‘Nasılsın?’ Sorusuna Cevabın ‘Yoğun’ ise, Bir Hayatın Yok

Bu yazı, Darius Foroux’un If Your Answer To ‘How Are You?’ Is ‘Busy’, You Don’t Have A Life başlıklı yazısının, kendisinden izin alınarak yapılmış tercümesidir.

Zamanın göz açıp kapayıncaya kadar geçtiği o çok yoğun olma hissini bilir misiniz? Bizler farklı türden bir çok şeyle meşgulüz — iş, arkadaşlar, dışarı çıkma, tatiller, vb. Ama yoğun olmak hiç de iyi bir şey değil.

Geçen gün, yakın arkadaşlarımdan biri olan Antonio’nun doğum günü vardı.

Antonio ile birbirimizi 14–15'li yaşlarımızdan beri tanırız. Son yıllarda ikimiz de dünyanın farklı yerlerinde yaşadık. (O şu anda Lisbon’da yaşıyor.) Bu yüzden birbirimizi son birkaç yıldır görmüyoruz — ama o hala benim için bir kardeş gibidir. Ve biz doğum günlerimizde hep konuşuruz. İkimizin bir ritüeli gibidir.

Diğer tanıdıklarıma göre, Antonio’nun doğum günü benim için hatırlaması hep daha kolaydı. Çünkü onun doğum günü benimkinden bir gün önceydi.

Bu yıl, ben onunkini kutlamayı unuttum. Ama o unutmadı.

Doğum günümde beni tebrik eden bir mesaj yolladı. Ben onun mesajını birkaç gün sonrasına kadar görmedim. Mesajını görür görmez hemen onu arayıp şöyle dedim: “Doğum gününü unuttuğum için çok üzgünüm. Ben çok kötü bir arkadaşım.”

Antonio ise, gerçek bir dost gibi cevapladı : “Hiç önemli değil. Yoğun olduğunu biliyorum, sorun yok.”

Ben ise bu durumun kesinlikle bir sorun olduğunu, yoğun olma mazeretinin eziklere göre olduğunu söyledim. Bunu diyorum çünkü “yoğunluk” mazeretini herşey için kullanabilirsiniz.

  • Yıldönümünüzü unuttunuz. “Evet, ama ne kadar yoğun olduğumu biliyorsun, değil mi? Söz veriyorum bu durumu tatlıya bağlayacağım.”
  • Annenizi 6 aydır aramadınız. “Anne, çooook yoğunum.”
  • Spor salonuna gitmediniz. “Spor yapmak için çok yoğunum.”
  • Ve en BETERİ : “Beni mutlu edecek şeyler üzerinde çalışamayacak kadar yoğunum.” Bu sizin için müzikle, kendi kurmayı düşündüğünüz işinizle, model trenlerle, veya sevdiğiniz herhangi bir şeyle uğraşmak olabilir.

Ben arkadaşımı telefonla arayamayacak kadar yoğundum. Hadi canım: Nasıl olur da arkadaşına telefon edemeyecek kadar yoğun olabilirsin? Saçmalık.

Eğer Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın spor yapabilecek kadar vakti varsa; sen ve ben de HER ŞEY için kesinlikle vakit ayırabiliriz. Çünkü eminim ki Lider olmak dünyadaki en telaşlı işlerden biri.

“Evet, ama onun asistanları var. Benim yok.”

İyi de, biz bir ülke yönetmek zorunda değiliz ki. O yüzden saçmalığı kes.

Yoğun olduğunu her söylediğinde, aslında hayatını önceliklendiremediğini söylemiş oluyorsun.

Yoğun olmak başarılı olmak demek değildir.

Birçok insan yoğun olmayı başarılı olmakla eşdeğer olarak tanımlar. Ama benim tanıdığım insanların %95'inin aksine, bence yoğun olmak kötü bir şeydir.

İnsanlarla karşılaştığınızda, onların size sıklıkla ne kadar yoğun bir hayatlarının olduğunu göstermek istediğinizi görürsünüz. “Dolu bir takvime sahip olmak yaptığım BİR ŞEYİ doğru yapıyorum anlamına gelmeli, değil mi?”

