Dünyada HR Tech’in Gelişimi ve Türkiye’de İnsan Kaynaklarına Çağrı

Sektörün nedir diye sorarlar ya.. bankacı, öğretmen, üretim derdin eskiden. Teknoloji üzerine çalışınca bu ayrımlar da bulanıklaşıyor çünkü t anında x sektöründeyken 2 sene sonra kendini y sektöründe bulabiliyorsun. Ama günün sonunda bu senin iyi bir teknoloji insanı olduğunu ve sektörüne değer kattığın gerçeğini değiştirmiyor. Ben ilaç sektöründe başladım, hukukla devam ettim, sonra pazar araştırması, gıda, lojistik ve şimdi de insan kaynakları sektöründeyim. Her seferinde de yıllardır o sektördeymiş, o sektörün adamıymış gibi her şeyi baştan öğrenmem gerekti. İlaçtayken depoda da çalıştım, hukuktayken tüm mevzuatı öğrendim, lojistikte kamyoncularla takıldım (harbiden takıldım)…

Şu an ise 1 senedir yenibiris.com sayesinde insan kaynakları öğreniyorum. Sektörün ihtiyaçlarını, “challenge”larını, darboğazlarını, inceliklerini ve beklentileri anlamak epey zamanımı aldı. Sektör uzmanıyım demek için hala çok fırın ekmek yemem gerekse de çalışan ya da işveren olarak aslında herkesin insan kaynakları sektörünün bir parçası olduğunu düşünüyorum ve buradaki problemleri ekipçe, sosyal sorumluluk adına herkesin daha mutlu olması ve keyifle, huzurla çalışması için çözmek istiyoruz.

Çağrıma gelince yenibiris.com, eleman.net, kariyer.net gibi yıllanmış istihdam platformalarına adayların ve iş verenlerin (özellikle insan kaynakları profesyonellerinin) bakışındaki kendimce sakıncalı bulduğum noktalardan bahsetmek istiyorum. Ama önce İK teknolojilerinin tarihine bakmamız gerekirse:

2000'lerin başı

Türkiye’deki örneklerin de yeni çıktığı, sosyal medya devrimi yaşanmadan önce web 1.0 zamanları olarak düşünebilir. Doğal olarak ilk ilan siteleri olarak doğdular. Basit bir iş modeliyle ilan başına ücretler alındı. Adayları tek bir yerde toplamanın getirdiği fayda ile firmalara hem bir mini başvuru yönetim sistemi (ATS-applicant tracking system), hem de aday trafiği satılmış oldu. Uluslararası en büyük örneği de Monster.com diyebiliriz.

2005–2010 başları arası

Sosyal medyanın etkilerinin yavaş yavaş hissedilmeye başlandığı ve sonra çığırından çıktığı yıllar. Amerikada papatya gibi çıkan kariyer siteleri sonrasında hepsine arama yapan “aggregator” sitelerin (toplayıcıların) türediği ve esas rekabetin bunlar arasında yaşandığı bir döneme girildi. Bu dönemin yıldız oyuncusu ise Indeed.com oldu. Bu dönemi belirleyen iş modeli değişikliği ise “pay-per-post” yapısından ilanların bedava girildiği fakat trafik yönlendirme amaçlı sponsorlu ilanların çıkmasıyla “pay-per-click” modeline geçiş oldu.

Fakat bu noktada Türkiye’de bir kopma yaşandı. Kariyer.net ve birkaç diğer portalın Indeed’e trafik vermemesi (hukuken vermeyebilirler) sebebiyle aggregator modeli ülkemizde tutmadı. Her ne kadar Indeed Türkiye’de de varlığını sürdürsede Avrupa ve Amerika’daki başarısından çok çok uzaktalar. Benzer bir trafik blokajı devam ettiği sürece de aynı model de çalışan toplayıcı firmaların Türkiye pazarında başarı gösterebileceğini düşünmüyorum. Bu da 2000'lerin başından beri varolan iş portallarının gücünü kaybetmemesinin yanında fakat uluslararası rekabet olmadığı için de gelişememesine sebep oldu. Bir türlü PPC modeline kitlesel geçiş sağlanamadı, 10 sene öncesinin ilan başına ücret modeli işlemeye devam etti.

2015 ve sonrası

Bu dönemde uluslararası arenada portal ve toplayıcı model sonrasında sosyal ağ modeli ve öncüsü Linkedin ile işveren markası arenası ve öncüsü Glassdoor, Indeed’in karşısına çıkan ciddi birer rakip oldular. Büyük bir aggregator ile başa çıkmak network etkisi sebebiyle mümkün olmadığı için başarılı bir pazar yeri oluşturma amacıyla Linkedin ve Glassdoor farklı stratejiler izlediler. Linkedin’den bahsetmeye çok gerek yok fakat her ne kadar iş modelinde “soru işaretleri” olsa da çalışan ve adayların firmalar ile ilgili yorum yazdığı, onları puanladığı, firmaların kendilerini tanıttığı ve bu yorumlara cevap verdiği bir platform, kullanıcı ve firma kazanımı için Indeed ve Linkedin’e rakip olma yolunda başarılı bir strateji sayılabilir. Fakat günün sonunda Glassdoor da ilan satışı ve firma tanıtım sayfaları üzerinden bir gelir modeline sahip.

