Phil Katz’ın Aşırı Acıklı Hikayesi

Hanımlar beyler; 14 Nisan günü, günübirlik kaldığı otelde, boş bir nane likörü şişesinin yanına kıvrılmış şekilde ölü bulunan bu adam, Phil Katz; ‘.zip’ sıkıştırma formatının yaratıcısı ve bir multimilyoner.

Geliştirdiği yazılımla multi-milyon dolarlık bir şirket sahibi olan bu “deha”, kronik alkolizme bağlı pankreas kanamasından öldü.
Yapayalnızdı, uzun süredir ailesinden uzaktı ve kendi şirketi PKWare Inc. çalışanları onu “yabancı bir ruh” olarak görüyordu.

Öldüğünde, henüz 37 yaşındaydı.

Sadece teknoloji konulu yayınlara değil ulusal ve ana akım medyaya da konu olan, dünyanın en popüler yazılımlarından PKZip’in yaratıcısının bu şekilde hayata veda etmesi utanç verici ve bir o kadar da trajik.

Katz’ın geliştirdiği algoritmalarla bilgisayar dosyaları %50-%70 oranında sıkıştırılabiliyordu. Ürün o kadar yaygınlaştı ki, dünya genelinde “zipping/ziplemek” terimi, dosya sıkıştırmak anlamında sıkça kullanılır oldu.

Ne var ki, Katz’ın hayatı ilerleyen dönemde içki, striptiz kulüpleri, günübirlik kalınan oteller ve ailevi sorunlarla dolacaktı.

Onu son gören kişilerden Chastity Fischer (Katz’ın takıldığı striptizci kızlardan biri), onun için “Bu adamın hiç, ama hiç arkadaşı yoktu.” diyor.
Hayatınızda kimsenin olmadığını düşünün bi’. Arayacak, soracak kimsenizin olmadığını. Kimse.

Çocukken mahallede bisiklet sürmek dışında hiçbir sportif uğraşı olmayan, sessiz bir astım hastasıydı Phil.

Nicolet Lisesi’nden 1980'de mezun oldu. “Geek” sıfatı ona daha teknoloji şirketleri ortaya bile çıkmadan yapışmıştı.

Lisede Katz’ın döneminden olan Rick Mayer: “Phil kimsesiz kelimesinin tanımı gibiydi. Boğuk bir ses tonuyla konuşurdu. Kısa boyluydu ve, ‘çirkin’ demek istemem ama, biraz fazla ‘evcimen’ görünen biriydi.

Katz’ın ölüm haberini aldıktan sonra lise yıllıklarına göz atan Ray Fedderly (Katz’ın matematik ve fizik derslerindeki sıra arkadaşı), Phil’in endişe verici notunu gördü:

“Bu iğrenç, bitmek bilmeyen, dayanılmaz ama aynı zamanda şahane 4 yıl boyunca seninle matematik ve fizik dersleri görmek çok güzeldi. Umarım geleceğin parlaktır ve ömür boyu mutlu olursun (tabii öyle bir şey mümkünse). Bir hesap makinesinde mutluluğu bulasın.”

Eğer şimdiki tıbbi bilgi ve deneyimlerime o zaman sahip olsaydım, o notun ne anlama geldiğini bilirdim” diyor Fedderly. “O not bir yardım çağrısıydı; şaka değil.


Katz ve babası Walter, hafta sonlarını öğlenleri satranç oynayıp akşam da programlanabilir hesap makineleri kodlayarak geçirirdi, ki PC’ler o zamanlar pek ortalıkta yoktu.

Programlanabilir hesap makineleri çok az hafızaya sahip olduğundan, Phil ve Walter fazlasıyla dikkatli çalışıyorlardı.

Bildiğim kadarıyla ilk yaptığı program aya inişle alakalı bir oyundu” diyor Brian Kiehnau, onunla 1977'de tanışan eski kayınbiraderi. “Programları optimize etmek konusunda çok becerikliydi. İşi olabilecek en düşük gereksinimde, en yüksek performansta hallederdi.

Katz 1980 yılında Wisconsin-Milwaukee Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümüne girdi. Tam o sıralarda babası Walter ve annesi Hildegard Katz, Phil’e ilk bilgisayarını aldı — 2 disket okuyuculu, 64k hafızalı, renksiz ekran bir IBM PC.

Katz bilgisayarı alır almaz programlar yazmaya başladı. Boş zamanlarını o zamanın forumları olan BBS’te geçiriyordu.

