Google+ Ölmedi
Ama bir son kullanım tarihi var.
Lafı hiç kıvırmadan söyleyeceğim, çünkü hepimiz öyle düşünüyoruz. Google+ bir başarısızlıktır.
Bu söz Google’a bir çamura atma değil. Google, harika bir şirket ve bence dünyadaki en iyi teknoloji şirketi. Fakat Google+, basbayağı, şirket DNA’sının dışında bir şey. Gözlemlediklerini kopyalamaya çalıştılar fakat ne yazık ki talihsizdiler.
Şimdilerde, halen kullanıyorum. Evet, evet. Kullanıyorum çünkü orada hâlâ benim için bir kitle var. Kendim için meşgul olabileceğim bir platform olarak görüyorum. Google+’ı ta en başından bu yana benimseyen ve benim de büyük saygı duyduğum niş bir grup var orada, ben de olmayı istedikleri platformda onlarla bir araya gelmek istiyorum. Harika bir topluluk. Şunu da unutmamak gerekir ki çoğu “sosyal ağ” o kadar da sosyal değil artık. Daha çok içerik dağıtım ağları şeklindeler. Google+ bunu YouTube ile oldukça başarılı bir şekilde gerçekleştirdi, bu yüzden ben ürettiğim içerikleri orada paylaşmaya devam edeceğim, özellikle de YouTube’a bu kadar yerleşik kaldığı sürece.
Konuya geri dönersek, evet bu bir kayıp. Google’ın kaybı. Fakat… halen bir değeri var. Herkesin dikkatini çekmek istediğim şey de bu: Hiçbir şey ortadan tamamen yok olana kadar ölü değildir. E-postaların açılma oranlarının düştüğünden bahsediyorum, öldüğünde değil. Aslına bakarsanız e-posta (e-bültenler) pazarlama stratejimin en tepe noktasında olduğunu söyleyebilirim.
Bu sürekli kayan bir ölçeklendirme, G+ tepede olmasa bile ondan elde edilen bir fayda halen mevcut. Paylaşım yapmam konusunda en az süreye layık olması da bu yüzden. Myspace bana bu olanağı artık sağlamıyor, fakat 2009 ve 2010 yıllarında WineLibraryTV ile sağladığı bir gerçekti.
Sözün özü: Yok olmadı.
Ama bir son kullanma tarihi var.
Ashton Kutcher, #AskGaryVee (#GaryVee’yeSor) Show’da bana şunu sormuştu: “Önümüzdeki beş yıl içerisinde hangi sosyal medya platformu yok olacak?”. Cevabım şuydu, esasen Google+. Büyük bir şirketin bir parçası ve Google’ın herkese gösterdiği mükemmel şey şu ki eğer bir şey aktif değilse onu ortadan kaldırabilirler. Ve bundan korkmuyorlar. Bir şey ne kadar büyük olursa olsun, son vermede sorun yaşamazlar. Geçenlerdeki Google Glass’ın satışını durdurma kararları da tam da buna işaret ediyor. Önümüzdeki beş yılın Google+’ın ortadan kalkmasına şahit olabileceğini emin olarak söylemem de bundan kaynaklanıyor.
Fakat şimdilik burada altını çizdiğim noktaya herkesin dikkat etmesini istiyorum. Eğer Google+’da çevreniz varsa, oradan kolay kolay vazgeçmeyin. Bir kenara atmayın. O halen varsa ve sizin için bir değer taşıyorsa, onu kullanın. Zamanınızı ayırdığınıza değer. Çünkü öz kaynaklar, topluluklar ve uzun süreli müşteriler kazanmanıza yardımcı oluyor. İnanın bana.
Makaleyi beğendiyseniz, lütfen aşağıya inip “recommend” (öner) tuşuna basın. Bu benim için çok şey ifade ediyor. ☺