The Economist ve Kehanetleri — 1

The Economist

En baştan uyarmalıyım. Öncelikle bu yazı komplo teorisi ve metafizik konularla alakalı olacaktır. Sıkıcı ve bir o kadar karamsar bir tablo çizecektir. Bu karamsar tabloyu görmeye niyetli iseniz sonuna kadar okumanızı, şayet bu karamsar tabloyu görmeye niyetli değilseniz açıklamasını yaptığım bu paragrafta okumanızı sonlandırmanız faydalı olacaktır.

The World in 2017 sayısı, önceki yıllarda gelenekselleşmiş bir serinin devamı niteliği taşımaktadır. Ve neredeyse her sene bu dönemlerde çıkan bu sayı, sıklıkla tartışmaları da beraberinde getirir. Bu sayı da bahsetmiş olduğum tartışmaları beraberinde getirdi ve getirmeye devam ediyor. Önceki sayılarda, devam eden sene içerisindeki birtakım farklı içeriklerin reel manada gerçekleştiğini söylemek gerek.

Örneğin Charlie Hebdo saldırısını, The World in 2015 sayısına bakarak yorum yapanlar tarafından bilindiği gibi bir durum ortaya çıkmaktadır. Aynı şekilde serinin 2016 sayısında da Orlando’da eşcinsel bara yapılan saldırılar gündem olmuştu. Vukua gelen bu yorumların sebebi, derginin politik duruşu ile alakalıdır diyebiliriz. Rothschild ailesinin İngiliz akrabaları, derginin sahibi olan birkaç aileden biri olduğu bilinmektedir. Diğer ortaklar ise; Cadbury, Schroder ve Agnelli aileleridir. Biraz araştırma yapmayı sevenler, bu ailelerin nasıl bir bağ ile birbirlerine bağlı olduklarını görebilir.

Dergi 1843 yılında İskoç kökenli iş adamı olan James Wilson tarafından kurulmuştur. O günden bugüne kadar dergi, liberal duruşundan hiçbir şey kaybetmemiştir. James Wilson, iş adamlığının yanı sıra Avam Kamarası’nda yer almış ve Hazine Bakanlığı başta olmakla birlikte farklı bakanlıklarda görev yapmış politikacıdır. Derginin çıkış amacı ise, dönemim muhafazakâr yönetimine haddini bildirmektir. The Economist dergisi, serbest ticaret ve liberal politikalara olan desteğini devam ettirmekte, bunun yanına küreselleşme, serbest dolaşım ve içeriğinde uyuşturucuların serbest bırakılması ile eşcinsel evliliğin yasallaşması gibi kavramların olduğu kültürel liberalizmi de desteklemektedir.

Kuruluşundan beri değişmeyen ve derginin içerisinde tanımlanmış misyonu ise şöyle kaydedilmektedir:

“First published in September 1843 to take part in ‘a severe contest between intelligence, which presses forward, and an unworthy, timid ignorance obstructing our progress.”
“İlk defa 1843 yılının Eylül ayında ‘ileriye doğru götüren zeka/akıl ile ilerlemeyi engelleyen değersiz, çekingen cehalet arasındaki ciddi mücadelede’ yerini almak için yayınlanmıştır.”

Mayer Amschel Rothschild şöyle bir ifade deklare ettiği aklımıza gelmektedir.

Bir ulusun parasını kontrol edebilirsem, yasayı kimlerin yaptığını önemsemem.

Baron Nathan Mayer Rothschild ise şöyle bir ifade kullanmaktadır.

İmparatorluğu yönetmek için İngiliz Kraliyeti’ne kimi yerleştirdiğiniz önemsiz. İngiltere’nin parasını kontrol eden, imparatorluğu da kontrol eder. Ve ben parayı kontrol eden kişiyim!

Tekrar The Economist dergisinin söylemine dönmemiz gerektiğini düşünüyorum. Dergi 2013 yılında yayınladığı bir makalede şunları ifade etmektedir.

“We like free enterprise and tend to favour deregulation and privatisation. But we also like gay marriage, want to legalise drugs and disapprove of monarchy.”
“Biz özgür girişimi destekliyor ve serbestleşme ve özelleştirme tarafına eğilimliyiz. Ama bunun yanında eşcinsel evliliği seviyoruz, uyuşturucuların yasallaşmasını istiyoruz ve monarşiyi reddediyoruz.”

Öncelikle kapakta neden Tarot temasının seçildiği ile ilgili sorularımızı giderelim. Tarot kart destesi 78 karttan oluşmaktadır. Bu kart destesi ise kategorik olarak ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan ilki Arkana Majör, ikincisi ise Arkana Minör denilen kart sınıflarıdır.