Gerçek şu ki: Eğer yoğunsan, aslında hiç de yaşamıyorsun. Sadece var oluyorsun.

Ne İstersen (Anything You Want) adlı kitabın yazarı, Derek Sivers, ve benim favori düşünürlerimden biri, diyor ki:

“Bana göre, ‘yoğunluk’ kişinin hayatının kontrolünü kaybettiği anlamına geliyor.”

“Ama yoğun değilsem, ne halt etmeliyim?

Orada dur. Bir an için düşün ve hayatındaki hangi şeylerin sadece “yoğun iş” ve anlam kategorisinde olduğuna karar ver.

Seneca bu durumu en iyi şekilde açıklıyor:

“ İyi bir insan , kendini adi ve onur kırıcı bir iş üzerinde heba etmeyecek ve sadece yoğun olmak için yoğun olmayacaktır.”

Bunu pratikte nasıl uyguladığımı söyleyeyim.

Eğer haftasonu için bir planın YOKSA bu durum tamamıyla normal. İnsanların pazartesi günleri birbirlerine sordukları favori sorusu şudur: “Haftasonu ne yaptın?”

Başkalarına anlatabilmek için bir şeyler yapmak zorunda değilsin. Sorduklarında ise, ben onlara şu cevabı veriyorum: “HİÇ.”

Veya, “Bir şeyler karaladım, spora gittim, ve uyudum.”

Onlarsa bana bakıp şöyle diyorlar: “Hepsi bu mu?”.

Ne yani? Dünyayı dolaşmadıysam, aborjinlerle akşam yemeği yemediysem, ve dönüş yolunu bir süper jete atlayıp gelmediysem havalı olmamış mı oluyorum?

Bir şey daha : Ben her şeye HAYIR diyorum.

Kahve içmeye gidelim mi? Akşam yemeğine ne dersin? Para karşılığında makale yazmak ister misin? Bizim için çalışmak ister misin? Şunu veya bunu yapmak ister misin?

Hayır, şimdi değil — Yoğun olmak istemiyorum.

Yoğun olduğunuz zaman, zaman hızlı akar. Ve ben zamanın YAVAŞ akmasını istiyorum.

Bu hissi biliyor musunuz? Bazı günler sonsuz gibi görünür, ve yıllar sonra, o gün nasıl hissettiğini hala hatırlarsınız. Neredeyse her gün bu şekilde hissetmelisiniz.

Yapman gereken tek şey yavaşlamak, yoğun olmayı bırakmak, önemli şeyleri unutmak, ve bilinçli bir hayat yaşamak.

O kadar da zor değil, değil mi? O zaman şimdi yapmaya başlayabilirsin.


Yazının orjinali dariusforoux.com’da yayınlanmıştır.

Okuduğunuz için teşekkürler. 10,000'in üzerinde kişinin bulunduğu ebültenime katılmak ister misiniz?

Eğer bu yazıyı beğendiyseniz, e-bültenime katılmaktan çekinmeyin. Palavra değil, işleyiş basitçe şöyle — Sadece öğrenmiş olduğum dersleri sizlerle paylaşıyorum. Dersler çoğunlukla vakit öldürmenin üstesinden gelme, daha üretken olma, ve bir şeyleri başarmak üzerine.

Format şöyle : Her Perşembe, o hafta yayınlamış olduğum hikayelerin kısa bir özetini size kısa bir email ile yolluyor olacağım. Ayrıca, o hikayeleri nasıl yazdığımın arka planını ve kendi hayatıma nasıl uyguladığımı aktarıyor olacağım.

Katılmak için tıklayın

Not: ‘6 Stepte Hayalinizdeki İşi Bulmak’ adlı e-kitabımı yolluyor olacağım.


Beni Twitter’dan takip edebilir, bir süredir Medium üzerinden yayınlamaya başladığım ve haftanın öne çıkan girişimlerinden derlemeler sunduğum Bir Tutam Girişim e-bültenine de aşağıdaki linkten abone olabilirsiniz.