Kısa sürede Katz’ın takıldığı bu ortamlar onun sosyal ortamı olmaya başladı. Onunla aynı programcılık ve bilgisayar tutkusunu paylaşan kişiler barındıran bu ortam, onun için biçilmiş kaftandı.
Buralarda insanlarla olan iletişimi sayesinde programları daha iyi hale gelmişti ve artık o da diğerlerine yardım etmeye başlamıştı. Bu yardımlaşma ruhu, gelecekte PKWare şirketinin yazılımlarının “shareware” dağıtımına ilham kaynağı olacaktı — “Shareware” dağıtımlarda kullanıcı ürünü dener ve beğenirse üreticiye ödeme yapmak onun inisiyatifindedir. PKWare örneğinde kullanıcılar, 47$ karşılığında bir kılavuz ve ücretsiz güncelleme desteği satın alabiliyordu.

Başkalarıyla konuşup onlara yardım etmeye çok fazla vakit harcıyordu. Bilgisayar kullanıcısı gruplarına katılıp saatlerini onlarla geçirebiliyordu”, diyor annesi. “Paylaşmayı ve yardımlaşmayı çok, ama çok severdi. Bu onun için bir tutkuydu

Lâkin 1981 baharında bir trajedi aileyi esir aldı ve Phil için işler asla eskisi gibi olmadı.

55 yaşındaki Walter Katz, tekrarlayan göğüs ağrıları sebebiyle açık kalp ameliyatı geçirdi. Saatler içinde de öldü.

Babasının ölümü onu paramparça etti. Bu kayıp Phil’i yalnızlığa itti ve bilgisayarla olan bire bir ilişkisini güçlendirdi.

Phil 1984 yılında Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun oldu ve Allen-Bradley Co. şirketinde yazılımcı olarak çalışmaya başladı. Allen-Bradley’nin müşterileri için PLC yazılımı kodluyordu.

Katz 1986'da Graysoft ile çalışmak için Allen-Bradley’den ayrıldı. İşten sonra, akşamları yatak odasında kendi programlarını kodlamaya başladı.

Üzerinde çalıştığı projesi, o zamanın popüler dosya sıkıştırma programı Arc’ın bir alternatifiydi. Katz, algoritmalar kullanarak, bilgiyi “sıkıştıran” programlar yazdı. Örneğin bir metinde geçen tüm “-and” harflerini çıkarmak ve şifrelemek (‘zip’), ardından istendiğinde tekrar yerleştirmek (‘unzip’) gibi.

Phil yazılımın (o zamanki adıyla PKArc) ilk versiyonları için durmaksızın çalıştı. 1987 yılında, PKArc’ın artık yer yer Arc yerine kullanılmaya başlandığı dedikoduları yayıldı. PKArc, Arc’ın pazar payını çalıyordu.

Artık para kazanıyordu, ve bunun muhasebesini yapmalıydı. Bu konuda annesinden yardım istedi.

İnsanlar sürekli onu arayıp “Yazılımınızı kullanmak istiyoruz ve bunun için para ödemeye hazırız” diyordu.

Katz Graysoft’taki işinden ayrıldı ve tek başına çalışmaya başladı. PKArc’tan kazandığı para Graysoft’taki maaşını gölgede bırakmıştı.

Phil başlarda annesinin mutfak masasında çalışıyordu. Önce telefon trafiği için bir yönlendirme servisi satın aldılar, ardından da bir yazılımcı işe aldılar.

Meslektaşları onun başarısına ve becerilerine hayran kalıyordu.

1988–1999 arası şirkette çalışan Doug Hay, onun için “Aşırı derecede zeki biriydi” diyor.

1988 yılında Arc yazılımını üreten şirket System Enhancement, PKWare’i patent ve telif hakkı ihlali suçlamasıyla dava etti. Çalışma prensibi olarak birbirlerine epey benziyorlardı ve System Enhancement böylesine niş bir alanda kendisine rakip istemiyordu. Katz hızlıca programı baştan yazdı ve ismini de PKZip şeklinde değiştirdi. Haliyle dava düştü. Phil’in System Enhancement karşısında aldığı bu “zafer” hayranlarını coşturdu.

Şirketi hızla büyüyordu. Büyükçe bir ofis kiralayıp 36 yeni çalışan aldılar. Şirket, alanında en iyilerden biri olarak yerini sağlamlaştırmıştı, dolayısıyla çalışanlar üzerinde hiçbir baskı yoktu. Hatta sık sık yemeğe çıkarılıyor, prim ve ikramiyeler alıyorlardı.

Katz yöneticiliğin gerektirdiği işlerle pek ilgilenmiyordu. Stratejik toplantılar dışındaki toplantılara girmiyor, “sıkıcı” yasal işler ve çalışanların yönetimi gibi konuları annesine bırakıyordu. Ofise genelde öğleden sonra geliyordu.

