

İçerik Yaratmak Disiplin Gerektirir
Bilen bilir, şu ana kadar bir şekilde içerisinde bulunduğum tüm girişim, işletme veya ortamda “içerik yaratmak” konusundaki takıntımla anıldım. Bu takıntı kaynağını;
“Yazamıyorsan, çiz. Çizemiyorsan, video çek. Kameran yoksa cep telefonunu kullan. Hiçbir şey yapamıyorsan, sesini kaydet. Yeter ki aklındakileri paylaşılabilir, geliştirilebilir ve tabi ki eleştirilebilir kıl.”
mantrasından alıyor. SHERPA ekibiyle birlikte bugün geldiğimiz içerik yaratma disiplinindeki son nokta beni o kadar motive ediyor ki bunu tüm şeffaflığıyla sizlerle paylaşmadan geçemedim. Sebebi de basit. Eskilerin inanışıyla “rekabet avatajı sağlayabilecek tatiklerimizi” dahi paylaşılabilir, geliştirilebilir ve eleştirilebilir kılmak.
Biz SHERPA’lar Proje Yönetim Yazılımı deneyimleme meraklısı bir ekibiz.
Şu anda aktif olarak 2, paralelde test ettiğimiz de bir olmak üzere toplamda 3 adet Proje Yönetim Yazılımı kullanıyoruz. Aktif kullandıklarımızdan Trello, gerek Kanban’a göz kırpan yaklaşımı gerekse de kullanım kolaylığıyla diğerine göre biraz daha sevdiğimiz bir SaaS. (3.’den şimdilik bahsetmeyeceğim. O sürpriz olsun.) “İçerik yaratım süreçlerini Trello üzerinden yönetmek için nasıl bir iş akışına ihtiyacımız var?” sorusuna birkaç iteratif yaklaşımdan sonra aşağıdaki gibi bir çözüm bulduk.


Ekran görüntüsünü özellikle okunabilecek boyutta ekledim ki iş akışlarının arkasındaki mantığı gözlemlemeniz kolay olsun.
Büyük resme tüm ekip olarak bakabilmek içerik üretiminin yola çıkış noktası.
Her şey doğru soruları sormakla başlıyor:
- Nasıl içerikler yaratacağız?
- Nasıl içerikler yaratmayacağız?
- Yayın Etiğimiz ne olacak?
- İçerikleri nasıl kategorize edeceğiz?
- Nasıl bir iş bölümü ile hareket edeceğiz?
- Yukarıdakilerin kuralları nelerdir? Nerede yazılı olmalıdır?
- Ne sıklıkta yayın yapacağız?
- Yayınlarımızın erişimini nasıl artıracağız?
…(daha çok var…)
derken bir baktım bu bayağı ciddi bir iş! ☺
Bir oturuşta tüm sorulara yanıt bulmaya çalışmak ve sonra aksiyona geçmek yerine yanıt bulabildiklerimizle yola çıktık ve istisnasız her gün bir içerik yaratıp yayınlamaya başladık. Bu içeriklerin yaratım süreçlerinin de belli takım üyelerine -amiyane tabirle- kitlenmemesi için tüm takıma dağıttık. Belli dar boğazlara mecburi iş birliği gerektirecek kelepçeler atarak bireyselliği de minimuma çektik. Trello Board’umuz tüm süreci derleyip toplamamıza yardımcı olurken aramızdan bazıları, geride kalanları sırtlayıp önde gidenlerin yanına çekmek adına bireysel inisiyatifler de aldı. Gözler yaşardı, “Takım olmak böyle bir şey herhalde”lerle iç geçirildi.
Bu yazı ile amacım SHERPA’nın mottosu olan “Rehberlik edip ilham verebilmek”e uygun bir adapla İçerik Yaratım Sürecimizi de tekrar kullanılabilir, ilham alınabilir ve tabi ki eleştirilebilir kılmaktı. Tam da onu yaptığıma inanıp, duruyorum.