Photo by Brian Finke

Ufuk açıcı ‘Sabah Serenatları’ deneyimim

Eğer bir gece kulübü deneyiminden tüm beklentiniz olan gece faktörünü atıp yerine sabahı yerleştirirseniz orada gerçekleştirilen parti sizce nasıl olur? Cevap vermek oldukça güç. Şu sıralar New York ve Los Angeles’ı kasıp kavuran ‘Sabah Serenatları’ ismindeki partilerden iki tanesine katıldım ve bu soruya yanıt aradım. Korkunç eğlence provokatörlerinin olmadığı, keyif için alınan uyuşturuculara rastlamanın imkansızlığı ve polis baskını endişesinden tamamen arınmış eğlencenin tadını çıkaran renkli karakterleri ile güne başlamak için harika birer alternatif olan bu partiler umarım en kısa sürede Türkiyeyi’de etkisi altına alır. Onlar istedikleri kadar sabah serenatları desin bu düpedüz sabah partisi. Üstelik kahvaltıdan önce mutlaka!

Tamam başlıyorum. Bunlar oldukça çılgın partiler ama sabah, ama kuru. Böyle parti mi olur dediğinizi işitiyorum. Ben de size tecrübe ettim –muhteşem diyorum. Eğer bu partilere katılacaksanız öncelikle sınırsız Martini arzunuzu bir kenara bırakın, şans çemberinizi sonuna kadar açın ve öyle içeri dalın. Çünkü sabah serenatlarında vegan temalı yiyecek, içeceklere ne kadar kolay ulaşabilme imkanınız varsa alkollü içecekler için de o denli bir imkansızlık portresi sizi bekliyor olacak. Sabah partileri sesli şiir, hatta yoga gibi alternatiflerle bence alkolün yerini oldukça güzel ikame ediyor. Sonuçta sizi güne hazırlıyor. Bu partileri ilk duyduğumda ‘Hadi canım oradan’ şeklinde bir tavır takınıp, üstüne de ukala bir nutuk atmıştım. Editörüm kolumdan çekeleye çekeleye beni böylesi ilginç bir dünyanın içine bıraktığında ise tüm söylediklerimi yuttum, yalnızca ‘İşte benim partim’ diyerek kendimi gidişata teslim ettim. Sonrasında da karşıma çıkan herkese sabah serenatlarını anlatmaya koyuldum. Bu partilerin de detayları ve püf noktaları var elbet. Gelin siz bana katılın bir gün kendinizi bu sıradışı partilerden birinde bulduğunuzda apışıp kalmayın. (Kabul ilk partide sadece gözlem yaptım, ama ikincisinde sahnenin yıldızıydım.)

Photo by Brian Finke

Katıldığım partilerde ilk dikkatimi çeken unsur ortak bilinç. Evet seher vaktinde kalkıp böylesi bir etkinliğe gelen onlarca insanın oluşturduğu ortak bilincin adı; ‘Çılgınca eğlenmek’ Şafak sökerken bu enerji, uykunun en bölünmez vaktinde gösterilen bu olağanüstü azim ve sanki hiç uyumamışçasına karşımda dikilen şık mı şık, çılgın mı çılgın kimseler. Başlangıç aşamasında aralarında kendimi yüzüne beş avuç su boca etmiş olmasına rağmen hala ayılamayan göbekli, çirkin bir işsiz gibi hissettim. Neyse ki sizi hemen ortak bilinçlerinin alevine alıp kendinize getiriyorlar. Ne olduğunu anlamadan onlardan biri oluyorsunuz, sonrası tamamen size kalmış. Işıklarınızı bu sabahçı çılgınlar yakıyor ama enerjiyi sağlamak sizden.