Arkana Minör kartları dört gruba ayrılır. Bu kartlar asalar, kupalar, paralar ve kılıçlar olarak isimlendirilmektedir. Arkana Majör kartlarda ise bir sınıf veya kategori bulunmamaktadır. Arkana Majör kartları ile alakalı bir diğer ilginç bilgi ise, bu kartlara verilen isimdir. Bu kartlar aynı zamanda Trump kartları olarak da bilinmektedir. Büyük beyaz puntolarla yazılmış olan ‘The World in 2017’ ifadesinin sağında yer alan ‘Planet Trump’ ifadesi seçilen bu kartlar ile alakalıdır. Yani kapakta seçilen bu kart serisi, Trump kartlarından veya Arkana Majör serisinden seçilmiş olduğu göndermesi yapılmaktadır. Tabi bir başka ucu da Trump’ın başkanlığına dokundurulmaktadır.

Kartların yorumu noktasında, tarafımdan ve okumuş olduklarımdan yola çıkarak yorumlanmış olduğunu bilmenizi isterim. Aksi taktirde gayba ait şeyler noktasında bir çıkarım yapma amacım bulunmamaktadır. Kartların sembolik değerlerine bakalım.

The Tower — Kule/Yıkılan Kule:

Soldaki Orjinal — Sağdaki The Economist Dergisi İçeriği

Standart bir Tarot destesinde bu kart, soldaki gibidir. Sağdaki ise The Economist Dergisi tarafından yorumlanmış halidir. Bu kart bir yıkımı anlatmaktadır. Yıkımı hem maddi anlamda hem de manevi anlamda anlamak mümkün. The Economist’in kapak hakkındaki yazısı da “Havada devrim kokusu var” şeklinde başlamaktadır.

The Economist Dergisi’nin hazırladığı kartın sol yanında Bolşevik veya Komünist bayrağı ve bayrağı taşıyan bir kitle gözükmektedir. Burada yıkılan Sovyetlerin 100.yılına atıf bulunmaktadır. Kulenin kapısında ise bir kağıt asılı bulunmaktadır. Bu ise Martin Luther’in kilisenin kapısına çivilediği tezlerinin 500. yılı olduğunu hatırlatmaktadır. Kule tam anlamı ile görselin orta noktasına tekabül edecek şekilde konumlandığını görmekteyiz. Bir yıkılma ve bu yıkılma neticesinde, ayrılıkların olacağı gibi bir imaj çizmektedir. Katolik ve protestanların ayrılması, siyasi açıdan ise soğuk savaş neticesinde ayrılması gibi bir yorum getirmek mümkün gözükmektedir.

The Judgement — Adalet:

Adalet

Standart Tarot kartlarında bu kart, bir elinde asa bir elinde terazi olacak şekilde resmedilmiştir. The Economist dergisinin bu kart üzerindeki yorumu çok daha farklı. Trump’ın sağ elinde bir tac bulunmaktadır. Ve tacın üç yönü gösteren oklarını da görmekteyiz. Sol elinde ise kanatları açık kartal figürlü asasını görmekteyiz. Biliyorsunuz ki kartal figürü çok sık kullanılan figürlerden biridir. Bunu Amerikan kartalı olarak veya Nazi kartalı olarak okumak mümkün. Ancak bu kartal sembolizminin arketipik yorumu, Doğu ve Batı ülkelerine hükmetmek üzere açıklanabilir. Trump’ın üzerine oturduğu Amerikan bayrağına dikkat edelim. Bayrağın altındaki dünya haritasına baktığımız zaman, bayrağın Asya ve Avrupa üzerine sarkmış olduğunu görebiliriz.

Aslında her devlet için bayrak önemli bir figürdür. Yani el üstünde taşınması gereken bir sembol değerdir. The Economist Dergisi’nin bu içeriğinde bayrak, Trump’ın altındadır. Milliyetçilik kavramı yerine Amerika’ya farklı bir dil kullanacağı noktasında bir uyarı da mevcut gözükmektedir. Yani sert ve otoriter bir yönetim beklendiği savunulabilir. Bayrağın sarktığı bölge olan Asya ve Avrupa noktasında ise; Asya-Pasifik ülkelerinde tek adam yönetimlerinin, Avrupa’da ise ırkçı sağ söylemlerin ortaya çıkacağını öğütlemektedir.

Ayrıca bu Tarot kartının orjinalinde resmedilen birden fazla ikon olmuş karakter vardır. Bunlar Hermes, Mercury, Sumarian Ningishzida gibi karakterlerdir. Burada dikkat çeken karakter Mercury’dir. Mercury “tanrıların elçisi, ölülerin rehberi ve tüccarların, çobanların, kumarbazların, yalancıların ve hırsızların koruyucusu” olarak bilinmektedir.

The World — Dünya:

Dünya

Dünya görselinin sol altta yer alan binası, Atina’daki Parthenon gibi algılanabilir. Ve mümkün olan en yakın algılardan biridir. Fakat aşağıdaki fotoğrafa bakmanızı istiyorum.

The Supreme Court Building / Washington DC

Bu fotoğraf The Economist için hazırlanan görselde, solda yer alan yapıdır. Burası Washington DC’de yer alan Yüksek Mahkeme binasıdır. Genel manada bu yapı; Devlet, Siyaset ve Amerika’nın gücünün temsilidir.

