Startup’lar için zamanlamanın önemi

Idealab kurucusu Bill Gross, geçen yıl yaptığı kısa ama içeriği güçlü “Başlangıç şirketlerini başarılı yapan en büyük sebep” başlıklı TED konuşmasında şirketlerin başarısına etki eden faktörlerle ilgili çok güçlü veriler sunuyor. Öncelikle şirketin başarılı olması için gerekli bu faktörleri 5 gruba ayırıyor. Bunlar Ideas, Team, Business Model, Funding, Timing

Sonrasında 100 Idealab şirketi, 100 tane de farklı şirket seçip bu faktörleri 10 üzerinden puanlıyor. Şirketlerin başarılı veya başarısız olma durumuna göre hangi parametrenin daha önemli olduğunu hesaplıyor.

Sonuç olarak zamanlama %42 oranında fark yaratıyor.

Zamanlamanın en önemli faktör olduğuna kesinlikle katılıyorum. Fakat örneklerdeki büyük başarılı ve büyük başarısız girişimlere bakmak yerine kendi imkanlarıyla başlayan şirketler kısaca fikrimi söyleyeyim?

Bir girişimin başarılı olabilmesi için olmazsa olmaz faktör hayatta kalmasıdır. Yatırımsız başlayan şirketler için hayatta kalma süresini uzatan şey ise hiç para kazanmadan şirketi yaşatabilme süresidir. Girişimciler kendi sahip olduğu imkanlara bakarak girişimleri için bu süreyi hesaplayabilirler. Bu imkanları “kurucuların yetenekleri, enerjileri ve iş bağlantıları”, “birikmiş para”, “nakit akışı sağlayan ana proje dışı işler” olarak sayabiliriz. Yaşayabilme süresi yapılan tercihlere göre 3 ay dan kısa veya 5 yıldan uzun olabilir.

Örneğin dünyada yeni yeni konuşulmaya başlayan bir konu hakkında kendi ülke pazarını hedefleyen bir teknoloji girişimine başlayıp tüm kaynaklarımızı 3 ayda bitirecek şekilde agresif bir planlama yaparsak çok büyük ihtimalle başarısız oluruz. “Güzel fikirdi ama bir x yıl erken yapmışız” veya “Türkiye için erkenmiş” çok yaygın olarak söylenen cümleler. Bu gibi durumlarda kritik olan zamanlama, projeyi başlatma zamanı değil, onu koşturma zamanı olacaktır. Türkiye gibi ülkelerin (“early adopter” kişiler dışında) yeniliklere ortalama 1–2 yıl kadar geç adapte olduğunu hesaba katıp, kendi girişimimiz için bu süreyi tahmin etmek gerekecektir. Aradaki bu 1–2 yıllık fark bir şirketin başarısız olup kapanması için oldukça yeterli bir süre. Benim önerim bu gibi durumlarda dünyayla aynı anda çalışmaya başlayıp maliyeti minimumda tutarak nefesinizi uzun süre korumak. Bunun için elinizdeki en büyük kaynak kurucuların yetenekleri olacaktır. Ara kapanıp pazar hazır hale gelmeye başladığında ise koşmaya başlayabilirsiniz.

Bu söylediklerim tamamen işe yatırım almadan kendi imkanlarıyla başlayacaklar için. Büyük yatırımlarla ideal şartlarda agresif davranılması gereken durumlar için geçerli değil.