Hız mı Yoksa Mükemmellik mi?

Project Management Triangle’ı (Proje Yönetimi Üçgeni) bir çoğunuz duymuştur eminim:

Bu sınırlar modeli hayatında bir şeyler üretmiş herkesin kendi kendine vardığı bir gerçek aslında…

Bir şeyi ucuz ve hızlı istiyorsan kaliteli olamaz. Ya da kaliteli bir şeyi hızlı istiyorsan bedelini ödemeye hazır olacaksın.

Start-up’ların başlangıçta hiç parası olmadığını varsayarsak yapacağı şeyin ya piyasaya hızlı çıkması, ya da kaliteli olması beklenir. Ortaya yolun başında belirlenmesi gereken çok kritik bir tercih meselesi çıkıyor yani.

Eric Ries’in yazdığı, start-up kültürünün kutsal kitabı kabul edilen (okumayanı dövüyorlar) The Lean Startup’a göre bir start-up’ın iş fikrini mümkün olduğunca hızlı bir şekilde piyasaya sürmesi ve bu fikrinin geçerli olup olmadığını test etmesi gerekiyor. İş modelinin özünü barındıran bu ilk sürüme de Minimum Viable Product (MVP) adı veriliyor.

Hatta LinkedIn’in kurucularından Reid Hoffman’ın bu konuda çok şık bir sözü var:

“Eğer ürününüzün ilk sürümünden utanmıyorsanız piyasaya sürmekte çok geç kaldınız demektir.’’

Bu konuda eskiden Facebook’un da benzer bir felsefesi vardı. Bu felsefe ofislerinin hemen her duvarında poster olarak asılı dururdu:

“Hızlı hareket edin ve kırıp dökmekten korkmayın!’’

MVP stratejisinin uzun vadede çok göz yaşına mani olabileceği bir gerçek. Eğer bir girişimci olarak kafanızdaki iş fikrine piyasada hiç talep yoksa bunu minimum kaynak harcayarak görmeniz ve buna göre iş fikrinizi yeniden şekillendirmeniz (Pivot) mümkün. Ancak benim gözlemlediğim pek çok girişim bu felsefeyi çok yanlış bir şekilde uyguluyor.

Fikirlerini çok hızlı bir şekilde piyasaya sürebilmek için b*mb*k ürünler yaratıyorlar =)

Yavaş çalışan, zırt pırt çöken, kullanıcı deneyimine ve arayüze hiç kafa yorulmamış, aşırı bug’lı bir sürü ürün…

Bug’ı olmayan yazılım olur mu? Tabii ki olmaz. Bugün Microsoft ve Apple gibi firmalar bile milyar dolarlık kaynaklarına rağmen bunu beceremiyor. Ama bir ürünün üye olma ya da şifremi unuttum gibi çok basit elementleri bile düzgün çalışmıyorsa ortada bir sıkıntı var demektir.

İnternet artık hayatımızın her yerinde var. Dolayısıyla sektördeki rekabet giderek artıyor. Artan rekabetle kullanıcıların beklentileri de artıyor. Bugün tipik bir internet kullanıcısı Google, Facebook ya da Amazon gibi ürünleri kullanmaya alışmışken senin daha doğru düzgün açılmayan sitene neden şans versin ki?

Bu yüzden MVP teriminin en ama en önemli kısmı V harfi, yani “Viable’’ kelimesi. Viable demek yaşayabilecek durumda olan demek. Bir MVP iş fikrinizin en temel feature’ından başka özelliğe sahip olmamalı, ama bunu da mükemmel bir biçimde yerine getirebilmeli.

Mükemmellikten ödün verme hatasına Nokta.com’da çalıştığım dönemler çok düşerdik. Elimizdeki projelerin trafiğini arttırmak için bin türlü yeni özellik düşünülür, bunlar daha masada kurgulanmadan hop diye yayına alınırdı. Yöneticiler, “Buglı olsun, kötü olsun ama hızlı olsun, bir an önce piyasaya çıksın, sonra düzeltiriz.’’ diyerek tüm ekipleri alelacele iş yapmaya iterdi.

Sonuç mu?

Anlık bir pageview’larda artış, arkasından 500 hataları, sunucular patlıyor falan…

Hatta bir defasında izlesene.com’da hızlı bir özellik yayına alacağız diye yazılımcılardan biri yanlışlıkla data tablosunu uçurdu, sistemcimiz ortaya mucizevi bir back-up çıkartmasaydı bütün proje çöp oluyordu az kalsın =)

Tüm bunlar olurken gelen kullanıcılar siteye küsüyor, sosyal medyada söyleniyor, site down olduğu için Google SEO cezaları veriyor…

Ben, “Önce yapmamız gerekeni doğru yapalım, temeli sağlamlaştıralım, daha sonra yeni özellikleri özenerek yapalım.’’ dedikçe bana düşman olmuşlardı…

Nokta’dan ayrılıp California’ya master’a gitmemden kısa bir süre sonra Facebook az önce bahsettiğim o meşhur sloganını şu şekilde değiştirdi:

“Hızlı ilerleyin ama altyapınız sağlam olsun.’’

Sakalım yok ki dinleneyim.

Şaka bir yana benim zamanında içgüdüsel olarak vardığım sonuçlar bugün istatistiksel olarak ispatlanmış durumda. CompuWare’ın mobil uygulamalar için yaptığı bir araştırmaya göre kullanıcıların %84'ü crash olan bir uygulamaya 2. bir şans vermeden siliyor.

O yüzden seçimlerinizi doğru yapın. Yalın ilerleyin, başlangıçta az özellik geliştirin, ama bunu özenerek yapın.

(Yazdıklarımın daha çok insana ışık tutması ve bizim gibi girişimcileri bir araya getirmesi için çok yakında bir platform kuracağım. Eğer bu tarz yazıları daha sık ve daha kolay bir şekilde okumak isterseniz lütfen kayıt olarak destek olun. )