LinkedIn’de İş Arama ve İş Teklifi Etme Adabı!

Bilmeyenler için ilk önce LinkedIn’in neye hizmet ettiğini açıklamakla başlamalıyım çünkü LinkedIn’in ne işe yaradığını bilmeyen binlerce kişi olduğunu düşünüyorum.

400 milyondan fazla üyesi bulunan, profesyonel kimliğinizi yönetip kendi profesyonel ağınızı kurabileceğiniz profesyonel bir sosyal ağ LinkedIn.

LinkedIn profilinizin olması mevcut olarak çalışıyor veya çalışmıyor olsanız bile iş aradığınız anlamına gelmez. LinkedIn aslında biraz da çevremize kendimizi göstermek için kullandığımız bir mecra. Yeni bir cep telefonunu satın alıp çevremizdeki insanların gözüne sokmak gibi aslında, “bakın ben bu okuldan mezunum, bakın ben bu şirkette bu pozisyonda çalışıyorum” demek için kullanan büyük bir kitle olduğunu düşünüyorum. Yani Facebook hesabımız veya Twitter hesabımız olması ne kadar normal ise LinkedIn profilimizin olması da o kadar doğal. LinkedIn’de olmak istiyoruz çünkü herkes orada.

Son zamanlarda LinkedIn’de dikkatimi çeken paylaşımlar var. Aşağıda 1–2 örnek ile açıklamak istedim.

“Annem hasta, babam trafik kazası geçirdi. 1 yıldır işsizim, lütfen bana uygun iş varsa çevrenizdekilerle paylaşır mısınız?” tarzında çok fazla gönderi görüyorum.

İnsanların duygularını sömürerek iş aramayı etik bulmuyorum, etik bulmayacağım. Koskoca ülkede 1 yıldır işsizseniz ya işinizde iyi değilsiniz (kendinizi işinde iyi zanneden aslında yetersiz birisiniz) veya iş beğenmiyorsunuz!

LinkedIn’de gönderi paylaşarak İŞ ARANMAZ! 
Dünya’nın en iyi makine mühendisi olduğunuzu varsayalım, böyle bir gönderi paylaşıyorsanız hak ettiğiniz ücretten daha azı teklif edilme ihtimali çok yüksek. Muhtaç gibi değil, güçlü ve kendinden emin gözükmeniz yeni bir iş bulmanızda sizin adınıza avantaj sağlayacaktır.

LinkedIn’de İş Teklifi Nasıl Yapılmamalı?

Kötü iş teklifi örneklerini de paylaşalım, IK departmanında çalışan arkadaşlar ve şirket sahipleri belki farklı stratejiler geliştirebilirler.

  1. Adaydan CV istemeden, pozisyon hakkında bilgi vermeden, iş ilanını paylaşmadan adayla görüşmeye çalışmayınız ve iş teklifi etmeyiniz!
    (Aday belki sizin aradığınız özelliklerde değil, pozisyon belki adayın ilgisini çekmeyecek. Junior mı Senior mu Manager mı Director mı? aradığınızı aday medyum değil ise bilemez! İş ilanını paylaşın ki pozisyon adayın kendisine uygun mu değil mi? kavrayabilsin. Gerçi siz de haklısınız herkes her şeyi biliyor bu ülkede, ne gerek var?!
  2. İş teklifi ettiğiniz kişiden referans istemeyiniz. İş teklifi ettiğiniz kişinin kim olduğunu bilmeden iş teklifi etmeyiniz. (18 yaşında adama gidip director, 13 yıllık sektör deneyimi olan 40 yaşındaki adama gidip junior pozisyonu için iş teklifinde bulunmamış olursunuz)
  3. İş teklifi ettiğiniz kişi ile yüz yüze görüşürken “son bir görüşme daha yapacağız ve daha alt pozisyonda olan bir çalışan sizin bilginizi test edecek” ona göre karar vereceğiz veya “ben müşterilerimin bilgilerini sana açacağım, sana nasıl güveneyim?” demeyiniz. (Alt pozisyon üst pozisyona gelecek kişinin bilgisini test edemez! İş teklifi ettiğiniz kişi sizin şirketinizin 1 yılda kazandığı parayı 10 günde kazanan 4–5 farklı şirkette daha önceden çalışmış olabilir, iş teklifi ettiğiniz kişiye saygı gösteriniz)
  4. İş teklifi ettiğiniz kişi size CV göndermek istiyorsa bunu kabul edin ve CV’yi inceleyiniz. (Görüşme sırasında “siz askere gitmemişsiniz, siz üniversite mezunu değilmişsiniz, biz ana dil düzeyinde ingilizce konuşan birini arıyoruz, şirketimiz Beylikdüzü’nde ama siz Tuzla’da mı yaşıyordunuz?” gibi tepkiler göstermemiş olursunuz. Çok fazla kriteriniz varsa ilk maddede bahsettiğim gibi iş ilanını aday ile mutlaka paylaşın)
  5. İş teklifi edip yüz yüze görüşmeden ücret bilgisi vermeyiniz ve adayın kafasındaki rakamı öğrenmeye çalışmayınız. (LinkedIn profilimizde hatta CV’mizde yazanlar tam olarak kendimizi yansıtmıyor çoğu zaman, bu yüzden ücretin masada konuşulması daha mantıklı)

Not: Bu yazı tamamen şahsi fikir ve gözlemlerimden oluşmuştur.