Kalbin Nadası

Sanat büyütmektir, abartıdır.Güzelliği, sevgiyi büyütür.Kalbi dürtebilecek kadar güçlüdür. “Hatırla!” “Sev!” der her dürttüğünde.

Sağlıksızdır bazen.Unutulması gerekeni unutturmaz insana.Yürütülememiş, ölmek üzere olan sevgiyi de zorla diri tutar sanat.

“Çoktan unuturdum, ben seni çoktan, ah bu şarkıların gözü kör olsun.” dedirtmiş ya mesela binlerce aşığa.

Ama insan bu, üstünden atmak ister suçu; şarkılara, şiirlere kızar.

Oysa asıl suçlu sanat değil, sanatla solmuş sevgileri canlandırmaya çalışan insanın ta kendisidir.Sanat ancak ve ancak tazecik, daha yıpranmamış ve koşullara, kişilere şartlanmamış bir sevgiyi büyütürse kalbi mutlu eder.

“Öyle değerli bir şarkı dinler ki bazen insan, dinlerken sevgisinden emin olamadığı, olamayacağı birini düşündüğü an utanır.”

Utandığı an vazgeçmelidir işte.Emin olamayacağı sevgiyi kalbinden silip, o güzel dizeleri, sanatı taptaze bir sevgiye saklamalıdır.

Saklayın.

Hepimizin yüreğinde bir tohum var.

“Beklenene olan sevgi”nin tohumu.Sakladığınız her güzel şeyle o tohumu besleyin.

Beklenenin bir cismi olmasın.Emin olana kadar, asla o bekleneni bir surete büründürmeyin.

Ama şiddetle sevin o bekleneni.O tohum tohumluğuyla kalmasın.

İşte sanatla o tohumu büyütün.Bazen okuduğunuz iki güzel cümle, bazen dinlediğiniz birkaç nota, hatta bazen ufak bir çiçek.Öyle ya doğa güzel şey, sanata dahil etmemek olur mu?

Bu güzellikleri saklayın o tohum için.Baharda aklınız bir karış havada gezmek için bir cisme, birine ihtiyaç duymayın.

O tohum yeter size, her şeyi ona armağan edin.Aklınızı başınızdan alan o olsun.

Yağmurdan sonraki toprak kokusunu, “beklenen” için ettiğiniz bir duayı, çok beğenip kime hediye edeceğinizi bilemeden alacağınız bir şeyi…

Hepsini o tohuma verin, bir gün kime, neye olan sevgiye dönüşeceği belli olmayan tohuma.

O tohum öyle güzel yeşerir, öyle safça büyür ki!

Daha kime armağan edeceğinizi bilemeden, yüreğinize sığmayan bir fidanınız olur.

Kime olduğunu bilmezsiniz ama aşık olursunuz.

Hayatın güzel olan her detayıdır ya en nihayetinde sanat, işte bütün güzelliklerle beslediğiniz o fidanı vakti geldiğinde “beklenen”e hediye edersiniz.

Ve ağzınızdan çıkan tek cümle

“Beklerken biraz sıkıldım da o arada büyüttüm bu fidanı sana.” olur.

Zencefil