Teknopark: Vergisiz Hava Sahası mı?

İş fikrinden para kazanmayı isteyen ve bu amaçla da şirketleşen girişimciler, bir süre sonra gelir vergisi, stopaj, damga vergisi, kurumlar vergisi, kdv vs derken vergi yükleriyle de mücadele eder hale geliyor. Hal böyle olunca çoğu girişimci, daha az vergi ödemek (vergiden kaçınmak da diyebiliriz) için arayışlara giriyor ve muhtemelen de “Teknopark” ifadesini tam da bu süreçte duyuyor.

Teknopark’a girmek çok zormuş ama girdikten sonra hiç vergi ödemiyormuşsun” şeklindeki bir çoğu şehir efsanesi olan duyumlar da teknopark kavramını girişimciler için fazlasıyla cazip kılıyor. Ama bu noktada birinin çıkıp kazın ayağının öyle olmadığını ve teknoparkın “vergisiz hava sahası” anlamına gelmediğini söylemesi gerekiyor. Ben de tam olarak bunları söylemek ve teknoparkı merak edenler ve/veya teknoparka girmek isteyenler için bir rehber oluşturması amacıyla bu yazıyı hazırladım. Haydi başlayalım!

a) Teknopark nedir?

Kitabi bir tanım yapmak gerekirse teknoparklar; yüksek katma değerli inovatif ürünlerin geliştirilmesi amacıyla en az 1 üniversite ve 1 özel sektör temsilcisinin ortaklığıyla kurulmuş araştırma ve iş merkezleri olarak tanımlanabilir.

2001 yılında yayınlanan “ 4961 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu” ile birlikte hayatımıza giren teknoparkların çıkış noktası olarak, 1981 yılında Amerika Birleşik Devletinde yürürlüğe giren ve ABD üniversitelerine astronomik sayılabilecek gelirler kazandıran Bayh-Dole Patent yasasının sağladığı motivasyon (özenti de diyebiliriz) kabul edilmektedir.

Pratik bir tanım yapmak gerekirse teknoparklar; çeşitli vergi muafiyetleri sağlanarak özel sektör temsilcilerinin Ar-Ge ve inovasyon temelli çalışmalar yapmasını ve üniversitelerle işbirliğine giderek yüksek katma değerli ürünler ortaya koymasını sağlamak amacıyla kurulmuş yapılardır. Çoğunlukla bir üniversite kampüsü içerisinde yer alan bloklardan oluşan teknoparklarda bulunan ofisler, Ar-Ge çalışması yapacağını beyan eden şirketlere ücreti karşılığında belirli süreler için tahsis edilir ve şirketlerin teknopark bünyesindeki çalışmaları çeşitli şekillerde denetlenerek bu çalışmaların “teknoparka uygunluğu” tespit edildiği ölçüde de vergi muafiyetleri uygulanır.

Ülkemizdeki ilk teknopark, 2001 yılında kurulan ODTÜ Teknokent olup 2015 yılı sonu itibariyle toplam teknopark sayımız 63'e ulaşmış durumdadır. Teknoparklardaki toplam firma sayısı ise 3600'den fazladır.

b) Teknopark’a nasıl girilir?

Teknoparka girmek için; Ar-Ge ve/veya inovasyon temelli bir projenizin olması gereklidir. Başvuru için şirket kurmuş olma zorunluluğunuz bulunmamaktadır. Yani bireysel olarak da başvuru yapabilirsiniz. Ama projeniz kabul edildiğinde şirket kurmak zorundasınız.

Teknoparka giriş projenizi, başvuru yapacağınız ilgili teknopark yönetimi tarafından oluşturulmuş proje başvuru kılavuzuna uygun olarak bir proje dosyası haline getirmeniz ve bu proje dosyası içerisinde; proje kapsamındaki faaliyetlerin neler olacağını, projede kimlerin hangi sıfatla yer alacağını, projenin sağlayacağı katma değerin hangi boyutta olacağını ve proje süresince üniversiteler ve araştırma kurumlarıyla ne tür işbirlikleri yapmayı ön gördüğünüzü açıkça ifade etmeniz istenecektir. Proje dosyasına ek olarak firmanızla ilgili bir takım resmi belgeler de (sicil gazetesi, imza sirküleri vs) sizden talep edilecektir.

