Yeni Yılı Daha İyi Geçirmenin Yolları
(Bu yazı ilk olarak selenserdaroglu.tumblr.com adresindeki kişisel blogumda yayınlandı.)
Yeni Yılı Daha İyi Geçirmenin Yolları
2016 için hem kendim hem de sizler için bir yapılacaklar listesi hazırladım. Kimini bir süredir uyguluyorum, kimini ise uygulamakta biraz zorlansam da deniyorum.
Umarım 2016 yılında eksikliğini hissettiklerimizi veya ihtiyacımız olanları artık uygulamaya koyabiliriz.

- Daha çok gülümsemeye, daha nazik olmaya gayret edin. Gülümsemek ve nezaket bulaşıcı şeyler. Üstelik Goethe’nin de dediği gibi “Nezaket zekanın elbisesidir”
- Kendinizi iyi hissedeceğiniz yerlerde olun. Büyümek bitti, yaşlanıyoruz. Zaman kıymetli. Kendinizi mutsuz hissedeceğiniz bir yerde “lütfen” vakit dolduracağınıza evinizde güzel bir müzik açıp duvara bakabilirsiniz veya vapurdan inince kendinize güzel bir yerde kahve ısmarlayabilirsiniz.
- Kendinizi, konumunuzu, maaşınızı birileri ile kıyaslamaktan vazgeçin. Durumunun sizden daha iyi olduğunu düşündüğünüz insanlarla kendinizi karşılaştırmaktan, durumunun sizden kötü olduğunu düşündüğünüz insanlara bakıp şükretmekten uzak durun. Başkalarının sahip olduklarına değil, var olan şartlarınıza bakıp nasıl daha iyi hale getirebileceğinize veya koruyabileceğinize odaklanın.
- Alkol ile ilişkinizi gözden geçirin ve çevrenizde alkol ile ilgili problemi olan insanları da daha az bulundurun. Zira alkol ile ilgili sorunlar beraberinde yeni sorunlar getiriyor.
- Bu sene maddi ya da manevi, tüm bağımlılıklarınızdan kurtulmanın bir yolunu bulun.
- Özsaygı problemi ciddi bir sorun. İlişkileri zedeliyor. Çevrenizde özsaygı problemi olan insanlara daha az yer verin, onlar için daha az çabalayın. Bireysel motivasyon ve özsaygı insanın içinde olan, çocukluktan gelen şeyler. Bunlar başka biri tarafından sonradan eklenemiyor ne yazık ki. Herkes kendi bokunda yuvarlanmaya devam edebilir. Kendinize bulaştırmayın. :)
- İnsanları zamana bırakın, oldukları gibi kabul edin ve onları değiştirmeye çalışmayın. Oldukları gibi kabul edemiyorsanız olabildikleri konulara yoğunlaşmayı öğrenin, olamadıkları noktalarda yollarınızı ayırmaktan korkmayın.
- Saygı duymadığınız ve/veya size saygı duymayan insanlarla ilişkinize devam etmeyin. Yalnız olmak o kadar korkunç bir şey değil. İnanın tam da size uygun bir adam ya da kadın sizi bir yerlerde bekliyor.
- Tartışmayı öğrenin. Tartışırken hakaret etmeyin, günlük hayatınızda küfürlü ya da argo konuşuyorsanız bile bu sırada bundan kaçının. Eğer sakin ve saygılı bir şekilde konuşamayacaksanız oradan uzaklaşın veya başka bir zamana erteleyin.
- Tartışmalarınıza başkalarını ve/veya geçmiş konuları dahil etmeyin. Sadece mevcut konuda ve o kişi ile tartışın.
- Tartışırken o insanın size yaptıklarını, “size göre” hatalarını söyleyerek onu suçlamak yerine o durumun/davranışın size hissettirdiklerini söylemeyi; “böyle yaptın” yerine “böyle olduğunda üzülüyorum” demeyi deneyin. Suçlanmak yerine davranışının karşısındaki kişiye yansımasını öğrenen insan emin olun çok daha farklı davranacaktır. (Durumu düzeltmek adına çaba sarf etmiyorsa zaten o ilişkiyi devam ettirmeyin)
- İnsanların dertlerini dinlemek ve elinizden geliyorsa sorunları çözmek için onlara zaman ayırın. Ancak ısrarla aynı şekilde yaşamaktan ve bunları sürekli sorun olarak önünüze sunmaktan vazgeçmiyorlarsa, sorunları ortaya çıkaran şeyleri yapmaya devam ediyorlarsa dert dinleme işini başkalarına devredin. Vaktinizi gerçekten bir şeyleri değiştirmek için çabalayan, çözüm önerilerinizi dikkate alacak insanlara verin.
- Sadece kötü gün değil, iyi gün dostu olmayı da öğrenin. İnsanların iyi günlerinde yanlarında olun. Onların sevinç duyduğu anlarında onlarla sevinin. Sevinemiyorsanız o insanlarla ilişkinizde ve kendinizde bir sorun var demektir. Bunu çözmenin yollarını arayın.
- “Mutluluk” peşinde koşmayın. “Mutluluk” denen şey sürekli devam eden, her daim hissedilen bir şey değil. Mutluluk genellikle “hatırlanır”. Geçmişi güzel anmamız bundan. İç huzurunuz ve onu korumak için bir şeyler yapın.
- Sevdiklerinizden kopmamak, ailenizi yalnız bırakmamak için bulunduğunuz yerden uzaklaşmak konusunda çekinceleriniz varsa bundan vazgeçin. Yeni insanlara, yeni yerlere adapte olmak aslında çok zor değil. Her insandan ve yerden alınacak bir şey var. Bu anlamda 2016'da bu fırsatları daha ciddi bir gözle değerlendirin.
- Akıllı telefonunuz veya dijital fotoğraf makineniz ile çektiğiniz fotoğrafları bir zahmet artık gidip bastırın. Hatta bir iki kopya fazla bastırıp yakınlarınızla paylaşın. Fotoğrafları seçerken kimlerin hayatınızda daha çok olmasını istediğinizi, kimleri özlediğinizi, hangi zamanlarda daha iyi vakit geçirdiğinizi göreceksiniz.
- Daha az “ben” demeye çalışın, “biz” diyemeyen insanlarla daha az diyalog kurmanın yollarına bakın.
- Sadece kendiniz için yapacağınız yeni bir iş için daha çok kafa yorun.
- Her ne iş ile uğraşıyorsanız uğraşın, o işi hakkını vererek yapın.
- Yaptığınız işin faydasını sorgulayın. Sadece ürün ve paraya yönelik bir iş yapmak zorunda iseniz hayatınıza doğrudan veya dolaylı yoldan insanlara faydası olacak bir iş ya da hobi katın.
- Sevdiğiniz işe odaklanın. Sevmediğiniz bir işte ancak 5 saatte bitireceğiniz şeyi sevdiğiniz işte 1–2 saatte tamamlar, daha verimli ve başarılı olursunuz.
- Zaman yönetimini öğrenin, vaktinizi başkalarının yönetmesine izin vermeyin,
- İşleri önceliklendirmeye çalışın. İşte ve özel hayatınızda öncelikle başkalarını ilgilendiren kısa işleri önce yapın ve teslim edin. Kendinizle ilgili uzun vadeli işleri, raporları sonraya, kafanızın daha rahat olacağı zamana bırakın. Böylece sizi darlayan “nerede kaldı” emaillerinden, telefonlarından ve gereksiz gerginliklerden kurtulun.
- İşleri delege edin. Her şeye yetişemezsiniz.
- Delege ettiğiniz işi o insana gerçekten teslim edin. Süreç içinde sürekli kontrol ederek işi sahiplenmesini engel olmayın. Bunun yerine o iş sırasında başa gelebilecek standart aksilikleri ve kendi deneyimlerinizi nazik bir dille baştan aktarın ve süreç içinde arzu ettiği noktalarda destek verebileceğinize dair güven verin.
- Asansöre binmeden önce nereye geleceğini/gideceğini değil, nereye gideceğinizi söylersiniz. Hem iş hem de özel hayatınızda birisinden bir şey isterken de ona ne yapacağını değil, neye ihtiyacınız olduğunu veya yaşadığınız sorunu söyleyin.
- İşinize zamanında gidin. Mümkünse 10–15 dakika önce. Filtre kahvenizin demlenmesini beklerken gelen emaillere göz atmak ve gününüzü sakin-sessiz bir ofiste programlamak inanın belli bir zaman sonra vazgeçilmeziniz olabiliyor.
- İşinizden zamanında çıkın! Evet, bu çok önemli. “Sabah 9 — akşam sonsuz çalışmalar” her işverenin hayali ve her start-up fazla mesai ister ancak unutmayın, dönemsel zorunluluklar haricinde konuşacak olursak, özel hayatınıza yeterli zamanı ayırmazsanız işte de verimli olamazsınız.
- Elinizdeki işleri (örneğin) 6'ya kadar bitiremiyorsanız ya mesai saatleri içinde verimli çalışmıyorsunuz ya da üzerinizde size fazla gelen bir iş yükü var demektir. Bunu gözden geçirin ve düzenlemenin yollarına bakın. Başkalarından gelecek işlere “de” bağlı bir iş programınız varsa, mesai saatlerinizi düzenlemek adına iş taleplerinin ve teslim zamanlarının ilgili kişilerin mesai saatlerini alt-üst etmeyecek şekilde düzenlenmesi yönünde talepte bulunun.
- Her şeyi en iyi sizin bileceğinize/yapacağınıza dair sarsılmaz bir inancınız varsa bunu unutun. Belki “o şeyi” sizden daha iyi veya daha basit bir şekilde çözebilecek biri vardır.
- Not defteri alışkanlığı edinin.

- Online alandaki izlerinize dikkat edin. Sosyal medyada daha az zaman geçirin. Her gün gittiğiniz yerde Foursquare check-in’i yapmayın.
- Duş alma alışkanlığınızı düzenli aralıklarla değiştirin. Sadece sabahları alıyorsanız gece yatmadan önce, sadece gece alıyorsanız, arada bir sabah almaya başlayın.
- Sadece dışarıda değil, evinizde de her daim misafir karşılayabilecek şekilde giyinin, bakımlı olun. Ev kıyafetlerinize özen gösterin.
- Sabahlara size huzur ve neşe veren iyi bir parça ile başlayın.
- Sabah saatlerinde hamur işi yemeyin.
- Gece yatmadan 2 saat önce yapay ya da doğal, şekerli şeylerden uzak durun.
- Her gününüzü en az yarım saatlik yürüyüş yapacak şekilde programlayın.
- Her ay (maddi durumunuza göre hafta) mutlaka sevdiğiniz bir insanla güzel ve günlük hayatınızda sık gitmediğiniz şık bir yerde akşam yemeği programı yapın. Lezzetli bir şey tadın. Bütçenizde her zaman buna yeriniz olsun.
- Her ay mutlaka canlı bir etkinliğe gidin. İyi bir konser, müzikal, tiyatro oyunu veya performans olabilir.
- Her ay en azından iki kitap okuyun. Ancak bunların kişisel gelişime dair olmamasına dikkat edin. (Klasikler boşuna klasik olmadı)
- Seyahat edin. 2–3 günlüğüne bile olsa arada bir, her ay olmuyorsa en azından 2-3 ayda bir yaşadığınız yerden uzaklaşın. Eskiler boşuna “tebdil-i mekanda ferahlık vardır” dememiş.
- 2016 yılında dijital herhangi bir şeyle ilişki kurmadan yapılabilecek bir hobi edinin. Seçeceğiniz hobi gözünüzün, kulağınızın ve elinizin sadece onda olacağı bir şey olsun.
- Para biriktirmeyi henüz öğrenemediyseniz bu yıl öğrenin ve 21 kuralını unutmayın.
- “Sahip olmak ile olmak” arasındaki farka kafa yorun. Sorunlarımızı sahip olarak çözemeyiz. Eric Fromm’un “Sahip olmak ya da olmak” adlı kitabına bir göz gezdirin.
- Şartlara göre adalet diye bir şey yoktur. Her zaman, her alanda adil olmaya çalışın.
- Kendi ahlak kurallarınızın doğruluğu konusunda ısrarcı olmayın. Her insan aynı tornadan çıkmadı, aynı değer yargıları ile büyümedi. Kimin, kiminle “ne halt” ettiğine değil, kendi yaşamınıza odaklanın.
- Renginizi belli etmemeniz gereken gergin bir ortamdaysanız, “ortamı şeyapmak” için “abi” çekeceğinize hiçbir şey söylememe seçeneğiniz olduğunu unutmayın.
- Sizden en az 6 milyar daha var var. Kendinize değer verin ancak “çok özel, çok iyi, çok akıllı, çok nazik, çok düşünceli” biri olduğunuza dair yanılgılarınızdan kurtulun. Herkes o kadar iyiyse bu kadar kötülük nasıl oluyor? :)
- Kötüler öldüğünde iyiliğe yer açılmıyor. Yarın biz de kötü olabiliriz. Önce kötülük tohumunu besleyen sorunları çözmenin yollarına bakın.
- Cehenneme giden yol iyi niyet taşları ile örülü. “Ne kadar iyi niyetli olduğunuzu” tekrar edip durmak yerine var olan durum için ne kadar yerinde hareket ettiğinize bakın. Belki de insanları kırmamak, üzmemek adına kabul ettiğiniz şey uzun vadede her iki tarafı da olumsuz etkileyecektir.
- Beklentilerinizi dengeleyin. Beklenti cümle ilişkinin katili.
- Kendinizi sevin. Böylece başkalarını da herhangi bir şarta bağlı olmadan ve beklentisiz bir şekilde sevmeyi ve kabul etmeyi öğreneceksiniz.
- Sevginizi ispat etmeye çalışmayın. Sevilip sevilmediğinizi öğrenmek için ispat arayışına girmeyin.
- Duygusal anlamda yaşadığınız sorunlar için profesyonel yardımın yemek-içmek gibi bir ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Kolunuz kırıldığında nasıl ki bekletmeden bir ortopediste gidiyorsanız, kalbiniz kırıldığında bununla baş edemiyorsanız yardım almaktan çekinmeyin.
Umarım 2016 yılı hepimize varoluşsal kaygılarımıza kafa yorabileceğimiz konforu ve zamanı verir.
Herkese mutlu bir yıl dileklerimle.

Originally published at selenserdaroglu.tumblr.com.