İnternet, Beyaz Saray ve Siz (ve Ben)

Yeni bir görev

Adım Jason Goldman. Son birkaç yıl boyunca çoğunlukla insanlara çevrimiçi dünyada söz hakkı veren araçlar geliştirme konusunda çalıştım. Bundan sonra farklı bir şey yapacağım. Beyaz Saray’da Chief Digital Officer olarak çalışacağım. 6 Nisan’da başlayacağım işimde görevim, Devlet ve Amerikan halkı arasında daha anlamlı bir çevrimiçi iletişim kurulmasına yardımcı olmak.

Bu konuda haberler çıktı, ama bu yazıyı yazma nedenim bu değil. Bu yazıyı yazıyorum çünkü bir şeyleri çözmek için başvurduğum yer burası, yani İnternet. Şimdi buraya nasıl geldiğimi ve yapmayı umduklarımı anlatacağım. Ve sonra, sıradaki adımı belirlemek için bana yardımcı olursanız çok mutlu olurum.

İnandıklarım

Devletimizle vatandaşlar olarak iletişimde olmamızın hakkımız ve görevimiz olduğuna inanıyorum. Ve çevrimiçi platformlar da, bireyleri devletle iletişime geçirip karşılığında devleti daha güvenilir hale getirerek bunu yapmamıza yardımcı olacak.

Bunlara inanmamın nedeni kısmen yetiştirilme şeklim, kısmen de kişisel deneyimlerim. St.Louis’de siyasetle aktif olarak ilgilenilen bir evde büyüdüm. Annem bir ilkokulda müdürdü. Lise ve üniversite boyunca münazaralara katıldım. Ayrıca iki web platformu, Blogger ve Twitter’in kuruluşuna dahil oldum, ki yüzlerce milyon insan her şeyi ve herhangi bir şeyi tartışmak için bunları kullanıyor. İnsanları bir araya getirmek için İnternet kullanıldığında neler olduğuna bizzat şahit oldum.

Meydan Okuma

Birkaç ay önce Beyaz Saray’dan birileriyle, Yönetim’i çevrimiçi platform kullanan kişilerle nasıl doğrudan iletişime geçirebileceğimizi konuşmaya başladık. Beyaz Saray her zaman Amerikan halkının söyleyeceklerine kulak vermenin, devletin onlara nasıl daha iyi yardımcı olabileceğini anlamanın ve politika ve inisiyatifleriyle ilgili diyalog yaratmanın yollarını bulmaya çalışıyor.

Bir iş teklifi beklemiyordum ancak vatandaşların İnternet yoluyla devletle iletişime geçmesi konusundaki stratejilerle ilgili çalışmak üzere Washington, D.C.’ye gelip gelmeyeceğim sorulduğunda “Evet” dedim. Bu benim için bir şeref ve inanılmaz bir meydan okuma.

Neyse ki temelin kurulabileceği, daha önceden başarılı olmuş modeller var. We the People, Big Block of Cheese Day ve Reddit AMAs, Beyaz Saray ekibinin, Amerikan halkıyla doğrudan iletişim kurmak için son birkaç yıl içinde hayata geçirdiği yenilikçi örneklerden bazıları.

Bu diyalogları genişletmenin ve sizin — insanlar, biz, hepimiz — bunları belirlemenize yardımcı olmanın yollarını arıyorum. Bu ayın ilk günlerinde Başkan Obama, Selma’da etkili bir konuşma yaptı ve birçok önemli andan en çok şu aklımda kaldı:

Demokrasimizdeki en güçlü tek kelime “Biz”dir. “Biz İnsanlar.” “Biz Üstesinden Geleceğiz.” “Evet Biz Yapabiliriz.” Bu kelime hiçkimsenin mülkü değil. Bu kelime herkese ait. Bize verilen görev, bu muhteşem ulusumuzun gelişmesi için devamlı çalışmak, o kadar ulvi ki!

İnternet / teknoloji / sosyal medya bize rahatsızlık veren şeyleri ortadan kaldıramaz, ancak daha önceleri mümkün olmayan şekillerde birlikte çalışmamıza imkan veren platformlar yaratır.

Hepimiz çok önemli bir şey öğrendik: Yayın yapmak, bir araya getirmekle aynı şey değil. Yayın yapmak farkındalık yaratabilir. Ancak insanları bir araya getirmek, bağlantı kurmayı ve değişimi yaratabilir. Bir araya getirmek, bir şeye katılmaya çağrıyı içeriyor. Twitter’ın bu kadar başarılı olmasının en önemli nedenlerinden biri gerçekten çok basit bir soruyu sormasıydı — “Ne yapıyorsun?” ve insanları 140 karakter ya da daha azıyla yanıt vermeye çağırıyordu — ve insanların nasıl yanıtladığıyla da sınırlı değildi. Platformu kullanan insanlar bağlantıları belirledi. Sadece kimin takip edileceğini değil, katılım göstermenin ne anlama geldiğini de belirlediler.

En başarılı olan platformlar katılım göstermek için en anlamlı ve iyi fırsatları yaratanlar oldu. İşim bu çevrimiçi araçları kullanarak Amerikan vatandaşlarına devletimize katılım göstermeleri için anlamlı fırsatlar yaratmak olacak.

Yardımınız Gerekli

Bu çok büyük bir iş. Şükürler olsun ki tek başıma yapmayacağım. Beyaz Saray’da bu konuyla ilgili halihazırda çalışmakta olan yetenekli ekip beni çok heyecanlandırdı. Dijital Strateji Ofisi’nde aralarına katılacağım ekip, geçtiğimiz altı yıl boyunca We the People gibi muhteşem platformlar yaratarak ve her gün Beyaz Saray’ı ülkenin farklı köşelerinde yaşayan insanlarla kenetleyerek harika bir iş çıkardılar. Başkan’ın Selma’da bahsettiği “ulvi görev” konusunda zaman harcayan teknoloji sektöründeki eski ve yeni arkadaşlarım da bana ilham verdi.

Şu anda düşüncelerim şekillenmeye devam ediyor. Sosyal medyayı yakından okuyacak ve takip edeceğim. Çoğunlukla dinleyeceğim. Sonuçta bu işin en büyük kısmı.

Şu gerçekten harika olur. Şu soruyu yanıtlamanızı çok isterim: Devletimiz ve siz ve topluluklarınız, Amerika’yı daha iyi bir yer yapmak için çevrimiçi olarak nasıl daha iyi şekilde bir araya gelebiliriz? Bu belirli bir politikaya katılmak ya da katılmamak değil. Bu, devletimizin bizimle nasıl daha çok meşgul olmasını istediğimize dair etraflıca düşünmek ve bizim bu diyaloğun bir parçası olmaya ne kadar istekli oluşumuz.

İstediğiniz yere yazın—Twitter, Tumblr, Medium, Facebook. #socialcivics etiketini kullanın. Söyeleyeceklerinizi duymak için heyecanlanıyorum ve eminim çok şey öğreneceğim. Bu işi aldım çünkü devletin insanlarla çevrimiçi olarak nasıl daha iyi bir araya geleceğini anlama konusunda daha çok yolumuz var. Ve sizinle bu konuda konuşmayı dört gözle bekliyorum.

Bizi Takip Edin