Uzaktan Çalışma Modeline Bakış

Uzaktan Çalışma Modeline Bakış - Sevgili Beyaz Kağıt
{Fotoğraf Unsplash’ten. Üzerine tıklanarak ulaşılabilir.}

Uzaktan çalışma modelinin bu kadar yaygınlaşmaya başladığını ve merak edildiğini, açıkcası kendimi içinde bulana kadar fark etmemiştim. Çalışma modelleri ve iş tanımlarının, teknolojinin sağladığı imkanlar, değişen ihtiyaçlar ve seyahatin daha erişilebilir olmasıyla birlikte değiştiğini uzun bir süredir görüyor ve takip ediyordum. Ancak uzaktan çalışmanın, birçok şirketin tercih ettiği ve hatta bu yönde iş modelini değiştirdiği konusunda yakın zamanda resmen bir aydınlanma yaşadım ve çok çığır açıcı bulduğum için yazarak daha fazla kişiye ulaşsın istedim. Konuyla ilgili biraz daha derine inip araştırma yaptığımda, ülkemizde çok yaygın olmamasına rağmen yurtdışında ne kadar çok şirketin artık bu şekilde çalıştığını öğrenmiş oldum ve hatta uzaktan çalışan, ‘virtual team’lerin (‘sanal ekip’ diye bir Türkçe karşılığı var mı bilmiyorum ama ben böyle kullanmış olayım) daha verimli ve etkili iş çıktıları alabilmesi için kullanılan birçok yazılım ve aracın da ortaya çıktığını keşfettim (Podio, Basecamp, Slack gibi).

Bu yılın başlarına doğru, biri İngiltere biri Hong Kong olmak üzere iki çok iyi şirketten proje bazlı işler aldığımda, uzaktan çalışma modeline adım attığımın çok da farkında değildim. Başta, alışkın olduğumuz ofise gitme, maaş + yan haklar paketinden mahrum kalma gibi toplum genelinde çokça önemsenen ve iş hayatının artıları olarak değerlendirilen unsurların hayatımda olmamasının endişesini ben de duydum. Nasılsa kontratlı proje bazlı işler, istediğim gibi gitmezse eski usül devam ederim diye düşündüm — muhtemelen benzer durumla karşılaşmış herkesin aklından ilk geçtiği gibi :) Daha sonra, normal koşullarda aynı ülkede yaşamadığım için çalışma imkanı bulamayacağım çok farklı ekip ve işlerde çalışma deneyimi edindiğimi ve bunun ne kadar değerli bir tecrübe olduğunu fark ettim! Düşünsenize, İstanbul’da evimin veya bir kafenin konforunda, Hong Kong’lu bir startup’ın Türkiye pazarına girmesi için bir iş hazırlıyordum. Bunun inanılmaz bir avantaj olduğunu fark ettiğimde, ben mi kendime çektim yoksa algıda seçicilikten dolayı mı bu şekilde gelişti bilemiyorum ama yeniden ve daha uzun süreli olarak bu sefer de Prag’lı bir şirket ile çalışmaya başladım. Gelecek neler gösterecek bilmiyorum, ama şimdilik epey şanslı hissediyorum.

Bu sürede epey zorlayan kısımları oldu elbette: uzaktan çalıştığınızda daha asosyal hissediyor, motivasyon için yalnızca kendinize dönüyor, rutin ve düzeninizi hiçbir saat ve yönetici baskısı olmadan siz düzenliyor, üstüne üstlük etrafınızdaki kişilerin gözünde ‘çalışmıyor’ algısından ne yapsanız etseniz de kurtulamıyorsunuz. Zamanla birçoğunu çözmeye başlasanız da, ‘evde olduğuna göre çalışmıyorsun’ bakış açısını Türkiye’de çözmek çok zor. Buna mümkün olduğunca gülümseyerek pas geçin, duymazlıktan gelin :)

Öte yanda, hem şirketlerin, hem de çalışanların artık bu modeli tercih etmesinin birçok sebebi var.

Şirketler için neden mantıklı?

