Yilmaz Guleryuz
May 2 · 3 min read

Mesnevi’den seçme hikayeler…

Anlayışlı, hal hatır, yol yordam bilen birisi bir sağıra “komşun hasta” diye haber verdi.

Sağır, kendi kendisine dedi ki:

“Bu sağır kulakla ben onun sözünü nereden anlayacağım. Hele hasta olur, sesi pek çıkmazsa… Fakat mutlaka da gitmek lâzım. Dudağını oynar görünce ne dediğini kıyas yoluyla kendiliğinden düşünür, bulurum.

Ey benim mihnete düşmüş dostum, nasılsın? Derim.
O, elbette iyiyim, yahut hoşum, diyecek.
Şükürler olsun diye cevap verir, ne çorbası yedin diye sorarım.
O meselâ, mercimek çorbası diye cevap verir.
Afiyet olsun der, hekimlerden kim geliyor, kendini hangisine tedavi ettiriyorsun? derim.
O, filan deyince derim ki: ayağı çok kutludur. Geldi mi işin yoluna girdi demektir. Biz de onun kademini denedik. Nerede vardıysa dilek hâsıl oldu.”

O iyi adam, kıyas yoluyla tasarladığı bu cevapları düzüp koşarak hastaya hal hatır sormaya gitti.

“Nasılsın” dedi.
Hasta “öldüm” deyince dedi ki: “Çok şükür!”
Hasta, bu sözden hiddetlendi, canı pek sıkıldı.
“Bu ne biçim şükür? O bizim kötülüğümüzü istiyormuş, anlaşıldı” diye düşündü.
Sağır bir sözdür, tasarladı ama yanlış düştü.
Sonra “Ne yedin?” diye sorunca hasta “Zehir” dedi.
Sağır “Afiyet olsun” der demez hastanın kahırlanması fazlalaştı.
Sağır, bundan sonra da “Tedavi için hekimlerden kim geliyor?” diye sordu.
Hasta “Hadi be, defol, Azrail geliyor!” diye cevap verdi.
Sağır “Ayağı pek kutludur, sevin, neşelen!” dedi.

Sağır; şükür, böyle bir zamanda hal hatır sorup komşuluk hakkını gözettim diye sevinerek dışarı çıktı.

Sağır, eşekliğinden tamamı ile aksini sandı, ziyanın ta kendisi olan o işi kâr zannetti. Hasta ise “Bu, bizim canımıza düşmanmış, onun cefa madeni olduğunu bilmiyormuşuz” diyordu. Hatırına yüz türlü kötü şeyler geliyor, ona türlü, türlü haber göndermeyi kuruyordu.

Kötü bir yemek yiyenin o yemeği kusuncaya kadar gönlü bulanır.
İşte hiddeti yenmek budur; onu kusma ki karşılık tatlı sözler duyasın.

Sabrı olmadığı için hasta kıvranmakta, “nerede bu kötü sözlü köpek ki.
Söylediklerinin hepsine karşılık vereyim. O zaman tamamı ile hastaydım, aslan gibi olan aklım uyumuştu, hatırıma bir şey gelmedi.
Hal hatır sorma, gönül almak ve teselli etmek içindir. Halbuki bu, hatır sorma değil, düşmanlık! Düşmanını zayıf ve bitkin bir halde görüp memnun olmak istemiş” diyordu.

Nice ibadetten vazgeçmiş, kulluktan çıkmış kişilerin gönüllerinde Allah’nın rızasını almak, sevaba nail olmak vardır, bunu umarlar.

Halbuki bu, esasen gizli bir günahtır. Nice bulanık şeyler vardır ki sen, onları sâf ve berrak sanırsın. O sağır gibi…
Sağır, iyilik yaptım sanmıştı, halbuki aksi zuhur etti.
O, bir hastaya iyilikte bulundum hatırını ele aldım, komşuluk hakkını ele getirdim diye rahatça oturmuştu. Halbuki hastanın gönlünde bir ateş alevlenmiş, kendisini de yakmıştı.

Yaktığınız ateşlerden korkun. Siz, onu günahlarınızla çoğalttınız, günahınız yüzünden alevdesiniz.

Peygamber bir riyakâra namaz kıldığı halde “Ey yiğit kalk, namaz kıl, çünkü senin kıldığın namaz değil” dedi.

Bu korkular yüzünden her namazda “ihdinassırâtal müstakîme — sen bizi doğru yola hidayet et” denir. Yani “Ey Allah! Bu namazımı yolunu azıtmışların, riyakârların namazıyla karıştırma.”

O sağır adamın seçtiği kıyas yüzünden on yıllık konuşma hiç olup gitti.
Ulu kişi, hele bu kıyas, tavsif edilemeyecek vahiyde aşağılık duygusunun kıyası olursa…

Senin duygu kulağın harfleri anlayabilirse de bil ki gaybı duyan kulağın sağırdır.

Mesnevi 1.cilt — Mevlana Celaleddin Rumi

ZeusBaba

Ölümsüz Eserleri ~ Eviren-Çeviren-Paylaşan ~

Yilmaz Guleryuz

Written by

Antifragile with #LearnMakeShare philosophy! ⚡️

ZeusBaba

ZeusBaba

Ölümsüz Eserleri ~ Eviren-Çeviren-Paylaşan ~

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade