İşe bisikletle gitmeye nasıl ve neden başladım?

https://www.instagram.com/bpusat/

Bu yazımda sizlere sağlık, bisiklet ve spor üçlüsünün sonuçlarından bahsedeceğim. Öncelikle sizlere bisiklet geçmişimden bahsedecek ve sonrasında sağlık ve spor ayağına geçeceğim.

Bisiklete başlamam aslında 2012 yılında Beşiktaş Koleji’nde öğretmenlik yaparken ortaya çıktı. O zamanlar Kozyatağı’nda oturuyor ve her sabah saat 5.00 gibi kalkıyor, 6.00'ya doğru servise biniyor ve 7.00’de okulda oluyordum. Dersim de 8:20'de başlıyordu! Ve bunlar tamamen köprü trafiğine takılmak istemeyen servis şoförü ve İstanbul trafiği yüzünden oluyordu. Daha geç çıktığımızda da dersin başlama saatine yetişemiyorduk.

Bunun yanında Zincirlikuyu’da inip metrobüse geçiyor ve oradan da otobüs veya metroyla Kozyatağı’na geçiyordum. Ancak metrobüse binmenin ve seyahat etmenin ne kadar kolay olduğunu bildiğinizi düşünüyorum. Herkes en hızlı şekilde evine ulaşmak istiyor ve bu sebeple de birbirini ezmeyi bile göze alıyor. Tabii devletimiz sağ olsun metrobüs yaptı ama insan yerine koymadıkları için bu şekilde seyahat normal karşılanır hale geldi.

Tüm bunları yaşadıkça alternatifler üzerine düşünmeye başladım. Bu noktada bisikletle köprüyü geçemeyeceğimi anlayınca -farklı ülkelerde mümkün olan bu konu bizim için geçerli değil ama şaşırmıyoruz!- 125 cc motorlara sardım. Gittim ehliyet aldım ama hiçbir zaman o motoru alamadım. Bir şekilde erteledim. Onun yerine katlanır bisikletlere yöneldim. Sonuçta yolun bir bölümünü bisikletle gider, sonrasında metrobüs, otobüs, metro veya vapura biner yolumu bulurum dedim. Ama tabii o kadar kalabalık ortamda beni asla bindirmezdi yolcular. Zaten İBB saat sınırlaması koymuş ve üstüne bir de bisiklet için de para alıyordu.

Neyse efendim, ben bir şekilde o işi bıraktım ve Kadıköy’de şans eseri bir iş buldum. İlk zamanlar metroyla gitmeye başladım ve zaman zaman da arabamı kullanıyordum. Süreç, bir süre bu şekilde devam etti. Metroyu kullanmaktan tiksinir hale geldim; çünkü insaların birbirine gram saygısının olmadığını görmeye devam ettim. İnsanlar hiçbir şekilde yaptıklarına dikkat etmiyor ve eğitimli bir toplumun(!) ne kadar eğitimsiz olduğunu gördüm diyebilirim. Burada genelleme yapmak istemiyorum ancak böyle bir gerçeklik söz konusu. Metro kapılarının olduğu alanlarda yeşil oklar vardır. Siz burada beklersiniz, inecek olan insanlar iner ve sonra binilir. Ama durum böyle değil.

http://www.rayhaber.com/wp-content/uploads/2014/07/metro.jpg

Ne olursa olsun biri de geride durup insanların inmesine izin vermez. Metroya giriyor ama çıkmaya çalışanlar laf söyleyince bir de utanmadan karşılık veriyorlar. Böyle bir sistemin olduğu ortamda saygının olmadığını söylemek, eğitimli bir toplumun ne kadar eğitimsiz olduğu söylemek saçma olmaz bence.

