Reklamınızı Nasıl Alırdınız? Ben “içerik”li reklam alayım lütfen!

Kaçınız Hopi’nin reklam jingle’ı dilinize dolandı diye Hopi sahibi olmaya karar verdiniz? Ya da televizyondan “Migroos size iyi gelecek” diye öğrendiğiniz için soluğu Migros’un kapısında aldınız?

O eskidendi. Reklamcılık ve pazarlama için çok fazla alternatifin olmadığı dönemlerdi.

Beklentilerimiz artık daha farklı. Zekamıza göz kırpan veya yoğun, stresli anlarımızda gülümsetmeyi başarabilen ya da ilham veren, fayda sunan reklam kazanıyor. Hatta ilk ikisinin etkinliği hâlâ şüpheli. Kesin olan bir şey varsa, o da ürünün faydasını en etkili şekilde sunabilen reklam satar. Lamı cimi yok!

O yüzden “içerik pazarlaması” konsepti son 5 yılda patlama yaptı.

Nedir İçerik Pazarlaması?

İçerik pazarlaması ya da içerik yoluyla tanıtım aslında, ürününüzü ya da hizmetinizi müşterinin gözüne sokmadan, müşteriyi konu hakkında bilinçli kılmaktır. Yani burada bir “kazan-kazan” durumu var. Firma, sunduğu “faydalı” içerikle sizde satın alma isteği oluşturur. Bunu da; sizi her şeyden önce o konu hakkında bilgi sahibi yaparak gerçekleştirir. Ardından da motivasyon oluşturarak ya da size ilham vererek satın alma isteğinizi pekiştirir ve kendisine yönlendirir.

Örnekle açıklayalım.

Diyelim, kaju fıstığının faydalarını merak ediyorsunuz. İlk yapacağınız iş internette ilgili aramayı yapmaktır, değil mi? Bu arama sonucunda da, kaju fıstığının antioksidan özelliğinden tutun da, tansiyon düşürücü etkisine; hangi yemeklerin içinde kullanabileceğinize kadar, sizi hem bilgilendiren hem de kaju fıstığı almaya motive eden sade, kısa bir içerikle karşılaştınız diyelim. Eğer karşılaştığınız içerik kaju fıstığını da satan X Süpermarketi ise ve sonda “sepetinize ekleyin” gibi bir yönlendirme varsa o ürünü o siteden alma olasılığınız gayet yüksek.

Ya da, internetten alışveriş yapmayı sevmeyen biri olduğunuzu varsayalım. Dışarı çıktığınızda kaju fıstığını başka bir süpermarketten değil; size o ürünün faydalarını öğrenmenize imkan veren X Süpermarketinin mağazasından almanız daha yüksek ihtimal.

“Kazan-kazan” durumu burada ortaya çıkıyor. Çünkü, o firma sunduğu fayda ile esasen sizde içgüdüsel olarak bir sadakat yaratıyor.

İçerik Pazarlaması Neden Kazandırır?

Kaju fıstığı örneğinden devam edelim.

Çünkü siz kaju fıstığının özelliklerinden çok; o özelliklerin size sağlayacağı fayda ile ilgilenirsiniz. Yani sizin için önemli olan, kaju fıstığının içerisinde kaç gram fosfor, kaç gram magnezyum olduğu değil de; diş çürüklerini azaltması, size onu sebzelerle birlikte tavada kavurduğunuzda şık, havalı, sağlıklı bir sunum yaratma alternatifi sunmasıdır. Bu bilgileri ve fikri siz “o” içerikten aldınız.

Çünkü o içerik sizde motivasyon oluşturdu. Eyleme geçeriz ya da geçmeyiz ama hepimiz motivasyonu severiz. Özellikle de, çok emek harcamadan aldığımız motivasyonları daha çok severiz. Yaşam koçları, kişisel gelişim kitapları o yüzden bu kadar revaçta.

Çünkü o içerik size ihtiyaç duyduğunuz yönlendirmeyi yaptı. “Hadi ordan, bir paket kaju fıstığını nerden olsa alırım”mı dediniz? Bir şey diyeyim mi, insan psikolojisi böyle işlemiyor. Yönlendirilmeyi, hazıra konmayı seviyoruz.

Ez cümle;

İçerik pazarlaması şu anda en gözde tanıtım ve reklam aracı. Sebebi ise açık: Çünkü, size pek çok bakımdan iyi hissettiriyor.

Yarın bize ne daha iyi hissettirir, şimdiden onu bilemiyoruz. Gerekirse hemen ona geçeriz.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.