Teknopark başvuru dosyasını hazırladıktan sonra; ilk olarak teknopark yönetimince belirlenen “teknopark başvuru bedelini (hakem heyeti değerlendirme ücreti de deniyor)” size verilecek banka hesabına yatırmanız gerekecek. Parayı yatırdıktan sonra ise proje dosyanızla birlikte teknopark yönetimine başvuru yapacaksınız. Teknopark yönetimi ise sizin proje dosyanızı, belirleyeceği 2-3 akademisyene (hakem de deniyor) gönderecek ve projenizin Ar-Ge niteliği ile teknoparka uygunluğunu değerlendirmelerini isteyecek. Hakem heyetinin oy birliği veya çokluğu ile “projenin Ar-Ge niteliği teknopark için yeterlidir” kararı alındığı durumda, size resmi olarak teknoparka kabul edildiğiniz tebliğ edilecektir. Akabinde teknopark yönetimi ile kira sözleşmesi yapacaksınız ve süreç başlayacak.

Yıldız Teknopark’ın başvuru dosyasını ve başvuru kılavuzu ben hazırladım geçtiğimiz yıl. Açıkçası doldurması çok zor olmayan bir kılavuz ortaya çıktı :) Hem kılavuzu incelemek hem de süreç hakkında bilgi sahibi olmak için şu linke tıklayabilirsiniz.
Yakın zamanda açılacak olup hali hazırda firma kabulüne başlayan Teknopark Ankara’nın başvuru süreçlerine dair bilgi almak için de şu videoyu izlemenizi tavsiye ediyorum.

Eğer TÜBİTAK, KOSGEB, Sanayi Bakanlığı Teknogirişim vb kurumlarca desteklenmiş ve teknoparka başvuru esnasında iken devam etmekte olan bir Ar-Ge projeniz var ise, hakem heyetine tabi olmadan (haliyle ücret de ödemeden) bölgede yer olması ve teknopark yönetiminin de onay vermesi durumunda teknoparka kabul edilirsiniz.

Ülkemizdeki teknoparkların bir çoğu kurulurken “önce binayı dikelim sonra firmaları buluruz” mantığıyla hareket edildiği ve bir an önce yatırımın karşılığı alınmak istendiği için (biz buna AVM mantığı diyoruz) genellikle sunulan projelerde ciddi bir değerlendirme süreci yapılmadan, orta teknoloji düzeyindeki proje sahibi firmalar da teknoparka kolaylıkla kabul edilebilmektedir. Ancak bu durum sebebiyle özellikle İstanbul’daki teknoparklarda yer bulabilmek ciddi problem olmaktadır. Malum bir giren bir daha kolay kolay çıkmak istemiyor.

2016 yılı Şubat ayı itibariyle İstanbul’daki teknoparklardan yalnızca Yıldız İkitelli Teknopark’ta boş ofis var. Neredeyse geri kalan tüm teknoparklar dolu.

Teknoparklarda 1–3–5 yıllık kira opsiyonları sunuluyor ve tercih ettiğiniz opsiyona göre kirayı peşin ödemeniz isteniyor ve kiralar metrekare başına belirleniyor. Teknoparkın bulunduğu il ve bölge, tercih edilme oranı, kapasitesi vs gibi başlıklara göre kira fiyatları değişiyor.

Örneğin 2015 yılı sonu itibariyle Yıldız Davutpaşa Teknopark’ta kira fiyatları ortalama 20 Dolar / metrekare iken İTÜ Arı Teknokent’teki kira fiyatları ise 17 euro / metrekare civarındadır.

Bu teknoparklarda kira fiyatına ek olarak bir de yine metrekare başına“hizmet bedeli” adı altında ortak alan kullanımları vs için ücret talep edilmektedir. Bu fiyatlar ortalama fiyatlar olup kira sözleşmesinin uzunluğu, seçtiğiniz ofisin büyüklüğü, ofisin konumu vb parametrelere göre değişiklik göstermektedir.

Güzel bir haber vereyim: teknoparklarda kira stopajı yok. Çünkü size hizmet faturası kesiliyor.

c) Teknopark’ta nasıl kalınır? Bürokratik faaliyetler neler?