Durum böyle olunca bir süreliğine kendi aracımla işe gitmeye karar verdim. Ancak bunun da uzun vadede zararını görmeye başladım. Kısaca örneklerle anlatmakta fayda var:

Kullandığım araç ile sabah 10km’lik yolu 47 dakikada, akşamsa 55 dakikada tamamlayabiliyorum. Ortalama 3 günde bir 50 TL’lik benzin alıyor ve her gün 10 TL otopark ücreti veriyorum. Kısa bir hesap yaparsak;

  • 20 gün işe aracımla gittiğimde 200 TL otopark ücreti ödüyor ve 330 TL benzin parası veriyorum. Bu durumda aylık sadece işe arabayla gitmenin karşılığı 530 TL. Bu durumda bu oldukça lüks bir tercih oluyor ve trafiği daha çekilmez bir hale sokuyor. Bir araç, bir araçtır diyor ve arabayı otoparka çekiyorum. Artık aracım hafta içi otoparkta duruyor ve bir şey taşımam gerekmediği sürece dokunmuyorum. Ve en önemlisi gün içindeki stres katsayım oldukça düşüyor, diyebilirim. Huzuru bulmaya yaklaşıyorum.

Yukarıda bahsettiğim metro hususuna bir de finansal açıdan bakalım: 20 gün işe metroyla gittiğimde 92 TL ulaşım ücreti ödüyor ve daha önce bahsettiğim durumları yaşıyorum. Mükemmel olmasını beklemiyorum ama en azından insanların birbirine yol vermesini ve birbirini rahatsız etmemesini istiyorum.

20 gün işe bisikletle gittiğimde ulaşım ücreti ödemiyorum. Ve günde en az 700 kalori sadece bisiklet sürerek yakıyorum. Ortalama 11.2 km’lik bir yol kat ediyorum. Akşamları da bir o kadar yolu geri geliyorum. Bunu yaparken sahilde deniz manzarasına karşı müzik dinleyerek huzurlu bir şekilde seyahat ediyorum. İşe gittiğimdeyse enerjimi toplamış oluyorum. Yorulmanın aksine bisikletle gittiğim günler daha rahat hissediyorum. Hatta sabah toplantım olduğunda veya başka bir yere gitmem gerektiğinde bile nasıl bisikletle giderim de geç kalmam, diye düşünüyorum. Gerekirse yarım saat daha erken gidiyorum yeter ki bisikletle olsun diyorum.

Finansal açıdan baktığımızda ulaşım ücreti ödemiyorsunuz. Aldığınız bisikletin fiyatını düşünebilir ve hesaplar yapabilirsiniz. Ne kadar para harcayacağınız size kalmış, bunun hiçbir önemi yok. İsterseniz 300 liralık bisiklete binin ister 6000 liralık bir bisiklete binin. Önemli olan bunu hayatınızın bir parçası haline getirmenizdir.

6000 liralık bisiklete binebilir ve ne faydası var diyebilirsiniz. En basit haliyle daha huzurlu ve sağlıklı olma ihtimalinizi düşünün. Spor salonuna gitmek zorunda kalmayacağınızı düşünebilirsiniz. Kazanacağınız zamanı düşünebilirsiniz. Tabii tüm bunları 300 liralık bisikletle de yapabilirsiniz. Olay, sizin niyetiniz.

Yukarıda bahsettiğim finansal ve toplumsal sebeplerden dolayı bisiklete yöneldim ve şu an ayrılmaz bir parçam oldu. Zaman zaman kaza riski doğdu ama bunu bilerek başlayacaksınız. İyi ki de başladım diyorum ve sizleri de yollarda bisikletle görmeyi istiyorum.

Ek olarak yorulmaktan korkanlara ve iş verimini düşüreceğini inananlara gelsin diyorum: Bisikletimi kullanarak işe geldiğim günler enerjim yüksek ve motivasyonum tam olurken tersi durumda ayaklarım hep ters gidiyor.

Bu arada yazıyı bitirmeden önemli bu bilgiyi de paylaşmak istedim. Beşiktaş Koleji’nde çalıştığım dönemde meslektaşım Onur Mutlu hocama da danışmıştım bu bisiklet işini. Ve şu an kendisi, eşi ve biricik yavruları Giz ile birlikte bisikleti hayatlarının parçası yapmış durumdalar.

https://www.instagram.com/p/BFzsAINN_yS/?taken-by=bebegimlegeziyorum

Kendilerini takip etmek isterseniz;

https://www.instagram.com/bebegimlegeziyorum/

https://www.instagram.com/onurmutlu1/

Neden başladığıma dönecek olursam kısaca; huzurlu, özgür ve sağlıklı hissetmek için başladım ve devam edeceğim.