Go to Medium Türkçe
Medium Türkçe
Letter sent on Jan 23, 2016

Medium’da Geçen Hafta

Mahvolan hayallerimizi diriltmek için hala bir ümit var!

6 dakikalık okuma — Hakan Akben

Hiç unutmuyorum televizyonu düzenli izlediğim yıllardı; ya doksanların sonu ya da ikibinlerin başıydı. Ana haber bültenlerinin birinde sokaktan geçen vatandaşlara, yılbaşı ikramiyesini kazansalar ne gibi çılgınca şeyler yapacaklarını soruyordu muhabir. Cevaplar hayli ilginçti.

Okuyan Bir Erkekle Çıkmayın

3 dakikalık okuma — CamMi Pham

Okuyan bir erkekle çıkmayın. Kendi kendine sorunsuzca zaman geçirebilir. Sizle veya siz olmadan kendini saatlerce eğlendirebilir. Zamanın Kısa Tarihi en kötü düşmanınız olabilir. Emma veya Jane Eyre ile bir ilişkisinin olduğundan şüphelenebilirsiniz. Zamanını her zaman kitaplarıyla paylaşmak zorunda olacaksınız. Ve fazla mesai yaptığınızda üzülmeyecek, kitaplar ona eşlik edecek.

Mustafa Koç’un Ölümü Üzerine Politika

2 dakikalık okuma — Devrim Ziya Tavil

Bu yazı iki yöne gidebilir.
Mustafa Koç’un bugüne kadar yaptıklarını sonuna kadar eleştirebilirim.
Ya da Mustafa Koç’u yere göğe koyamam.
Ama önce bir duralım.
Bir insan öldü.
Ailesi, 2 kız çocuğu vardı. Servet bu acıyı azaltmaz.

Sultanahmet’ten Ne Öğrendim: Yüzeysel Twitter İncelemesi

4 dakikalık okuma — Yusuf Salman

Üç farklı arama sonucunu topladım. Birincisi içinde “suçlu” ya da “sorumlu” (ya da her ikisi de) kelimeleri geçen tweetler. İkincisi Sultanahmet’ten bahsedilen, Türkçe atılmış tüm tweetler. Üçüncüsu ikincisinin İngilizcesi.

Dubai — Gecikmiş bir yazı

15 dakikalık okuma — Güney Köse

Bir süredir Dubai’de yaşıyorum. Bu yazıda sadece bir startupçı kafasıyla değil, enine boyuna Dubai’yi anlatacağım. Biraz uzun olabilir, savulun.

Türkiye’de yurtdışıyla ilgili abartılı bulduğum birçok genelleme var. Çevremdeki insanlar genelde gidişattan memnun olmadıklarından ve kaçıp gitmek istediklerinden, bazı ülkeleri ve şehirleri Valhalla gibi görmeye başlıyor.

Eroin mi istersin? Ayds mi?

8 dakikalık okuma — mehmet dogan

Elberfeld, Almanya. Tarih 21 Ağustos 1897. Günlerden Cumartesi. Hafta sonu olması nedeniyle, ünlü ilaç firması Bayer’in laboratuvarında çalışan çok fazla kişi yoktu ama Felix Hoffmann o gün oradaydı.

Daha 11 gün önce, Felix Hoffmann, aynı laboratuvarda ASA adını verdiği bir ilaç geliştirmişti. Herkesin kolay hatırlaması için bu ilaca Aspirin ismi verildi ve böylece Bayer’in en çok satan ilaçlar listesinde yıllardır yer alan Aspirin markası doğmuş oldu. Ama o gün, Felix Hoffmann Aspirin üzerinde çalışmıyordu. Onun için daha önemli bir proje vardı. Bu proje, aslında 23 sene önce İngiltere’de başlamış fakat daha sonra yarım bırakılmış bir projeydi.