Teknoparklardaki muafiyetler proje bazlı olarak uygulanır. Sizin başvuru aşamasında verdiğiniz proje dosyasında beyan ettiğiniz personeller muafiyetlere tabi olur ve sunduğunuz proje neticesinde elde edilecek çıktının satışı neticesinde kurumlar vergisi istisnası uygulanır.

Bu nedenle, teknoparkta kalabilmek için sürekli olarak yeni bir proje oluşturmalı ve bunu teknopark’a sunup Ar-Ge niteliğini olduğuna dair onay almalısınız. Bu işlem de yine teknopark yönetimi tarafından belirlenen hakemler tarafından yapılır.

Veya teknoparkta faaliyet gösterirken TÜBİTAK, KOSGEB vb kurumlara Ar-Ge projesi sunup destek almanız durumunda ilgili destek karar yazısını yönetime ibraz ederek teknoparktaki varlığınızı sürdürmeye devam edebilirsiniz. Bir projeniz bittiğinde, yeni projeyi teknopark yönetimine sunmak için yalnızca 3 ayınız olacak. Eğer bu süre zarfında da yeni proje sunamazsanız teknopark yönetimi elinizi sıkıp teşekkür edip sessizce bölgeden uzaklaşmanızı isteyebilir.

Kısacası “öyle bir kere kapağı teknoparka atsam yeter” diye düşünmeyin. Asıl iş teknoparka girdikten sonra başlıyor.

Teknoparka kabul edildikten sonra; her ay, her 3 ayda 1 ve her yıl olmak üzere çeşitli periyotlarda bir takım rapor ve dökümanlar hazırlamanız ve ilgili yerlere (teknopark yönetimi, vergi dairesi, maliye, sanayi bakanlığı vs) sunmanız gerekecek.

Bu evraklar ile hazırlanma biçimi, teslim yeri ve şekillerini şu şekilde özetleyebiliriz:

d) Teknoparkların Sağladığı Muafiyetler Nelerdir?

Teknoparklarda firmalara “Proje personelleri bazında” ve “kurum bazında” olmak üzere iki ana başlıkta muafiyetler sağlanır:

  1. Proje Personeli Bazındaki Muafiyetler:

Daha önceki bölümlerde de bahsettiğim üzere hem teknoparka girmek hem de teknoparktaki varlığınızı sürdürmek istediğinizde mutlaka Ar-Ge veya inovasyon temelli bir projenizin olması ve bu proje kapsamındaki faaliyetler ile çalışacak personellere ilişkin detayları içeren bir proje dosyası hazırlamanız gerekli. Bu doğrultuda, proje dosyasında yer alan personeller için bir takım muafiyetlerden yararlanacaksınız.

Teknoparklarda “Ar-Ge ve Yazılım Personeli (teknik personel)” ve “Destek Personeli (Teknik olmayan — muhasebeci, sekreter- ve yönetici, şirket sahibi)” olmak üzere iki tip personel tanımı vardır. Teknopark proje dosyasında da hem Teknik Personeller hem de Destek personelleri beyan edilir. Kural gereği destek personeli sayısı, teknik personel sayısının %10'undan fazla olamaz.

Firma, teknoparkta bulunduğu ve projeleri devam ettiği sürece;

  • hem Teknik Personeller hem de Destek Personelleri için Gelir Vergisinden muaf olacaktır.
  • SGK’lı Teknik ve Destek Personellerinin SGK İşveren Prim tutarının %50'sinden muaf olacaktır (5 yıl süreyle geçerli).
Personel bazlı muafiyetlerden faydalanabilmek için personellerin haftada 45 saat süreyle teknoparkta yer alması gerekli. Bunun için genelde teknoparkların giriş ve çıkışlarında kart veya parmak izi geçişine izin veren sistemler kullanılır. Eğer bir çalışan teknoparkta haftada 45 saatten az çalışırsa, (çalıştığı saat / 45 saat) oranında muafiyetlerden faydalanabilir.

Yine teknoparklarda, firmanın kiraladığı her 8 metrekare başına 1 personel için muafiyet alma hakkı olacaktır. Örneğin 50 metrekare yer kiralayan bir firma 50/8=6,25=7 personel (küsüratlı değerler bir üst tam sayıya yuvarlanır) için muafiyet alabilir. Yani öyle “birkaç metrekare yer kiralayıp tüm personellerimi teknoparkta göstereyim” diyemezsiniz.