Ekonomik

Herşeyden önce, ofis ve ofise ait her türlü giderden, teknolojik ekipman, internet ve yazılımsal altyapı yatırımı gibi ihtiyaçlardan kurtuluyorlar. İnternet ve laptop’u olan herkes onlar için uygun bir aday haline geliyor. İşe alımlarda yine Skype gibi görüntülü arama/konferans imkanı olan teknolojinin nimetlerinden yararlanıyorlar, çok daha hızla karar verip ilerleyebiliyorlar. Türkiye’de görüştüğüm birçok firmanın işe alım süreçleri haftaları bulabiliyor mesela. Ve bu sürede defalarca aday gidip geliyor, şirkette birçok yetkili ile ayrı ayrı görüşmeler yapıyor. Zamanın maliyeti diye birşey var. Geçenlerde bir tanıdığıma Skype’tan görüşme yapıp ‘dijital olarak el sıkıştığımızı’ söylediğimde inanmakta gerçekten çok zorlandı. Muhtemelen hala da inanmıyor bana :)

Genişleyen aday havuzu

Dünyanın neresinde olursa olsun, internet ve bilgisayar erişimi olan ve ihtiyaç duyulan pozisyon için doğru tecrübe ve beceriye sahip herkes potansiyel bir aday oluyor. Yalnızca aynı şehirde yaşayan veya ofisin olduğu şehre taşınma imkanı olan kişilerle limitli kalmıyor aday havuzu.

Motivasyon ve verim

Araştırmalar, çalışanların, özgürlük, iş-yaşam dengesi ve esneklik gibi faktörleri oldukça önemsediği ve bunlar karşılandığında daha mutlu olduklarını gösteriyor. Tercih ettiği ve konforlu olduğu ortamdan çalışabilen, sabah sporunu yapmaya vakti olan, trafikle boğuşmak yerine ailesiyle zaman geçirebilen birisi daha motive olmaz mı sizce? Uzaktan çalışırken iş tanımları ve sorumluluklar da haliyle daha net olmak zorunda ve bu şekilde çalışanlar yalnızca kendi işlerini yapıyor ve daha yüksek verim yaratıyorlar.

Çalışanlar için neden mantıklı?

Özgürlük

Lokasyon ve çalışma saati gibi konularda tamamen özgürsünüz. İstediğiniz şehir ve ortamdan (kafe, havuz başı, yatak, kütüphane), günlük ajandanıza uygun saatler arasında çalışabilmek büyük, ama aynı zamanda yönetilmesi gereken bir özgürlük. Çizgi çok kolay aşılabiliyor, bu yüzden otokontrol ve disiplin ciddi önemli oluyor. Ama bu kısmı aştığınızda, New York’taki bir firmaya, Cape Town’da bir kafede oturup iş yapabilirsiniz mesela, çünkü coğrafi bir sınırınız yok! Bu kısmı muhteşem değil mi? :)

Dünyanın her tarafından arkadaş edinmek

İşiniz global olduğunda otomatik olarak ekip arkadaşlarınız da dünyanın her yerinden oluyor. Belki önce yalnızca dijital platformlar üzerinden tanışıyorsunuz, ama daha sonra yaşadıkları şehri ziyaret ederseniz orada tanıdığınız biri oluyor! Bununla birlikte, farklı coğrafya ve kültürlerden insanların çalışma şekillerini tanıyorsunuz. Kimisi çok daha katıyken, kimisi çok daha neşeli ve rahat olabiliyor. Müzakerelerde farklılıklar gözlemliyorsunuz.

Genişleyen bakış açısı

Bana kalırsa çalışanlar için en önemli avantajı bu olabilir. Bir bilgisayar sayesinde dünyanın dört bir tarafına ulaşabiliyor, tanıyabiliyor ve yukarıda da yazdığım gibi, normalde yaşadığınız yerden taşınma imkanınız olmadığında ulaşamayacağınız şirketlerle çalışabiliyorsunuz. Bu inanılmaz bir avantaj ve internetin hayatımıza kattığı imkanlar arasında yukarı sıralarda! Global ve sınır tanımayan şirketlerle çalışmak vizyonunuzu ciddi anlamda genişletiyor ve insanı geliştiriyor.

Günün sonunda, çalışma modeli herkesin yapısına göre değişiklik gösterecektir. Kimisi için çok avantajlı olabilecek birşey, başkası için çok verimsiz ve tercih edilmemesi gereken birşey olabilir. Yukarıda da bahsettiğim gibi, avantaj ve dezavantajları çeşitli. Tamamen sizin ne taraftan bakacağınızla ilgili. :)

Siz ne düşünüyorsunuz, sizin için uygun mu? Benzer deneyimleriniz var mı, ya da merak ettikleriniz?

Kariyer konusundaki diğer yazılar için buraya bakabilirsiniz.