Kesilseydi, herhalde günlerce ağlardım”

Urla’nın Ovacık köyünde rüzgar enerjisi santrali kurulması planlandığı için geçtiğimiz hafta ağaç kesiminin başlamasına köy halkı tepki gösterdi. Kesime gelen ekiplerin köy halkının direnişi ve yoğun yağmur sebebiyle ara verdiği ağaç kesimiyle ilgili yürütmeyi durdurma kararı da izmir İkinci İdare Mahkemesi tarafından 11 Aralık’ta verildi.


İzmir’in farklı ilçelerinde ve köylerinde yapılmaya başlanan ve bir çok ağaç katliamına sebep olması beklenen RES ile ilgili tartışmalar sürüyor. Çeşme’de başlayan protestoların Türkiye’de yankı uyandırmasının ardından gözler İzmir’e çevrildi. Ancak, Çeşme ağaç katliamının yaşanacağı tek yer değildi. Urla’nın Ovacık köyünde de RES türbinlerinin kurulacağı yer ve orada inşaatın devam edebilmesi için en az 1806 ağacın kesileceği haberi geldi. Buna karşı köy halkı ve çevreden gelenlerin de desteği ile direniş başlatıldı. Çıkan yürütmeyi durdurma kararı geçici de olsa, köy halkını bir nebze umutlandırdı. Yasal süreç halen devam ederken, direnen Ovacık köyünün muhtarı Veysel Erköse yaşananları ve hissettiklerini anlattı.

Fotoğraf: Espas
“Bu aslında ikinci davamız. Biz burayla alakalı ilk yürütmeyi durdurma davamızı Haziran ayında hemen ilk toplantıdan sonra açtık. Ancak kaybettik. Sonra danıştaya taşıdık mevzuyu. Sebebi de 2008 yılında bize ulaşmış olan bildiri hakkında, 60 günlük itiraz sürecimizi doldurduğumuzla ilgili bir durum söz konusuymuş. Bu, bize 2008'de ulaşan yazı da bu dağlardaki projelerle alakalı bir yazıydı. Araplar Dağı olarak geçiyordu burası ama biz Mersinboğazı olarak biliriz. Meğersem burası da askeri planlarda Araplar Dağı olarak geçermiş. Ben de bu yüzden önemsememiştim durumu… Ancak türbinlerin kurulacağı yer bazı hanelere neredeyse 600 metre uzaklıkta. Bazı yerlerde 600–900 metre arası değişiyor uzaklık. Sadece altı türbin buraya kuralacak. Doğu, batı ve güney olarak ayırmışlar.
Biz 40 haneli küçük bir köyüz ve köyün bir çoğu buradaydı. En az her evden bir kişi gelmiş olsa 40 kişi yapıyor zaten. Mesela ben bu sabah erkenden geldim, sonra bir başkası annesiyle birlikte geldi. Çoğu kişi yaya olarak gelip geçerken de halen daha kontrol ediyor. Zeytinliklerimiz zaten çok yakın. Buradan sadece 50 metre ileride.
Diğer köylerin de durumu aynı. Çünkü bu projelerden çevre köylerde de var. RES’in getireceği zararı hepimiz biliyoruz. Yani en azından, sosyal medyadan nasıl zararları olduğunu öğreniyoruz. Köylülerle ormanın ilişkisine gelince, devamlı odun keserek mi yaşıyorsunuz diyeceksiniz ama cevabım hayır. Burası bizim için doğal yaşama ulaşabileceğimiz yer. Köyümüzde bile neredeyse doğallığı bozmamak için çit bile kullanmıyoruz. Mesela bir ara baz istasyonu kurulmak istendi, ancak ona da hayır dedik. 300 ila 500 kovan arası arımız var ve bu arılar yüksek gerilimin olduğu yerlerde yavru yapamazlar. Biz bunun için baz istasyonuna da izin vermedik.
Fotoğraf: Espas
Bademler’den gelenler oldu. Yağcılar’dan insanlar desteğe ihtiyacımız olup olmadığını sormak için arayıp durdu. Çünkü Yağcılar Köyü de geçtiğimiz senelerde buna benzer bir süreç yaşamış ve kazanmıştı. Örneğin ilginçtir Antalya’dan bile arayan oldu ancak Yırca’dan arayan olmadı. Ben buranın Yırca gibi olmasını istemiyorum. Burada ağaçların kesildikten sonra durdurma kararı çıkmasını istemiyorum. Ha bu karar çıkmazsa da ben yine burada direnirim o ayrı. Sırf ben değil köy halkı olarak karşı çıkarız bu karara. Elimizde hiç bir şey kalmayana kadar devam edeceğiz, burada bekleyeceğiz biz.
Destek olarak düşünecek olursak, ben dışarıdan çok destek gelmesini istemiyorum. Çünkü buraya gelirlerse “devlet, devlet” diye bağıracaklar. Ama ben bunu istemiyorum. Ben, doğayı korumak istiyorum. RES’e karşı falan değiliz, sadece çam ormanının en yoğun olduğu bölgeyi kesiyorlar. Yer tayini yapılsın ancak buraya yapılmasın veya burada yaşayan bizlere sorulsun… Bizim istediğimiz bu. Yani “Google” ı açıp da bakılarak buraya yapılmasın.
Fotoğraf: Espas
Burada çeşitli kuş türleri, keklik, domuz, tilki ve çakal var. Özel tür dağ çileğimiz var, kantaronumuz, adaçayı ve kızılçamlığımız da var. Yani demek istediğim burada bir doğal yaşam çeşitliliği var. Burada kesecekleri ağaçlar, 1806 yaşı dolmuş ağaç olarak geçiyor. Ya peki bu ağaçların yanında yaşı dolmayanlar? Daha bir çok yaşı gelmeden kesilecek olan ağaç var .
Kesilme olasılığını düşündüm dün ve ağladım. Bugün konuşurken yine boğazım düğümleniyor. Kesilseydi herhalde günlerce ağlardım. Doğayı, eğer biz katledersek geri gelmiyor. Ancak doğa, kendi kendini yenileyebiliyor. Zaten kimse katledilen ağaçları da ekmek için geri gelmesin. Doğaya saygı göstermek gerekir, yani o kendi kendini yenileyecektir. Kişi olarak kendimi düşünüyorum; ben nerede böyle bir katliam olacağını duysam destek verirdim diye düşünüyorum. Çıkan karara bakınca da seviniyorum. Ancak yine de şunu biliyorum ki, bu da geçici bir süreliğine verilmiş yürütmeyi durdurma kararı…
Fotoğraf: Espas
Show your support

Clapping shows how much you appreciated espas’s story.