Bu muafiyetleri, aylık net maaşı 5.000 TL olan bir SGK’lı çalışanı olan firmanın teknoparka girmesi ve teknopark dışında faaliyetlerine devam etmesi neticesinde ortaya çıkacak maliyetleri 12 ayın ortalamasını alacak şekilde karşılaştırarak anlatmaya çalışayım:

Kaynak: http://www.murataksoy.org (birimler TL cinsindendir)
Bu tabloyu sadece örnek olsun diye verdim, pratikteki karşılıkları farklı olabilir. Aylık net ücreti 5.000 TL olan bir yazılımcı çalışan şirket, teknopark dışındaki durumuna göre sadece bu personel için yılda 18714,39+7241,57=25955 TL muafiyet elde edecektir.

2. Kurum Bazındaki Muafiyetler:

Firma, teknoparkta bulunduğu ve projeleri devam ettiği sürece;

  • Ar-Ge faaliyetlerine ilişkin tüm sözleşmelerden doğan Damga Vergilerinden muaf olacaktır.
  • Teknopark projeleri neticesinde elde edilecek ana ve ara çıktıların (ürünlerin) satışından elde edeceği gelir Kurumlar Vergisinden muaf olacaktır (3 yıl süreyle geçerlidir).
  • Sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetler KDV’den muaf olacaktır.
Teknoparklarda KDV muafiyeti konusu, yönetmeliklerde de açık olarak ifade edilmediği için tartışmaya açıktır. Bu konunun birden fazla Yeminli Mali Müşavire sorularak alınacak yanıtlara göre değerlendirilmesi tavsiye edilir.

Teknoparka girdikten sonra, teknoparka girerken sunduğunuz projenin dışında da işler yapabilir, yazılım geliştirebilir veya ürün üretebilirsiniz ancak projeden bağımsız yaptığınız işlerde Kurumlar Vergisi muafiyeti ve KDV istisnası uygulanmaz.

e) Teknoparkların Performansları Nasıl Ölçülür? Neye Göre Belirlenir?

Yukarıda da belirttiğim üzere şu an ülkemizde 63 teknopark var. Yalnızca İstanbul sınırları içerisinde kurulu ve aktif durumda olan 5 teknopark bulunuyor ve yakın zamanda 2 teknopark daha aktif hale gelecek. Ankara’da ise 1'i kurulma aşamasında olan 8 teknopark var.

Teknoparkların sayıları her geçen gün artıyor. Bu da ister istemez “hangi teknoparkı seçmeli?” ve “hangi teknopark daha iyidir?” sorularını gündeme getiriyor. Aslına bakarsanız bu sorunun cevabını devlet de merak ediyor ve bu amaçla da 2011 yılından bu yana Sanayi Bakanlığı her yıl “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Performans Endeksi” adı altında bir kıyaslama çalışması yapıyor ve neticede her yılın son çeyreğinde, bir önceki yılın verileriyle oluşturulmuş “en başarılı teknoparklar” listesini yayınlıyor.

Son 4 yılın en başarılı teknoparkları (Kaynak: projemetre.com)

TGB Endeksi; 6 boyut, 14 alt başlık ve 36 parametreye göre kurgulanmakta ve her yıl Teknopark yönetimlerinden alınan verilere uygun olarak performans sıralamaları oluşturulmaktadır.

TGB Endeksi boyutlar ve performans sıralamasına olan etkisi:

  • Boyut 1: Devlet Destekleri ve Yönetici Şirket Harcamaları (%20)
  • Boyut 2: Ar-Ge Yetkinliği (%25)
  • Boyut 3: İhracat ve Firma Kompozisyonu (%20)
  • Boyut 4: Fikri Mülkiyet Hakları (%15)
  • Boyut 5: Kuluçka ve TTO hizmetleri (%8)
  • Boyut 6: İşbirliği ve Etkileşim (%12)
Teknopark endeksi hakkında daha fazla bilgiye şu linkten ulaşabilirsiniz.

Ayrıca, 2015 yılı sonu itibariyle ülkemizde kurulu veya kurulma aşamasında olan tüm teknoparklara ilişkin detaylı bilgilere, hazırladığım şu görselden ulaşabilirsiniz.

Kaynak: Sanayi Rehberi Dergisi (resme tıklayarak büyütebilirsiniz)

f) Teknopark Seçerken Neye Dikkat Edilmeli?