İstanbul’u Yeniden Adlandırmak

4 dakikalık okuma — Tevfik Uyar

İstanbul gün geçtikçe daha çekilmez bir şehir haline geliyor. Bunu kimse inkâr edemez. Sanki ana yollarda trafik pek rahatmış gibi, E-5, TEM gibi arterler hizasına yeni yeni site ve AVM projeleri yapılmaya devam ediyor. Örneğin E-5 Şirinevler zaten artık günün her saati sıkışık bir yer ama sadece orada bile iki yeni proje bitmek üzere. Yani sabah işe gitmeye akşam eve dönmeye çalışan 1000'e yakın otomobil daha bölgeyi sıkıştırmak için gün sayıyor (görünen o ki kamu kurumları şehir bölge planlama dediğimiz şey üniversitede bir bölüm adı olmaktan ibaret).

Kurumsal dünyanın Mr. and Ms. Robot’larıyız!

3 dakikalık okuma — Savaş Önemli

“Hepimizin çocukların sırtından milyarlar kazandığını bilmemize rağmen Steve Jobs’ın harika biri olduğuna inanmamız mı? Ya da belki tüm kahramanlarımızın sahte olduğunu hissetmemizdir. Dünyanın kendisi bile bir büyük aldatmaca. Birbirimizi fikir gibi maskelediğimiz saçmalıklarla doldurmaktan sosyal medyada samimiyetsiz taklidi yapmaktan başka ne yapıyoruz? Yoksa buna oy verdiğimiz için mi? Hileli seçimlerimizden değil, mal, mülk, paradan bahsediyoruz. Yeni bir şey söylemiyorum. Bunu neden yaptığımızı biliyoruz.

Yeni Nesil Kiracılık: Modern Dünyada Komün Hayatı Yaşama Trendi

3 dakikalık okuma — İşCep

Ortak çalışma alanlarının yükselişini anlatmak çok sıkıcı olurdu, okumak da öyle olurdu değil mi? Evet artık dünya ve iş modelleri değiştiği için yeni nesil işlerde çalışma stilleri de değişiyor ve herkes kendi gibi olan insanlarla özgür bir alanda birlikte ama bağımsız çalışmak istiyor o nedenle de dünyanın her yerinde çok havalı ortak çalışma alanları şirketleşiyor. Peki ya ortak yaşama alanları? Artık dünyada ‘co-working space’ yerine ‘co-living space’ konuşuluyor. Hayır tabii ki pansiyonlardan, yurtlardan, otellerden bahsetmiyoruz. Çok daha fazlası! Dünyada birlikte yaşama / komün hayatı gitgide yükseliyor, ‘co-living’ adı verilen akım yayılıyor.

Tiyatronun İnceldiği Yere Bağlandığımız Bir Oyun: Apaçi Gızlar

6 dakikalık okuma — Erdal Ozan Metin

Mek’an Sahne’nin yeni oyunu Apaçi Gızlar, rüzgârını arkasına alarak Ankara sahnelerine düştü. Oyunun yazarı yine Şâmil Yılmaz. Sezen Keser ise oyunu yöneten genç ve yaratıcı bir yönetmen. Farabi Sahnesi’nde oynuyorlar.

Oyunun özeline girmeden, Mek’an Sahne’den biraz bahsetmek gerekir. Devlet Tiyatroları’nın doğduğu yerdir Ankara. Dolayısıyla bir tiyatro adabı vardır burada. Oyunlara geç kalma olmaz, devlet tiyatrolarının sahneleri yapımın kalitesiyle hiçbir orantı kurulmadan boş bırakılmaz. Tiyatrosuna sadıktır Ankara tiyatro seyircisi. Neredeyse Dionizyak bir kutsamayla bakarlar tiyatro sahnesine.

Bu mektubu alıyorsanız muhtemelen Medium’daki Türkçe içeriklerle ilgileniyorsunuz. Daha fazlasını keşfetmek için buradan Medium’daki diğer Türkçe yayınlara göz atabilir veya buradan ilgili etiketleri takip ederek o etiketle yayınlanan son yazılardan haberdar olabilirsiniz. (Eğer bu e-postayı almak istemiyorsanız aşağıdaki “Unsubscribe” bağlantısını tıklamanız yeterli.)

Bizi Twitter ve Facebook’ta da takip edebilirsiniz. Teşekkürler!

Mobil uygulamalarımızla her yerde okuyun ve yazın: Android — iOS