

Tasarımcı Körlüğü
YİRMİ YIL internet kullandıktan sonra, buna bir on yıl da yazılım için ekleyin, burada “tasarımcı körlüğü” olarak bahsedeceğim bir sorundan muzdarip olduğuma inanmaya başladım.
Basitçe anlatmak gerekirse, eğer bir arayüz kötü bir tasarıma sahipse, aradığım bilgiyi tam orada, sayfada olsa bile göremiyorum.
Kötü tasarlanmış bir tabloda, aradığım cevabın olduğu kolonu bulamıyorum.
Kötü tasarlanmış bir arayüzde, doğru butonlara tıklayamıyorum.
Kötü tasarlanmış bir sosyal paylaşım sitesinde, kaydetmek istediğim bilgiyi siliyorum, çünkü “Sil” butonu birçok tasarımcının “Kaydet” butonunu koyacağı yerde oluyor.
Bu herkesin başına gelmiyor, bu yüzden bana has bir rahatsızlık olarak adlandırıyorum. Aslında, neredeyse kimsenin başına gelmiyor.
Tasarımcı olmayan arkadaşlarım ve ailem korkunç tasarıma sahip (ya da hiç tasarıma sahip olmayan) bu siteleri ve uygulamaları gayet rahat kullanabiliyor. Bir şekilde, yaptıkları şeyi silen o butona basmadan idare edebiliyorlar.
Aslına bakarsanız, bahsettiğim arkadaşlarım ve ailem estetik ve kullanılabilirlikle ne kadar az ilgiliyse, benim bir türlü anlam veremediğim bu site ve uygulamalarda o kadar rahatça dolaşıyorlar.
Ebay konusunda uzmanlaşmış olan eski kız arkadaşım gibi.
Ya da tabir-i caizse Microsoft Excel’de yaşayan arkadaşlarım gibi, ki bu da benim kullanamadığım bir uygulama. Aşağıda dipte sekmeler var, satırların bittiği yerde, datanın bittiği yerin çok çok aşağısında? Ve bu sekmelere ulaşmak için boş bir sayfanın tamamı boyunca aşağıya inmem gerekiyor? Birçok insan için kolay, ama ne kadar sık yeni bir Excel sayfası açarsam açayım benim için hiç kolay değil. Binlerce Excel dosyası açabilirim, ama aşağıda bir yerlerde tıklamam gereken gizli bir sekme var mı yok mu diye anlamak için bomboş satırlardan oluşan bir duvarda aşağı doğru inmek asla aklıma gelmez. Bende olmuyor işte. Çünkü, tasarım.
Bendeki görsel veya matematiksel bir yetersizlik değil. Bir şey iyi tasarlanmışsa, onu hemen kullanabiliyorum. Aklımı çelen şey tasarımın mantığı.
Sınır vakalardan biri olduğumun farkındayım — ama bu şekilde hisseden ilk tasarımcı olmadığıma bahse varım. Bana iyi tasarlanmış bir şey verirseniz o konuda uzmanlaşırım, birilerini o konuda eğitirim ve hatta farkında bile olmadan bir sonraki beş orijinal fikrimi ondan çalarım. Bana kötü tasarlanmış bir şey verdiğinizde, ki bu birçok insan için işe yarar olsa bile, üzerinden tankla geçerim.
Harika bir tasarımcı olduğumdan değil. Kendimi iyi bir tasarımcı olarak görmüyorum bile. Sadece, kötü tasarım yüzünden darmadağın olacak kadar iyiyim.
Ama yine de tasarımcı körlüğümden şikayet ettiğimi duyamazsınız.
Şöyle ki; boşanmak çok kötü bir şey, ama bir çocuğunuz varsa gerisi önemli değil. Başağrıları, öfke, gelir ve özgüven kaybı, ne derseniz deyin ya da yaparsanız yapın artık bir başkasının kabusu olacağınız hissi, biten bir aşkın ve dağılan bir ailenin dayanılmaz yükleri, o aşk bitmeden bu dünyaya harika bir çocuk getirdiyseniz bunların hepsine değer.
Kızım için binlerce boşanmanın acısına, milyonlarca rahatsız edici telefon görüşmesine ya da trilyonlarca can sıkıcı mesaja katlanabilirim.
Ve çocuğum için neler hissediyorsam tasarım hassasiyetim konusunda da aynı şeyleri hissediyorum. Başkalarının işine yarayan bir şeyleri kullanamamanın acısı, harika bir tasarım gördüğümde duyduğum muhteşem hisle ortadan kalkıyor — ve o tasarımın seviyesine ulaşacak bir iş çıkarmak için uğraşmanın zevki, her defasında başarısız olsam da.
İlk olarak 27 Aralık 2014'te www.zeldman.com’da yayınlandı.

