BİR ŞEY ALMIYOR

Sonsuzluktan sesleniyorum , sessizliğin girdabına..

Bağırıyorum , avazım çıktığı kadar

Bir sağa bir sola koşuyorum .

Kargaşadan çirkinliklerden uzak bir yere çadır kuruyorum.

Sağlam bir çadır…

Kuvvetli bir fırtına karşısında dik durabilen bir çadır .

Bir anda o güzelim çadırımın çıtaları yerinden oynuyor .

Derinden beni sarsıp çalan bir kuvvet geliyor .

Okuyor , içimden geçenleri tıkır tıkır

Bazı zamanlarımda sıkıntı veriyor , içime .

Ama benden bir şey almıyor .

Sadece ve sadece benim müfettişliğimi yapan ,

Bir zaman dilimi var ortada .

Durmadan ne yaptın , ne yapıyorsun , ne yapacaksın ..?

Diye soruyor bana .

Mümkün olduğunca kaçamak cevaplardan kaçarak

Doğruları söylemeye varan dilim ,

Bir ara ..

Konuşmaya çalıştıkça geri adım atıyor ,

Fakat izini kaybettirmiyor .

ERVA ESEN

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.