Zamanla anne-oğul ilişkileri gerilmeye başladı. Bazı çalışanlar Bayan Katz’ın fazla kontrolcü olduğundan dert yanmaya başladı. Phil’in bu konuda net bir tavrı yoktu — hem annesinin ona ve şirketine fazla korumacı yaklaştığını düşünüyor, hem de zorda kaldıkça annesine sığınıyordu.

Phil her geçen gün ofise daha geç gelmeye başladı. Yönetici odasındaki masasına degil, programcıların arasındaki herhangi bir boş masaya yerleşip geceleyerek kod yazıyordu.

Duygularını pek dışa vuran biri olmasa da Star Trek gibi konularda muhabbet etmekten ve Doom maçları yapmaktan büyük haz duyuyordu.

“Koca bir yılı, verimli bir şekilde çalışmak yerine Doom oynayarak kaybettik”
Eski bir PKWare çalışanı

Kağıt işlerini hiç umursamıyordu. Akşam üzeri ofise geldiğinde annesi ilgilenmesi gereken belgeler olduğunu söylüyordu, ama Phil meşgul olduğunu söyleyip kağıtları masasına bırakmasını söylüyordu. Masasında halihazırda onlarca belge onun için bekliyordu.

Bu dönemde annesi Phil’i artan alkol tüketimi ve striptiz kulubü ziyaretleri konusunda dizginlemeye ve onu uzaklaştırmaya çalışıyordu ancak başaramıyordu.

1990'da Phil ilk kez alkollü araba kullanmaktan ceza aldı. Buna benzer en az 3 suça daha karıştı(ehliyetsiz araba kullanma, dava duruşmasına gitmemek gibi). Binlerce dolar tazminat ödedi. 45 gün hapis cezası almaktan şans eseri kurtuldu.

Bir alkolik haline gelmesi ilk etapta şirketini etkilemedi — şirketin gündelik işlerinin sorumluluğunu başkalarına dağıtmıştı. Ancak bağımlılığının getirdiği uyuşukluk, yeni teknolojilere uyum sağlamasını geciktiriyordu.

Katz daima DOS ortamında kod yazardı. Fakat 1990'lara gelindiğinde Windows, işletim sistemi piyasasında tekel olmaya yaklaşıyordu ve haliyle Katz Windows ortamında kod yazamıyordu. 1996'ya kadar tek bir Windows ürünü almadı. Bu yüzden PKZip’in Windows versiyonunun çıkması gecikti. Yakın arkadaşı olan müdürler onunla konuşmaya çalışıyor, ancak o tepki olarak onlara “küsüyordu”.

PKZip (DOS versiyonu)

Phil annesini şirketten kovmaya niyetlendi. Şirket içi baskılara dayanamayan Bayan Katz, hisselerini satarak şirketten ayrıldı.

1995'te polisle başı daha çok derde girmeye başladı. Sıkça alkollü araba kullanırken yakalanıyordu. Artık ofise hiç uğramıyor, evinde bile bulunmuyordu. Yok olmuştu; ancak e-mail ve fax yoluyla kod yazıyor, şirket hakkındaki kararları iletiyordu.

Mesajlara yanıt vermesi günler hatta haftalar alıyordu, ancak PKWare onsuz da ilerlemeye devam ediyordu. Eski PKWare yazılımcısı Travis Gensch, “Her şeye ragmen gayet iyi bir çalışma ortamına sahiptik. Kitleler tarafından kullanılan bir yazılımı geliştiriyorduk, Milwaukee’de boyle bir iş fırsatı pek bulunmaz” diyor o zamanlar için. Çalışanlar Phil konusunda umutluydu; bir gün kendini toparlayacağını ve işlerin başına geçeceğini düşünüyorlardı.

Gittiği striptiz kulüplerinde genelde suskun ve ağır içici olarak bilinirdi, şirketinden ve başarılarından pek az bahsederdi. Tanıştığı kadınlara çok fazla para yedirmesiyle tanınmaya başladı. Kadınlar ona neredeyse her istediklerini aldırabiliyordu. Yanında içki matarası taşıyor, artık günün her saati içiyordu.

Bu kadınlara işinden bahsederken, kendisinin istismar edildiğinden yakınıyordu. Sarhoş olup gece yarısı kadınları arıyor, telesekretere “Çok yalnızım” diyor fakat kadınlar telefonu açınca hemen kapatıyordu.

Zaman zaman karışık duygular içinde annesiyle konuşuyordu. Ona birkaç kez e-mail gönderdi. Annesinin varlığında onun çok denetleyici ve baskıcı olduğundan şikayetçiydi, ancak yokluğunda resmen çıldırdı. Gerçek hayatı yalnız başına kaldıramaz hale geldi.