Tam olarak sağında yer alan yapı ise yine Roma’daki Pantheon tapınağına atıfta bulunmaktadır. Akla gelen mantıklı yaklaşım budur. Biraz araştırma yaptıktan sonra bu temsilin, fiziki anlamda vücut bulduğunu görmekteyiz. O da Vatikan’da yer alan Saint Peter Bazilikası’dır.

Saint Peter Bazilikası / Vatikan

Bir dini merkezin en önemli yapılarından biridir. Din eksenli bir söylemin en güçlü ifadelerinden olan Saint Peter Bazilikası, görseldeki dini merkez olma hususu açısından önemlidir.

The Economist Dergisi’nin Dünya Tarot kartının en sağında yer alan Piramit yapı ise, okült inanışları temsil ettiği yönünde yorumlanabilir. Ancak temsil yönünden eksik kaldığını söyleyebilirim. Öyle düşünmemizi sağlayabilir. Yukarıda da belirttiğim gibi; Devlet ve Din birer ikonla ortaya konmuştur. Burada eksik tek bir şey kalmaktadır. Piramit ile olan ilişkiyi para yani Ekonomi üzerinden tanımlamak istiyorum. Çünkü bu üçleme içerisinde eksik kalan tek yön budur. Piramit dolar gibi bir paranın en önemli figürlerinden biridir. Dünya’daki geçer akçe dolar olduğu düşünüldüğünde, mantıksız gelmemektedir. Aşağıda yer alan yapılardan; Devlet, Din ve Ekonomi sonucunu çıkarmak mümkün.

Bunların üst yapısı ve bağlantılı olacağı bir iletişim dili de oluşturulmuştur. O da Eğlence, Sanat ve Edebiyat’tır. Yukarıda bahsetmiş olduğum yapılarla da bağlantıları olduğu düşünüldüğünde, önümüzdeki dönemin nasıl şekilleneceği hususunda bir bilgi içermektedir. En üstte ise yine üçlü bir grup yer almaktadır. Onlar ise tüm bu bağlantılı yapının ilham kaynağı gibi gözükmektedir.

En üstte bir portre resimi, sağında ve biraz üstünde Dünya’yı aydınlatan güneş ve onun da sağında ise bağımsız açık bir kitap olduğunu görmekteyiz. Açık kitap Dünya’yı aydınlatması beklenen ve durmaksızın okunan gelişmeler olarak algılanabilir. En soldaki portre en ilginç olanıdır.

Portre için Alman Rönesansı’nın önemli isimlerinden Albrecht Dürer’e bakmamız gerekir. İtalyan Rönesans’ını kuzeye taşıyan Albrecht Dürer 16. yüzyılın önemli ressamlarından birisidir. Kendisinin en önemli eseri ise 1500 yılında henüz, 28 yaşındayken yaptığı otoportresidir. Bu otoportrede görüleceği gibi kendisini Hz.İsa’nın temel temsillerinden birini uygulayarak resmetmiştir.

Dikkat ederseniz otoportrenin göz hizasının sağında bir ifade yer almaktadır. Latince yazılmış olan bu ifadede şu söylenmektedir:

“Böylece ben, Nurmberg’li Albrecht Dürer, 28. yaşımda, kendi suretimi hiç solmayacak renklerle yaptım.”

Albrecht Dürer aynı zamanda Luther’e olan yakınlığı ile de bilinmektedir. Alman bir reformist olan Dürer, Avrupa’nın en önemli ülkelerinden biri olan Almanya için farklı senaryoların konuşulacağı bir yıl olacağı vurgusu çıkarmak da yerinde olacaktır.

The Hermit — Keşiş:

Keşiş

Taşınan bayraklar üzerinde TTIP, TPP ve EU ifadeleri yazmaktadır. Yazıların üzeri ise çarpı işareti ile olumsuzlama, istememe yönünde bir hareketin başlayacağı ifadelendirilmiştir. TTIP açılım olarak Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı demektir. Yani ekonominin Asya-Pasifik ülkelerine özellikle de Çin’e kayması sebebi ile Avrupa’nın ekonomik genişlemeyi yeniden canlandırmak için yaptıkları anlaşma olarak bakılabilir. TPP ise aynı anlaşmanın Amerika ile yapılan ortaklığını kapsamaktadır.

Bu tip ortaklıklara son verilmesi ve Bağımsız olması planlanan ekonomik parametrelerin harekete geçmesi adına bir hareketin nihayet bulacağı konusunda imgelemden ibarettir. Küreselci bu hareketlerden kaçınılması gerektiğine vurgu ön plandadır. Aynı zamanda keşişin elinde yer alan lamba bir başka dikkat çeken meseledir. Bu Tarot kartının aslında, elde olan lambanın içerisinde siyon yıldızı yer almaktadır. Buradan Yahudilerin yol gösterici olma noktasında veya yolu aydınlatacak bir yapı olması noktasında bir çıkarım yapılabilir.

Yazının bu kısmına kadar dört görseli yorumlamaya çalıştım. Bir sonraki yazımda geri kalan dört görseli yorumlamaya çalışacağım.