Bu dönemde başka bir paralel gelişme ise tüm bu dev platformların yanında yine papatya gibi her yerden türeyen ve SAAS (servis olarak yazılım) modeline sahip ATS (başvuru yönetim sistemi) firmaların ekosisteme katılması oldu. Aylık 30–50$ arası değişen fiyatlamalarıyla trafik vaadi olmayan, yalnızca firmaları mail ile cv toplama derdinden kurtaran, bazılarının online mülakat altyapısı sağladığı adayların puanlandığı, etiketlendiği ve iletişim sağlandığı bulut tabanlı bu sistemler günümüzde hala popülerliğini arttırmaya devam ediyor. (Bu arada TR’de yeni kişisel verileri koruma kanunu sebebiyle mail ile CV toplama ve klasörlerde saklama konusu ciddi regüle edilmeye başlandı, platform kullanma çok avantajlı hale geldi)

Yazımın başında bahsettiğim gibi Yenibiris.com gibi firmalar aslında hem birer ATS firması hem de trafik sağlayıcı olarak görev aldıklarından ve Türkiye’deki iş portalı oligopolu yüzünden modern ATS’ler Türkiye pazarına da giremedi. Bu da tabi ki Türkiye’deki oyuncuların rahatlamasına ve modern, kullanıcı dostu ürünlere sahip olmadan bir 10 yıl daha yaşamasına olanak sağladı.

Peki insan kaynaklarına çağrım nedir?

Yukarıda bahsettiğim tüm bu gelişmeler sonucunda her ne kadar popüler iş portallarının rekabet yaratma amaçlı irili ufaklı ürünleri, değişken ek trafik kaynakları olsa da günün sonunda üye sayıları ve yarattıkları trafik kadar hizmet sunabiliyorlar. Çünkü dünya farklı arenalarda hizmet oluşturmaya giderken biz 1999 yılından beri aynı iş modeliyle ilan satmaya devam etmişiz ve hala bunun meyvesini yiyoruz (malesef). Bunu yenibiris.com özelinde değil tüm kariyer portalları adına rahatlıkla söyleyebilirim.

Hal böyle olunca da bu portallara 20 yıl sonra artık firmalardan “neden başvurum az?” şikayetleri geliyor. Cevaplarımı ise 4 maddede özetleyebilirim:

  1. Artık adaylar sadece iş portallarından iş aramıyor. Sosyal medyada çeşitli sektörel gruplarda konuşuluyor, yorumlar paylaşılıyor, kısacası insanlar birbiriyle çok daha fazla konuşuyor. (girişimcilere ipucu: yerel bir Glassdoor ihtiyacı çok açık. Yenibiris.com bu alana girecek mi sorusunun cevabı da en altta)
  2. 20 yıldır yüz milyonlarca başvuruyu havuz yapayım mantığıyla alıp bir kelime bile adaylara dönmeyen firma yetkilileri sayesinde adaylar kariyer portallarına küstüler. Ancak burada bizim de suçumuz var. Yıllarca biz aracıyız deyip elimizi taşın altına koymamışız. Halbuki aday odaklı tasarımlarla firmaları değerlendirmeye, dönüş yapmaya teşvik edici ürünler geliştirilebilirdi. (Bu arada Yenibiris.com olarak tam da buna odaklanmış durumdayız şu anda, adayı gözardı etmeyen, iki tarafı da memnun edecek bir tasarım felsefesi benimsedik.)
  3. Üniversitede kariyer etkinliklerinde sanki başka firma yokmuş gibi yıllardır aynı 3–4 firma çağrılıyor (hepiniz biliyorsunuz, hızlı tüketim, ilaç, danışmanlık deyince akla gelenler..) Halbuki binlerce firmamız var ülkemizde ve birçoğunun adını bile bilmiyoruz. Firmaları üniversite kulüplerine gitmeye davet ediyorum, onların size gelmesini beklemeyin, çünkü gelmeyecekler (böyle alışmışlar).
  4. Firmalar iş veren markalarına yatırım yapmıyor. Kendilerini adaylara tanıtmak için emek, para, zaman harcamıyor. Etkinliklere katılmıyor, sosyal medyayı doğru kullanmıyor, samimi bir iletişim kurmuyorlar. Üzerine bir de 2 numarada söylediğim şekilde adayları küstürüyorlar. Firmalara net çağrım, markanıza yatırım yapın! (nasıl yapacağınız ile ilgili Yenibiris.com’a danışabilirsiniz, bu amaç için entegre hizmetlerimizi çok yakında duyuracağız.)

Son olarak

Yeni nesil insan kaynakları felsefesinde açık ve samimi bir iletişim yatıyor.

Firmalar artık eleman, işçi, çalışan değil, paydaş, ortak, yol arkadaşı aramalı. Markalar sadece tüketicilere değil, yol arkadaşlarına da seslenmeli. Sadece ihtiyaç anında değil, her zaman ve sürekli bir iletişim sağlanmalı.

Zaten bunu başarabilen firmalar yeni nesil firmalar olarak adayların aklının en tepesinde bulunacaklar. Sonrasında ise “basit bir kariyer portalının” size sağladığı ucuz trafiğe ihtiyacınız olmayacağı gibi gerçekten size değer katacak, işe alım sürecinizi kolaylaştırıp size zaman kazandıracak bir istihdam teknolojileri servisi aramaya başlayacaksınız.

Biz de Yenibiris.com olarak bu noktaya geldiğinizde yanınızda olmaktan mutluluk duyacağız :)

Bu yazıdan keyif aldıysanız aşağıdaki yeşil kalbe tıklayıp beğenebilir (ve başkasının da keyif almasına ön ayak olabilir),

Girişimcilik, ürün yönetimi, iş modelleri gibi konulardaki yazılarımdan haberdar olmak için aşağıda sağdaki buton ile medium’da beni takip edebilirsiniz.

Sevgiler,

Eren