Sabah serenatlarında müthiş bir hedonizm hakimiyeti söz konusu. Partiden ziyade herkesin fiziken birbirine yabancı, ama zihnen sevişmekte oldukları bir ortamın içerisindesiniz. Samimiyetsizliğin mümkünatı yok. Maskeli balolara ve konsept klişe eğlencelere eleştiri niteliğindeler. Bu durum benim gibi ortam yabancıları için biraz yıkıcı çünkü ister istemez yapının dış mandalı oluyorsunuz. Herkesin şuursuzca göbek attığı geleneksel bir Türk düğününde masada yaş pastasını öldürmeye çalışan o adam burada da peşimi bırakmıyor. Sabah partileri kötü alışkanlıklarınızı yıkmasını kabul ettiğiniz gönüllü birer gülle. İşin özü ve yıkıcı tarafı kısaca bu. Sabah serenatlarının babası Matthew Brimer açıklıyor. ‘Partilerden büyükannene bahset gelmek isteyecektir, ama etrafına bak yaş ortalaması kaç?’ Gerçekten de bu partilerde hiç yaşlı yok. Organizatörler düzeni şehir ve iş hayatının kaosundan boğulan gençler ve orta yaşlıların üzerine oturtmuş. Akşamdan kalma uyanmak istemeyenleri sabahtan kalma saf bir mutlulukla işlerine ya da okullarına uğurluyor sabah serenatları. Amerikalıların sabah serenatına gittim geleceğim şeklindeki bu hızla yayılan yeni sporları nasıl yürüyor izin verin birkaç madde ile anlatıp bitireyim.

Sabah Partilerinin yaratıcısı Matthew Brimer / Photo by The Daily Beast

Erken, çok çok erken!

İki tane sabah partisine katıldığımı yazının başında söylemiştim. Biri New York, diğeri ise Los Angeles’ta olan bu partiler için 5.30 ve 6.00 da uyandım. Yani uyku pezevengiyim, en son feragat edeceğim şey uykumdur diyenlerdenseniz hiç bulaşmayın. (Her iki partinin başlangıcında da zombi gibiydim.) Yok sabah samimiyeti başkadır, gecenin birikmiş enerjisini atmam lazım, üstelik ben bebek gibi uyuyanlardanım diyorsanız meydan sizi bekler. Hatırlatmakta fayda görüyorum New York’taki hemen her sabah partisi tur teknelerinde düzenleniyor. –Kaçışınız yok aklınızda bulunsun.


Giyim tarzınızla fark yaratabiliyorsanız

Efendim ben bu partilere Şubat ayında katılmak gibi bir aptallık ettim, siz etmeyin. Ediyorsanız da benim gibi bir kot, bir tişört eşliğinde etmeyin. Fonda Gülşen’in ‘Neyine güvendin evladım?’ sözü şimdilerde kafama kafama vurmakta. Güverteden kabanları ve kürkleriyle akın etmeye başlayan sabah particilerini gördüğümde bu kez kendimi sokakta geçirdiği zorlu gecenin ardından biriktirdiği paralarla huzura ulaşmayı bekleyen bir dilenci gibi hissetme vaktimdi. Neyse ki kanı fokurdayan gençlerden biri halime acıdı da hangi hayvanın katli sonucu ortaya çıktığını merak ettiğim görkemli deri ceketini parti bitiminde alacağını söyleyerek üzerime attı, ben de donmaktan kurtuldum. Bakınız bu hedonizmdir, bu ortak ruhtur. Her ne kadar ben bu ruha aykırı olsam da. Zira mevisimine göre konsepti de değişen bu partilerde kıyafetler de en az katılımcılar kadar sıradışı. Platform sneaker’lar, kulak tıkaçları, bol bol deri, apış arasına dek uzayan botlar, renkli yün etekler… ve sayamadığım dahası. Bu ruha ne kadar aykırı olduğumu yanıma yaklaşıp; ‘Sen neden bu kadar sadesin?’ diye soran organizatörlerden bir tanesi de tasdikledi bu arada. (Tabi ki bu iğnelemenin altında kalmadım ve ben de ona üzerinizdeki bir koyun mu? diye sorarak kendimce geri püskürtme efekti uyguladım.)


