Hepinizin Yapmak İstediği Şeyi Yaptım ve Sosyal Medya Hesaplarımı Sıfırladım

Tüm sosyal medyalara ihtiyacım yok. Sadece kendimi en iyi ifade edebileceğim platformlara ihtiyacım var artık.

Twitter, Vine ve Instagram hesaplarımdaki tüm içerikleri sildim.

Nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim.

Facebook’ta sorun yoktu, LinkedIn yerli yerinde duruyor.

2013’ün Nisan’ında, kişisel Facebook profilimi bir fan sayfasına çevirmiştim. 2.500’den fazla arkadaşım vardı profilimde (Ne?) ve takip edemiyordum. Fazla paylaşım yapan bir insan da değildim. Neden Facebook’ta kalmalıyım sorusunun cevabı yoktu benim için, dolayısıyla ben de fan sayfası yaptım, bari profesyonel bir şekilde kullanmaya çalışayım sayfamı dedim.

Ancak onu da başaramadım. 2 seneyi geçkin bir süre boyunca fan sayfamı hiç kullanmadım. Ta ki geçen sene 7 Haziran CHP kampanyasını yaparken Facebook’a yeniden katılmak zorunda olduğumu fark edene kadar. Ekipteki herkesin tüm paylaşımlarını görmem gerekiyordu, kampanyayı tehlikeye atması potansiyel olan her türlü kişisel paylaşımdan haberdar olmalıydım.

1 senedir de Facebook’ta sadece gerçekten tanıdığım insanları kabul ediyorum. Bunun dışındaki tüm profesyonel paylaşımları da son 1 aydır Facebook fan sayfama taşıdım. Bundan böyle Facebook’u tamamen profesyonel kullanmaya çalışacağım.

Twitter hesabım başka bir mesele.

Twitter’dan sıkıldım. Twitter’ın sahteliğinden sıkıldım.

Ben eskiden şimdiye göre çok daha hızlı hareket eden bir insandım. Bir marka ile ilgili çok hızlı bir şeyler yazabiliyordum. Politik duruşumu çok düşüncesizce sergileyebiliyordum. Ancak bu expose olma durumundan artık çok sıkıldım.

Ayrıca, 5 sene önce yazdığım bir tweet’teki düşüncelerim artık yoktu. 5 sene öncesine göre daha farklı bir insanım bir çok konuda. Daha farklı düşüncelerim var.

Elbette 5 sene önce düşündüklerim sayesinde şu anda sahip olduğum bilgi ve deneyime geldim. Ancak artık o düşünceleri yıkmak, kendimle ilgili bildiğim birçok şeyi de unutmak istiyorum. Adapte olmak istiyorum.

Instagram’ı ele alalım mesela. Instagram’ın bir mecra olarak kullanım şekli tamamen değişmiş durumda. Ben zaten aktif kullanmıyordum, çünkü mecranın dinamiğini takip etmediğim gibi adapte de olamamıştım. Aynı sıkıntıyı Facebook’ta yaşadığımda Facebook hesabımı profesyonel bir hesaba dönüştürmeyi göze almıştım, öyleyse Twitter ve Instagram’ı da alabilirdim.

Kendimi ifade etme biçimim de değişti.

Eskiden daha yazıya dayalı bir ifade biçimi beni iyi hissettiriyordu. Şu anda öncelikle yazı ile ilerlemek istemiyorum. Artık konuşarak ilerlemek istiyorum. Hatta bunun için ilk adımı da attım, Facebook fan sayfamda her gün canlı yayın yapmaya başladım. Daha da sıklaştıracağım bu yayınları.

Hatta şimdi bir podcast hazırlığındayım. Konuşmak istiyorum, duygularımı ve deneyimimi konuşarak, ses tonumla, inişlerim ve çıkışlarımla anlatmak istiyorum.

Mesela, 2 sene önce bizim eğitim programlarında Snapchat’i hiç anlamadığımı, kullanmayacağımı söylerdim. Şimdi Snapchat’i aktif kullanıyorum. Kendimi ifade etme biçimim oluyor resmen, kullanmak beni mutlu ediyor. (Beni takip etmeyi unutmayın: fatihguner)

İşte bu sebeplerden Twitter, Vine ve Instagram hesaplarımdaki tüm içerikleri sildim. Twitter’da, maalesef 3200 içerikten sonrası silinemiyor, listelenemiyor. Ancak aranabiliyor. Dolayısıyla onları da eminim yavaşça temizleyeceğim.

Twitter veya Facebook’ta gündelik paylaşımlar yapmak ve ahkam kesmek çok kolay. Bir değerinin kaldığı da pek söylenemez. Kendimizi ifade etme biçimimizi değiştirmemiz gerekiyor artık. 140 karakterlik tweet ile bir şeylerin değişmediğini görmemiz gerekiyor.

Sosyal medya hesaplarımdaki geçmiş paylaşımlarda politik duruşumu sergilemekten çekinmediğim için bazıları bana korkak diyecek eminim. Ancak bu duruşu başka şekillerde, hatta belki daha aktif şekillerde sergileyeceğimden de eminim. Twitter’da politika analizi yapmanın kimseye faydasının olmadığını da gördük zaten.

Sıfırdan başlamak istiyorum.

Artık birçok konuda kendimi başka şekillerde ifade etmek isterken, birçok konuda da expose olmak istemiyorum. Bakış açım değişiyor, iletişim biçimim değişiyor. Öyleyse sosyal medyadaki varlığım da değişmeli.

Beni takip etmeye devam edin. Kendimi mutlu hissettirecek birkaç proje hazırlığındayım. Bu projelerin hepsi de kendimi ifade etmemi sağlayacak, umarım sizlere de fayda sağlayacak projeler.

Eğer siz de benim gibi hissediyorsanız lütfen bu hislerinizi paylaşın.