Kasımda Tüketim Başkadır!

Görsel kaynak: economicsociology.org

“Üretilen veya yapılan şeylerin kullanılıp harcanması…” TDK’nın belki de güncelinin en uzağında kalmış kelime tanımı. Aslında daha doğrusu, günümüz yaşantısının tanımı yetersiz kıldığı kelime: tüketim.

Hemen her karşımıza çıktığı satırlarda yanı başında çılgınlığı da eksik etmiyor artık tüketim. Günümüzün birçok ruhsal ve hatta beraberinde fiziksel rahatsızlıklarının temelini oluşturmaya başladı tüketim çılgınlığı. Tüketimi, mutluluk aracı olarak görürken, mutsuzluk doğurduğunu artık birçoğumuz görüyoruz. Sayısız örneğe, hikâyeye sahibiz. Bunun en güzel teşhisi ise affluenza.

Kimimiz damlaya damlaya göl olur hesabı sessiz ve derinden çıldırırken, kimimiz tüm içtenliğimizle dışa vurarak çıldırıyoruz. Bağışıklık kazandığımız indirimler dışında bir indirim kokusu aldığımızda yüzlerce metreleri bulan alışveriş kuyrukları oluşturmaktan kaçınmayabiliyoruz.

İçe atılamayan çılgınlıkların en meşhurlarından biri Amerika’nın Kara Cuması. Kendi dilinde Black Friday olarak anılan bu Cuma, her yıl Kasım ayının son Cuması kutlanmakta! Şükran gününü takip eden ilk Cuma olan bu gün aslında Noel Tatiline kadar sürecek olan 1,5 aylık sürecin ilk günü. Bu 1,5 aylık süre, Amerika’daki toplam perakende satışının %20 ile %40’ı arasındaki hacmin yaratıldığı süre. Elbette bu sürecin en büyük hacmi ise Kara Cuma’ya ait. Aşağıdaki videoyu izlediğinizde, bu insanların 11 aydır tek bir harcama dahi yapmadığını düşünebilirsiniz!

İnsanların rasyonel olma motivasyonu doğrultusunda %30-%40 daha uygun fiyatla alım imkânını değerlendirme noktasında bu kargaşayı biraz anlamlandırabilmek mümkün olmakla birlikte, yarış içerisine girilen, sinirlerin gerildiği ve nihayetinde kontrolün kaybedildiği gerçeği noktasında da rasyonel insanı ara ki bulasın seviyesine gelineceği de aşikâr. Kaç kişinin gerçek ihtiyaçları uğruna o kuyruklarda yer alıp, hedefe ulaşılması ardından yalnızca ihtiyacı olan ile oradan ayrıldığını ölçebilmek mümkün olsaydı, yüzdenin tekli sayılı sonuçlarına ulaşılacak olacağına yemin bile edebilirdim! Elbette bunun farkında olan tek kişi de değilim. Ancak bu tüketim çılgınlığı öyle bir şey ki; öyle bileşenlere sahip ki, yarın o kuyrukların birinde benim de yer alıp almayacağımı da bilemiyorum…

Günler bitiyor ama tüketim günleri bitmiyor tabii ki! Mesela, Kara Cuma’yı kaçıranlar için Siber Pazartesi’leri var! Cyber Monday dedikleri bu Pazartesi, Kara Cuma’yı takip eden ilk Pazartesi günü. Kara Cuma’da kaçırdıkları indirimli ürünleri Pazartesi günü internetten satın alma fırsatı sağlayan bu gün de, şaşıracaksınız ama Amerika’da internet üzerinden yapılan alışveriş hacminin en yüksek olduğu gün!

Amerika menşeli bu günler de, Sevgililer Günü, Anneler Günü gibi tüketim üzerinde global etkilere sahip günler olmaya başladı. Kuşkusuz e-ticaret bu noktadaki en güçlü kanal. Ve artık tüketici ile birlikte devletler bazında da kapitalizm sevgisindeki artış, bu günlere yeni menşeler kazandırıyor.

Alibaba CEO’su Daniel Zhang tarafından 2009 yılında ortaya atılan Bekarlar Günü, sonuçları ile Kara Cuma’ya da Siber Pazartesi’ye de parmak ısırtıyor! Her yılın Kasım ayının 11. gününde “kutlanan” bu günün 2016 yılı sonuçları 17.7 milyar dolarlık bir satışı gösteriyor. 2015 yılındaki Kara Cuma ve Siber Pazartesi satışları toplamının 7.5 milyar dolar seviyesinde olduğunu bildiğimizde, Çin’in dünya nüfusundan aldığı payı, dünya e-ticaret payından da almaya niyetli olduğunu görebiliyoruz! (Bu arada, Neden 11 Kasım tarihinin bekarlar günü olarak seçildiğini de, 11.11 tarihinin dört bekara benzetilmesinden yaratılan bir hikayeye sığdırıldığını da, gereksiz bilgi severler için buraya not düşelim.)

Tüketimin vardığı bu noktadan duyduğu rahatsızlığa aktivist yaklaşanlar da var elbet. Bunların en meşhurlarından biri Ted Dave.

Dave, eski (ve işinde çok başarılı olduğu söylenen) bir Kanadalı reklamcı. Birçok alışverişin (özellikle reklam sektöründe çalışması nedeniyle) insanların başkaları tarafından yönlendirilmesi nedeniyle kaynaklandığı inancını güçlendiren Dave, insanların ihtiyaçları dışında çok fazla alışveriş yaptığını ve bunun alışkanlığı da aşarak bağımlılık haline geldiğini ifade ediyor. Bu saatten sonra da Dave, insanların alışveriş yapması için değil, alışveriş yapmamaları için çalışmaya başlıyor. Bu bağlamda 1992 yılında Dave’in önderliğinde “Satın Almama Günü — Buy Nothing Day” kutlanmaya başlıyor. Ve Dave, bu günü Kasım ayının son Cumartesi günü olarak belirliyor. Kara Cuma’nın ertesi günü!

24 saat boyunca hiçbir şey satın almamak şeklinde kutlanan bu günün asıl amacı elbette tüketim çılgınlığına dikkat çekmek. Bu gün, belki de dikkat çekiciliği yüksek olsun düşüncesi ile Kara Cuma ertesi olarak seçilmiş olsa da, Kara Cuma’da yeterince tüketmiş olanların Satın Almama Gününü kutlamasını da kolaylaştırıyor aslında.

Hangi gün tüketir, ne zaman dinlenirsiniz bilinmez ama hem temel hem de hazsal ihtiyaçlarınızı karşılarken makul olmanız; hem size, hem geleceğimize iyi gelecektir!

Bir de, bu gibi günlerin/kampanyaların, gerçekten tüketiciye olan saygı, onları yılın bir döneminde de olsa ödüllendirmek istenilmesi gibi “sosyal” düşünceler çerçevesindeki masum ve fayda sunan uygulamalar olduğunu düşünenler varsa, onları o öyle olmaz, böyle olur diyen Norveç’e alalım; Aralık ayındaki Noel için yapılacak harcamaları bütçelerini sarsmasın diye Kasım ayında vatandaşından %50 daha az vergi alan Norveç’e!