Daha evvel danışman ve çalışan sıfatıyla ODTÜ ve Yıldız Teknopark bünyesinde yer aldım. Ayrıca, Türkiye’nin farklı yerlerindeki bir çok teknoparkı da gezme fırsatı buldum. Dolayısıyla bu bölümde kendi izlenimlerime yer vereceğim.

Eğer birden fazla teknopark alternatifimiz var ise ilk dikkat edilecek nokta; teknopark yönetimi tarafından talep edilen kira fiyatları ve firmaya sunulan ödeme planı olmalıdır. Kimi teknoparklar euro veya dolar üzerinden kira talep eder. Buna ek olarak bir çok teknoparkta 1–3–5 yıllık kiralar peşin istenir. Dolayısıyla teknoparkla sözleşme imzalamadan önce saydığım tüm bu hususları netleştirmeniz gerekli.

Her bir teknoparkta, kiralanabilir minimum ofis alanı değeri değişiklik göstermektedir. Kimi teknoparkta 10–20 metrekarelik ofisler de kiralayabilirken bazı teknoparklarda minimum 33–35 metrekare ofisler kiralanmaktadır. Artan her metrekare, kira maliyetlerini ve hizmet bedeli tutarını da yükselteceği için size en uygun ofis alanını seçmenizde yarar var.

Teknoparkların kuruluşu için en az 1 üniversite ortaklığı olması gerektiğinden bahsetmiştim. Bu nedenle çoğu teknopark bir üniversite kampüsü içerisinde kurulmuştur. Bu durum, teknopark firmalarının üniversite imkanlarından da faydanlanmasına olanak tanır. Bu imkanların başında ise kampüs içerisindeki sosyal alanlar, cafeler ve restaurantlar gelmektedir. Ancak, kampüs içerisinde bu ortamlar sayıca ve nitelik olarak yetersiz ise, teknoparkta çalışan personellerin de bir süre sonra bu durumdan rahatsızlık duymaları ve memnuniyetsiz yaşamaları söz konusu olacaktır. İnsan kaynağınızın verimsiz çalışmasını istemiyor ve onlara çalışmaktan zevk duyacakları bir ortam sunmak istiyorsanız; teknoparkın sahip olduğu sosyal imkanları da gözden geçirmenizde yarar var.

Sosyal imkan bakımından en iyi teknoparkın İTÜ Arı Teknokent olduğunu düşünüyorum.

Teknopark seçerken dikkat edeceğiniz bir diğer husus ise teknoparka ulaşım ve otopark imkanları olmalıdır. Çoğunlukla toplu taşıma ile erişim sağlanamayan ve lokasyon olarak merkezi noktalara uzakta kalan teknoparklardaki firmalar, personel bulmakta zorlanırlar. Bu nedenle teknopark seçerken, hem erişim hem de yerleşim olarak toplu taşıma ve bireysel araç kullanımına uygunluk kriterini de göz önüne almanızda yarar var.

İTÜ Arı Teknokent, Yıldız Teknopark (Davutpaşa) ve Boğaziçi Teknopark metro ile doğrudan erişim sağlanabilir olmaları bakımından avantajlı konumdalar.

g) Teknoparkta ofis açmanın Avantaj ve Dezavatajları

(Bu kısım da şahsıma ait görüşleri içermektedir.)

Avantajları:

  • Vergi muafiyetleri
  • Ar-Ge Ekosistemi içerisinde yer almak
  • Üniversitelerle akademik işbirliği yapmak
  • Stajyer ve yeni mezun öğrencilere kolay erişim sağlayarak insan kaynağı ihtiyacını giderebilme

Dezavantajlar:

  • Kağıt kürek (raporlama, dökümantasyon vb) işlerin fazlalığı
  • Sürekli proje yapma zorunluluğunun olması
  • Kirayı peşin ödemek

Teknopark süreçlerini dilim döndüğünde anlatmaya çalıştım. Bu konu ülkemiz için halen yeni sayılmakla birlikte detayları ve dikkat edilmesi gereken yönleri itibariyle yazarak anlatmanın mümkün olamayacağı derinliğe sahiptir.

Daha fazla bilgi için teknoparkların web sitelerini ziyaret edebilir, soru ve görüşleriniz için de bana yazabilirsiniz.

Sevgiler.