Hapse atılma korkusuyla yaşıyordu zira birçok davası olmasına rağmen tek bir duruşmaya bile gitmemişti. Bu yüzden sürekli motellerde kalıyordu. Astım hastasıydı ve hapse atıldığında astım ilacının kendisinden alınması fikri onu korkutuyordu.

Ayıkken zihni hapse atılma düşüncesiyle dolup taştığından sürekli içip sarhoş oluyordu. Sanki alkollü araba kullanma cezasından değil de, adam öldürme cezasından kaçıyor gibiydi, endişe doluydu.

1997'de PKWare, en iyi Shareware yazılım üreticilerinden biri seçildi ve ödül aldı. Phil beklendiği üzere ödül yemeğine gitmedi. Çocukluk arkadaşı Chizek ona yardımcı olabileceğini söyleyen bir e-mail gönderdi, fakat yanıt alamadı.

1997'de Katz’ın komşuları daireden gelen kötü kokulardan şikayetçi oldular. Yetkililer aylardır kullanılmayan evin içinde devasa çöp yığınları buldu ve evin böcekler tarafindan işgal edilmiş oldugunu gördü. “Film sahnesi gibiydi”, diyor yetkili John DeStefanis. “Harika bir mahallede çok güzel bir bina, ama içerisi resmen harabeye dönmüş”. Belediye temizlik işleri için onu 8000 $ borçlandırdı. Katz hem adının bu harabeyle anılmasından, hem de evine izinsiz girilmesinden rahatsız oldu ve utanç duyduğunu söyledi.

PKWare şirketi, birkaç ay önce Phil’in de üzerinde çalıştığı bir yazılım yayınlamıştı ancak son 5 yılda çalışanları Phil’i ancak birkaç kez görebilmişti. Çalışanlar polisi arayıp Phil’i bulmalarını sağlamayı ve tehdit ederek onu şirkette tutmayı planladı. Ancak Phil polisi kimin aradığını öğrendiği anda onu kovacağından eminlerdi, bu yüzden kimse cesaret edemedi.

Hayatının son aylarında Phil saçlarının büyük kısmını yitirdi ve karnı şişmeye başladı. Striptizci kadınlardan Fischer onu en son 1999 yılında gördüğünde Phil’in günde en az 3 litre alkol aldığını ve sürekli istemsizce hıçkırdığını söylüyor. Dişleri çürüyordu, elleri titriyordu. Fischer Phil’e yardım alması gerektiğini söyledi. Bunun üzerine Phil onunla da konuşmayı kesti.


Katz’ın bedeni ölümünden 2 gün sonra bulundu. PKWare çalışanları ise haberi 1 hafta sonra aldı. Haberin duyulmasıyla dünyanın her yerinden yazılım sevdalıları şirkete binlerce taziye mektubu gönderdi. Birçoğu Katz’ı tanımasa da yaptığı işleri takip ediyordu. Katz’ın ölüm haberi New York Times, ABC News gibi büyük medya kanallarında yer aldı.

Annesi, 5 yıldır görmediği oğlunun cesedini teşhis etmek için hastaneye geldi.

“Binlerce mail alıyorum. Onu hiç tanımamış, görmemiş insanların onun yaptıkları için duyduğu minnettarlığı ve ölümünden duyduğu üzüntüyü içeren mail’ler. Phil daima insanlara yardımcı olmak için çaba gösteren biriydi.”

PKZip, bugün hala SecureZIP adıyla kullanılmaya devam ediyor ve PKWare de dosya şifreleme çözümleri sunan bir şirket olarak yoluna devam ediyor.


Phil Katz

Çocukluğundan beri vaktini üretmeye ve yardımlaşmaya harcayan bu sessiz adamın aramızdan bu şekilde ayrılması ve bunu kimsenin engelleyememesi vahim bir durum. Üretkenliği ve kabiliyeti hat safhada olan biriyken yalnız bir alkoliğe dönüşen bu adam hakkında bir yazı hazırlamak bir yazılım gelişirici olarak beni de epey zorladı. Her gün milyonlarca kişinin kullandığı teknolojiyi geliştiren Phil’in hayatını yaşayamaması, yaşamayı becerememesi ve hayatındaki trajediler altında ezilmesinin hikayesidir bu.


Phil hakkında Türkçe hiçbir kaynak olmamasıyla beraber İngilizce kaynaklar da sadece ölümünü haber yapmış. Yazılım geliştiricilerin, ‘maker’’ların kıymete bindiği günümüzde Phil ve diğerlerinin hakkını vermek, değerlerini bilmek gerek.

Bir Star Trek sevdalısı hakkındaki yazıyı bu şekilde bitirmek herhalde en doğrusu olur. “Live Long and Prosper”

Bir sonraki okumanız için öneri: