Kentsel Dönüşüm

Gece sabaha vardığında 15 yıldır oturduğumuz bu evden, evimizden taşınacağız ve birkaç hafta sonra da binayı yıkıp tüm geçmişimizi sıfırlayacaklar.

Şu son saatlerimizde evimizin kokusunu içime sindirmeye, görüntülerini belleğime kazımaya çalışıyorum. Yok, o dijital fotoğraflardan farklı bir şey bu dediğim; Eşimle binbir güçlüğe göğüs gerip aylar boyu kazandığımız paranın son kuruşuna kadar ödediğimiz taksitlerin, gelmek bilmeyen ay sonunun, yediğimiz peynir-ekmeğin görüntüsünü çekemiyor onlar…

Kızımın doğumunun ardından onu hastaneden alıp geldiğimizde kapıdan ilk girişimiz, daha canlı, renkli ve net belleğimin kadrajında. Emeklediği koridorda attığı çığlıkları zihnimin derinliklerine kazırken, boyunu ölçüp işaretlediğimiz kapı doğramasının ahşap kokusunu da burun deliklerimden içime doğru çekip bünyeye katıyorum.

Hepsini okuyamasak da hiç bir kitabını atmaya kıyamadığımız insanın özgüvenini tazeleyen duvardan duvara kütüphanemiz, sıcak yaz akşamlarında serinleten dost sohbetlerinin derkenarı balkonumuz ve gece yarısının sessizliğini tüm duyularınızla hissettiğiniz huzur mekanı salonumuz…

Gece sabaha vardığında 15 yıldır oturduğumuz evimizden taşınacağız ve ardından binayı da yıkıp tüm geçmişimizi belleklerimize hapsedecekler.

Kenti değil bizi, benliğimiz dönüştürüyorlar sanki.

Tutmuyor uyku!

Show your support

Clapping shows how much you appreciated İsmail H. Polat’s story.