bir medina’sı var. Diğer şehirlerdeki gibi satıcılar üzerinize yapışmıyor, kafanız daha rahat geziyorsunuz. turistik olmadığı için de yerel insanların günlük hayatını gözlemleme şansınız oluyor. Tam bir keyif.

La Sqala’da akşam yemeği yeyin. Seyahatiniz boyunca geleneksel tatları birçok farklı yerde deneyeceksiniz ama gerçek tatlarını anlayabilmeniz için bir kez olsun La Sqala ayarında bir yerde yemenizi tavsiye ediyorum, baya iyi restoran.

Küçük okyanus kasabalarını ziyaret edin. Programınız sıkışık değilse Casablanca’ya fazla uzak olmayan Azemmour, Mohammedia gibi sahil kasabalarına gidebilirsiniz. Büyük şehirlerden bunaldığınızda iyi bir kaçamak olabilir.