Sabah partilerinde bebekli ve çocuklu ailelere sık sık rastlayabilirsiniz. / Photo by cntraveller.com

Saldırın ücretsiz içecekler var!

Sabah serenatları organik yiyecek ve içecek cenneti dersem hiç abartmış olmam. Gece midesini beş çeşit alkolle yıkayıp sabah bu partilerde toksinlerinden arınanlara, bir sürahi dolusu salatalık suyuyla kafa bulanlara, peş peşe üç çiğ yumurtayı hüpletenlere dek sayısız tipe ve sayısız beslenme alışkanlığına ev sahipliği yapıyor bu oldukça hümanist partiler. Etkinlik girişinde elinize tutuşturulan 20 ve 40 dolarlık biletlerle özel karışımlı organik içecekler satın alabiliyorsunuz. Bunun yanı sıra sabah partilerine sponsor olan dev kahve şirketlerine dua edebilirsiniz çünkü sınırsız kahve tüketebiliyorsunuz, hem de tek kuruş ödemeden. Çikolata çubukları, coconut şurupları, yeşil smoothie’ler, karamel barları ve tuzlu karamel barlarını ise mutlaka denemelisiniz. Bu saydıklarım ücretli, ancak gayet makul.


Dünyaca ünlü Dj Scumfrog / Photo by gettyimages.com

Burning Man’e katılamadığınız için üzülüyor musunuz?

En büyük hayallerimden birisi de Burning Man Festivaline katılmak. Şimdilik ve görünen veriler doğrultusunda bir süre daha hayal olarak kalacak, ama beni kıskanabilirsiniz çünkü Burning Man’e katılmış kadar oldum. Sabah serenatları Burning Man’in öze dönme temasını taklit etmeden kendi konseptine misler gibi uyarlıyor ve dünya festivalcilerinin salyalarını akıtan Burning Man deneyimini size altı oldukça dolu bir biçimde yaşatıyor. Tatmin olmadığını söyleyen mızmız turistlerin aksine ben oldukça memnun kaldım. Burning Man’de çalmış Dj’leri her organizasyonda göremezsiniz sonuçta. Los Ageles’ta katıldığım partide Scumfrog eşliğinde eğlendim size o kadarını söyleyeyim. Sabah partilerinde başıma gelen en ilginç olaylardan birisi ise The Love Child adındaki bir ısı-ışık sanatçısıyla yaşadığımdı. Bir anda yanıma gelen bu enteresan kişilik en sevdiğim rengi sordu -kırmızı yanıtını alır almaz ise beş dakika içerisinde ipadi’ ile kırmızı bir portremi çiziverdi. New York’ta katıldığım partide ise bana özel bir Haiku (Türkçesi eğlenceli mısra. Bugün tüm dünyada meşhur olan geleneksel bir Japon şiir türü. Dünyanın en kısa şiir türü sayılır.) yazıldı.


Photo by ibtimes.co.uk

Kafam rahat olsuncuların gizli mabedi

Sabah serenatlarında askıntı olan, küfreden, saçmalayan, gereksiz davranışlarda bulunan kimsecikler yok. VIP diye bir şey de yok. Kimse kimseden üstün değil. Partide Madonna bile olsanız diğer katılımcılarla aynı sahneyi ve aynı oturma alanlarını paylaşmak zorundasınız. Yokluklar zenginliği, kafam rahat olsuncuların tapınağı olan sabah partileri aslında herkese açık. Ama bu düzeni nasıl tutturdukları konusu hala en merak ettiğim cevapsız sorum.


