Uzaktan Çalışmak

Bağımsız çalışmak (freelance) ile uzaktan çalışmak (remote) çok karıştırılıyor. Bağımsız çalışanlar aynı zamanda uzaktan çalışıyor veya uzaktan çalışanlar fiziki bir ofise sahip bir şirkette çalışıyor olabilir. Yani uzaktan çalışıyor olmanız, sizi bağımsız çalışan (freelancer) yapmıyor.

Ben yazılımcıyım. Bağımsız çalışmak konusunda çok deneyimim yok. Bu konudaki gözlemim, en azından Türkiye’de hem işi verenin, hem de işi yapanın çok da profesyonel davranmadığı. Bağımsız çalışmak ayrı bir disiplin gerektiren, kendine özgü şartları ve anlaşması olan, hobi veya ek iş olarak bakılamayacak kadar ciddi bir çalışma biçimi. Fatura nasıl keseceksiniz, vergi nasıl ödeyeceksiniz, gelirinizi devlete nasıl beyan edeceksiniz, etmeyecekseniz neye güveneceksiniz, alacağınızı tahsil edemediğinizde ne yapacaksınız, sağlık sigortanız ne olacak? Bu konu, ayrı bir yazının konusu olabilir; ama dediğim gibi Türkiye’de serbest çalışmak, yaşam standardını para karşılığı düşürmekten başka bir şey değil. Serbest çalışmak istiyorsanız, günde 8–9 saat mesai gerektiren bir iş yapmamalısınız.

Uzaktan çalışmak ise, bana göre herkesin muhakkak deneyimlemesi gereken bir şey. İstanbul metropol bir kent. Zaman trafikte harap edilemeyecek kadar kıymetli. Ben yazılım firmalarının yakın zamanda mülakatlarda “Uzaktan çalışma deneyiminiz var mı?” diye soracaklarını düşünüyorum. Örneğin Crossover tamamen uzaktan çalışmaya uygun iş pozisyonları için çalışan arayan bir platform ve Türkiye’de faaliyete geçti. Hiç mülakatlarına katılmadım; ama eminim bu soruyu soruyorlardır. İnternet artık sesli ve görüntülü konuşma yapmak için daha elverişli (en azından telefonla konuşmaya tercih edilebilir durumda), ortak çalışma alanları (co-working space) artık eskisinden daha yaygın. Gürültüden etkilenmiyorsanız, bir kafede kahve içerken saatlerce oturup işinizi yapabilirsiniz veya evinizin bir odasını çalışma odasına çevirebilirsiniz.

Peki, uzaktan çalışmak ile şirket ofisinde çalışmak arasındaki tek fark çalışma ortamı mı? Hayır. Şirket ofisi size şunları da sağlar:

  • Susadığınızda su her zaman var. Çay, kahve çoğunlukla hazırdır. Oda temizlik hizmeti size bedava, bulaşık derdi yok, tuvalet kağıdının bitmesi neredeyse imkansız, acıkırsanız yemek yiyebileceğiniz yer size çok yakındır.
  • Ofise gittiniz ve internetiniz veya elektriğiniz yok, bu şirketin problemi. Gidip başka bir çalışma ortamı aramak zorunda değilsiniz. Çünkü çalışmak zorunda olduğunuz yerde herkesin elektriği, interneti aynı anda kesilmiştir!
  • Hastaysanız muhtemelen ofisteki klimadan hastalandınız, zehirlendiyseniz muhtemelen yemekhanedeki bir yemek size dokunmuştur. Geneli böyle olduğu için size pek bir soru sorulmaz. Bir rapor alırsınız, iyileştiğinizde şirkete iletirsiniz.
  • Ofisteyseniz, çalışıyorsunuzdur. Değilseniz, çalışmıyorsunuzdur, çalışmamalısınız. Bu kadar net.
  • Ofisin kuralları vardır, beraber vakit geçirdiğiniz insanlara karşı saygılı olursunuz. Sosyalleşirsiniz, samimi arkadaşlıklarınız olur. İşinizde yardımlaşır, iş dışında haftasonu piknik, kamp planları yaparsınız.

Bu şekilde anlatınca ofiste çalışmak uzaktan çalışmaktan daha iyiymiş gibi oldu, farkındayım. Uzaktan çalışmak imrenilen, özenilen, çok basit bir şeymiş gibi göründüğü için, önce neleri kaybedeceğinizi anlattım. Peki bu durumda uzaktan çalışmayı neden tercih edersiniz?

Cevap basit. Genelde siz tercih etmezsiniz, koşullar onu gerektirir. Şirketiniz yurtdışında olabilir ve siz henüz yurtdışına çıkış şartlarınızı sağlamamış olabilirsiniz. Şirketiniz işinizde daha verimli olmanız için, çalışma ortamı tercihinizi size bırakabilir. Eve gidip gelirken harcadığınız zamanı spor yaparak veya ailenizle birlikte geçirmek, ertesi gün daha verimli olmanızı sağlayacaksa; ofise gelmekle evden çalışmak arasında bir fark görünmüyor ve şirket de masrafları kısıp çalışanın maaşına zam yapmayı düşünürse (ki her ne kadar klasik bir yaklaşım olsa da para iyi bir motivasyon aracıdır) şirket uzaktan çalışmayı çalışanları için bir seçenek olarak görebilir. Siz elinizde bu imkan varsa yararlanırsınız.

Uzaktan çalışan arkadaşlarımın en çok şikayet ettiği konulardan biri yalnızlık. Etrafınızda çoğu zaman muhabbet edebileceğiniz, beraber çay içebileceğiniz bir insan olmuyor. İş yapmadan zaman geçmiyor, kendi kendinizi motive etmek, kendi disiplininizi sağlamak zorundasınız. İş dışında kalan zamanlarınızı nasıl değerlendirdiğiniz daha bir önemli oluyor, sosyalleşme ihtiyacı duyuyorsunuz, hobiler daha bir anlam kazanıyor. İş bitsin, eve geçeyim demek yerine, daha bir kendinizi dışarı atmak için can atıyorsunuz. Buna ne kadar çabuk alışırsanız, uzaktan çalışma gerektiren işlere psikolojik olarak o kadar çabuk uyum sağlarsınız.

Bu konu üzerine benim söyleyebileceklerim bunlar. Uzaktan çalışmaya başladığınızda iletişim araçlarına hakim olmak, zamanı yönetmek, hatta akşamları veya haftasonları yapacağınız aktiviteleri tekrar gözden geçirmek önem kazanacak. Son olarak, bu konuyla ilgili daha önce yazılmış paylaşımlara göz atmanızı öneririm:


Originally published at Gökmen Görgen.