Multi-Disipliner İnsan Olmak Ya da Olmamak

Masumiyet Karinesi
Feb 6, 2017 · 3 min read
Image for post
Image for post

Uzunca bir süre yazılarımı aksattım. Yazılan yazıları takip etmeye çalıştım. Ancak okuduklarım malumatfuruşluk derecesindeydi. Yazılarımı takip edenler bilir. Hayatın merkezinde, fildişi kulelerden uzak bir hayli sade vatandaşım işte. Tüm bunların yanında, etkileşimde ve iletişimde bulunduğum insanlardan dertlerini dinlemeye gayret ederim.

Eğer doğru soruları sorabilirseniz, her insan ilk önce muzdarip olduğu şeyi anlatmaya başlar. Bu benim için sıkıcı olsa da, sohbetin/iletişimin sonu en nihayetinde sorunların düğüm olduğu noktaya varır. Etkileşimde bulunduğum insanların bugünlerde genel problemi Evet/Hayır ikilemi. Kesinlikle gündemi takip etmememe rağmen, sohbet top-list’imin birinci sırasını bu konu işgâl ediyor.

Neden ?

Çünkü toplumsalımızı politik-magazin oldukça fazla kaplamış durumda. Bunun yaklaşan politik heyula ile de çok alakası yok. Zira normal bir günde de aynı konu, sohbetlerimizin en birincil gündemidir. Medya her iki kanat için de, aynı güdümde üretkenliklerinin zirvesini yaşatıyor. Adam 1. nargile közü dağıtıyor, ne olacak bu ülkenin hali diyor. Adam 2. pastahaneci ‘abi ne oy atacaksın?’ diyor. Adam 3. koltuk imalatı yapıyor ‘MHP adam gibi dursaydı, bugün böyle olmazdı!’ diyor. Kadın 1. imalat sanayinde yönetici ‘seçimler ‘hayırlısı’ ile bitse de, önümüzü görsek!’ diyor. Bir de politik içeren paylaşarak, seni güdümlemeye çalışıyor. Bak bak… Subliminal mesaja bak!

Düştüğümüz şu libidinal düzene bak. Herkes erekte bir vaziyette birbirini bekliyor. Mübarek herkes Cosimo de’Medici gibi. Kaldır yasaları, tutuştur ellerine iktidarı (kılıç,ekonomi,politik güç) birbirlerini doğrayacaklar.

Yahu biri de gelsin desin ki: Babacım ya bu sicim teorisi ne ayak? Yok herkeste bir ‘derin düşünce’ vukufiyeti ile dünyayı kuşatmak isteği. Bazı güzellikler de yok değil. Onları göz ardı edemem. DayDay pastanesi var. Beyazıt’a yolu düşen uğrasın. Adamlar belki de ‘kandil simidi’ formunun pîri. Sadece bu ürünü üretiyorlar. Sevdiğimden dolayı dedim ki; ‘Ağabey bunu bu kadar güzel nasıl yapıyorsunuz?’…

Adam on dakika kandil simidinin kendilerince yapımını anlattı. Susamın üretilişinden, insan metabolizmasına katkısına ve dahi insanın genetik formuna kadar değindi. Yok ebesinin örekesi dedim! Bir tesbihçi ile kehribar tespihin epistomolojisini konuştuğumu hatırlıyorum. Kısaca felsefesini anlattı. Şiir gibi anlattı, dondum. Faaliyet gösterdikleri işle alakalı konuşmuşlar işte! Diyecekseniz demeyin. Ona bile hasretiz.

Sonra sorularıma bir ‘Neden ?’ daha ekledim. Bu kadar zor değil. Öğrenmekten kaçan bir toplum olmayı nasıl başardık? Hala şaşırıyorum. Çok iş yaptım hem de birbirinden farklı. Ancak yaptığım işlerde öğrendiğim bir şey vardı, çok yönlü olmak. Bu arada her şeyden biraz biraz değil, her şeyden birbiri ile bağlantılı çıkarımlar yapmak bir insana nasıl zevk vermez?

Yazı yazıyorum. Reklamla ilgileniyorum. E-ticaret yapıyorum. Bilimin farklı dalları ile uğraşıyorum. Hiçbiri birbirine engel olmuyor. Olmaması da gerekiyor. Zenginleşiyorum! Öğrendikçe parladığını hisseder insan. Zweig’in yazdığı ‘İnsanın Yıldızının Parladığı Anlar…’ kitabındaki karakterler oluyorum. Her boku bilen adam değil, multi-disipliner bir adam olmak gibi bir gayem var. Günde belki on kere kaybediyorum. Her anlamda. Yenilgilerimi yedekliyorum. Bunu bile seviyorum! Moralim bozuluyor, yıkılıyorum. Sabah tekrar olmam gereken insan için, sıfırdan tekrar başlıyorum. Görüştüğüm insanlar tutup ‘sen ne bok yiyorsun?’ demiyor.

Fazlasıyla takdir ediliyorsunuz. Her girişimci (geniş çaplı kullanıyorum bu kelimeyi.) gibi işsiz bir insan gibi görünmekten memnun değilseniz, memur olun kardeşim. O da olmuyorsa, girin bir yere maaşlı kafa sallayan olun. Ama etrafta dolaşıp müptezel, cahil, bilgisiz adam olmayın!

İşyerlerinde birbirinizin kuyusunu kazın. Sana diyorum! Sen sıklıkla bunları yapıyorsun. Dolaşma kardeşim etrafımda, enerjimi, umudumu ve geleceğimi vampir gibi emme! Ben sen değilim, sen olmaktan da imtina ederim!

Medium Türkçe

Resmi Türkçe Yayın

Medium is an open platform where 170 million readers come to find insightful and dynamic thinking. Here, expert and undiscovered voices alike dive into the heart of any topic and bring new ideas to the surface. Learn more

Follow the writers, publications, and topics that matter to you, and you’ll see them on your homepage and in your inbox. Explore

If you have a story to tell, knowledge to share, or a perspective to offer — welcome home. It’s easy and free to post your thinking on any topic. Write on Medium

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store