Dans etmenin gerçek keyfi

Maalesef o hallerimi hiç göremeyeceksiniz ama gerçekten özgürce ve çılgınca dans ettim. Yargılayan gözler yok, tuhaf bakışlar yok, itiş kakış yok. Yok yok! Yoklardan doğan bir mucize burası. Uzun süredir içimde tuttuğum potansiyelimi Los Angeles’taki sabah partisinde sonunda serbest bıraktım ve arkadaşlarım hala o serbest kalışın videolarını bana karşı tehdit olarak kullanıyorlar. Muhteşem bir atmosfer var sahnede, en önemlisi güven duygusu. Dans eden kalabalığın arasına adım attığınız anda endişe ve kaygılarınızdan sıyrılıyorsunuz. Bir kez daha ortak bilinç, yeniden hedonizm. Çok yaşa sabah serenatı! Ben böyle dans ederken zamanın nasıl geçtiğinden de bi’ haber ansızın etrafımda sıra sıra selfie çekilmeye başlayanları, pijamalarıyla ortalıkta dolaşanları görünce afallıyorum. Tahmin ettiğiniz üzere isteyen bu eğlenceyi akşam partileri başlayana dek sürdürebiliyor. Üstelik uyuyadabiliyor. Yani tam bir kaçış, tam anlamıyla başka bir dünya.


Kötümserliğe veda

Sabah serenatları gerçek birer iyilik merkezi. Kötümserlik, negatiflik, karanlık düşünceler, sinir, stres her şeyi dışarıda bırakıyorsunuz. İyilik terapisine hoşgeldiniz tadını çıkartın. Bu anlamda her parti yeni bir paradigma, her organizasyon kendi felsefesinin bekçisi. Katılımcılar ise bu paradigma ve felsefelerin en önemli destekçileri. Sabah serenatları ekip olarak da oldukça tecrübeli ve kaliteli. Personel parti içersine yedirilmiş. Ast-üst ilişkisi konuklar tarafından hissedilmiyor, herkes kendi keyfinin efendisi. Ortada bir denetim mekanizması var evet ama bunun nerede olduğunu ve nasıl bu kadar düzgün işlediğini bulabilene kocaman bir helal olsun.


Tamamen yenilenmek

Sabah partilerinden sonra tamamen yenilenmiş, yeni bir dünyanın yeni bireyleri olarak yeniden doğmanız kaçınılmaz. Böylesi bir deneyimi yaşama şansı elde ettiğim için kendimi yüksek mertebeli şanslılardan birisi olarak görüyorum. Bundan iyi terapi mi? Şimdilik beni kimse inandıramaz.


Sabah serenatlarına pijama ile katılmak oldukça trend / Photo by ibtimes.co.uk

Sabah partileri gece partilerine karşı

Sabah

  • Mutlu, rahat ve sıradışı particiler
  • Takım elbiseli ayılar
  • Tuvaletini yapmak için tuvalete giden insanlar
  • Sınırsızlık
  • Kucaklaşma
  • Lahana suyu
  • Bebekler ve çocuklar

Gece

  • Kızgın, rahatsız, benzer particiler
  • Ayılar
  • Seks yapmak için tuvalete giden insanlar
  • Bol bol sınır, bol bol müdahale
  • Taciz
  • Bira
  • Sadece yetişkinler

Referanslar

Not: Yaptığım okumalar ve edindiğim bilgiler sonrası bu tanıtım içerikli yazıyı nasıl daha eğlenceli hale getirebilirim fikrinden hareket ederek bir kurgu oluşturdum ve olayları başımdan geçmiş gibi anlattım. Bilgiler doğru, olaylar kurgudan ibarettir.

Çeviri referansı: Drew Magary ‘nin ‘The Weird World of Morning Raves’ isimli yazısı

Kaynaklar: Lavanya Ramanathan, Ansuya Harjani, Tiffany Pritchard, Gareth Rubin, Rebecca Greenfield, Sasha Huff, Amy Grief

Online kaynaklar: morninggloryville.com , awakeboston.com , dybrkr.com