Yaralarına şükreden bir adam: Miles Teller

Whiplash’te canlandırdığı Andrew karakteriyle yıldızı perçinlenen ABD’li oyuncu Miles Teller’ın oyunculuk uğruna bir arabanın camından fırlayarak ölümden kıl payı kurtulduğunu biliyor muydunuz? Yoksa bu sahne size çok mu tanıdık geldi? Filmde müziği uğruna her şeyi göze alan Andrew ile gerçek yaşamdaki Miles arasında pek de fark yok aslında. Hollywood her ne kadar ona üvey evlat muamelesi yapsa da Teller ‘şanslı yaralarım’ dediği izleriyle önlenemez bir yükseliş fırtınasında kuma çamura aldırmadan emin adımlarla ilerliyor.


Dünyanın yeni yeni aşina olmaya başladığı yüzlerden Miles Teller’ı pek çoğumuz Whiplash filmiyle tanımış olsak da kariyeri çok daha öncelere dayanıyor. Whiplash’le başta Sundance Film Festivali olmak üzere pekçok festivalden elleri dolu dolu dönen Teller, The Spectacular Now’da Shailene Woodley’nin yanındaki çocuk. Divergent serisinde Theo James’in gölgesindeki Peter karakteri ve That Awkward Moment’da Zac Efron’un yanında gördüğümüz hareketli kişilikten başkası değil. Teller’ın şanssızlığı, ya da şansı hep tanınmış isimlerin yanındaki ikinci rol olarak izleyicinin aklında yer etmesi. Whiplas’te sergilediği kusursuz performansa rağmen biz onu J.K. Simmons’ın öğrencisi olarak bildik, öyle belledik. İşte Miles’da bu durumdan oldukça sıkılmış olmalı ki sonunda Hollywood yapımı dev bütçeli işlere göz kırpmaya başladı. Kendisini 7 Ağustos’ta vizyona girecek olan yeni Fantastik Dörtlü serisinin ilk filminde başrolde izleyeceğiz. Bakalım Teller, Bay Fantastik olduktan sonra hak ettiğine inandığı gerçek değeri görebilecek mi? İşte filmden önce Miles’la ilgili birkaç ilginç detay…

20 Şubat 1987 Downingtown, Pennsylvania doğumlu. Soyuna sopuna bakıldığında Teller karma genlerin ürünü olma özelliği gösteriyor. Kendisi ise bu durumdan oldukça memnun, çünkü farklı coğrafyalardan farklı izler taşıdığına inanıyor. Dedesi koyu bir Rus Yahudisi, anne ve baba tarafından gelen karizmasını da Fransızlığına bağlıyor. Henüz bitmedi, bir tutam Lehlik, çok sevdiği İngiliz yanı ve damarlarında dolaşan İrlandalı kanı ile tam anlamıyla bir medeniyetler beşiği Teller. Soğuk karizmatik tavrının arkasında renkli bir ruhu hapsediyor, nedenini ise ‘İnsanlara kolay güvenememek’ olarak açıklıyor. Anlayacağınız Teller içini kolay kolay açmıyor. Babasının işi dolayısıyla çocukluğu boyunca sürekli şehir değiştiren yakışıklı aktör değişen şehirlerle birlikte, değişen okullar ve insanlar sayesinde hayatı öğrendiğini söylüyor.

New York Üniversitesi mezunu olan Miles aynı dönemde eğitim gördüğü sanat okullarında aldığı drama, yaratıcı oyunculuk, karakter çıkarma gibi dersler sayesinde kendisini erken yaşlarda oyunculuğa hazır hale getirmeyi başaran azimli bir adam. Teller çıkış filmi olarak kabul ettiği Nicole Kidman ve Aaron Eckhart’lı Rabbit Hole’un ardından sinema sektöründe sessizce ilerleyerek sağlam adımlarla bugüne ulaşmayı başardı. Genç aktörün kariyeri için dönüm noktası olduğunu her fırsatta yinelediği Whiplash’te başrolü kapmasındaki en önemli etkenler ise; dans ve müziğe olan ilgisinin profesyonel boyutlarda başarılı bir izlek çizmesinden kaynaklı. Rolü için feda ettiklerini hayatı için feda ettiklerine benzeten Teller: ‘Benim şanslı yaralarım var, arkadaşlarımla eğlenmeye çıktığımız bir gecenin dönüşünde korkunç bir kaza geçirdim, öyle bir kaza ki herkes arabanın içinde bir şekilde sağlam kalmayı başarıp kendisine geldiğinde Miles nerede? diye dehşete düşmüş. Emniyet kemerim bağlı olmadığı için ön camdan fırlamışım. Yüzümde ve vücudumun belirli bölgelerinde pekçok cam kesiği izi var. Hayatın ne kadar hassas bir şey olduğunu anlamamı sağladı o kaza.’ diyor ve ekliyor ‘Yara izlerimden hiç rahatsız olmadım aksine onlara sahip çıktım, o izler bana hayatımı, amaçlarımı ve onlar için feda ettiklerimi hatırlatıyor.’

İnceliklerin kıymetini bilen ender oyunculardan olan Miles Teller’ı Oscar’a uzanırken görür müyüz bilmem ama şimdiye dek yaptıkları ve yapacaklarına dair verdiği sözlerle gönlümüzün Oscar’ına talip gibi görünüyor.

Bu genç ve yetenekli adamı takipte kalmakta fayda var çünkü muhatap olduğumuz şey donanımı her geçen gün hızla artan, içerisindeki ürün sayısı da bununla doğru orantılı büyüyen renkli ve bir o kadar da sradışı bir otomat.


KISA KISA

  • Oyunculuk derslerinin çoğunu usta aktör Anthony Hopkins’ten aldı
  • Geçirdiği kazanın ardından alkolden soğuyan Teller’ın şu an en çok tükettiği içecek yeşil elma suyu
  • Koyu bir Amerikan futbolu hayranı
  • İyi derece davul ve bas gitar çalıyor, dans konusunda ise iddialı
  • 2017 yılına dek sözleşmesini imzaladığı 6 filmde rol alacak
  • Whiplash sayesinde servetine 3.3 milyon dolar ekledi
  • Formunu boks yaparak koruyor, bu sayede %19 olan vücut yağ oranını %6 ya düşürmeyi başarmış.
  • Ayrılmalarının ardından kız arkadaşının istemediği köpeği sahiplenmiş, bunun hayatının en doğru kararlarından biri olduğunu düşünüyor.

NOTLAR:

Tüm görseller: Tomo Brejc

Ansiklopedik bilgiler için referans: wikipedia.org