<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0" xmlns:cc="http://cyber.law.harvard.edu/rss/creativeCommonsRssModule.html">
    <channel>
        <title><![CDATA[Stories by Pelinsu Erimez on Medium]]></title>
        <description><![CDATA[Stories by Pelinsu Erimez on Medium]]></description>
        <link>https://medium.com/@pelinsuerimez?source=rss-c63114bbd678------2</link>
        <image>
            <url>https://cdn-images-1.medium.com/fit/c/150/150/1*fUTSZl3-fd-kNSETjlGmUA.jpeg</url>
            <title>Stories by Pelinsu Erimez on Medium</title>
            <link>https://medium.com/@pelinsuerimez?source=rss-c63114bbd678------2</link>
        </image>
        <generator>Medium</generator>
        <lastBuildDate>Sat, 16 May 2026 13:06:23 GMT</lastBuildDate>
        <atom:link href="https://medium.com/@pelinsuerimez/feed" rel="self" type="application/rss+xml"/>
        <webMaster><![CDATA[yourfriends@medium.com]]></webMaster>
        <atom:link href="http://medium.superfeedr.com" rel="hub"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Makineler Her Şeyi Yaptığında Biz Ne Yapacağız?]]></title>
            <link>https://medium.com/yetkingencler/makineler-her-seyi-yaptiginda-biz-ne-yapacagiz-8da456a8110?source=rss-c63114bbd678------2</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/8da456a8110</guid>
            <category><![CDATA[mühendislik]]></category>
            <category><![CDATA[kişisel-gelişim]]></category>
            <category><![CDATA[teknoloji]]></category>
            <category><![CDATA[öğrenci]]></category>
            <category><![CDATA[yetkin-gençler]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pelinsu Erimez]]></dc:creator>
            <pubDate>Sun, 27 Mar 2022 15:49:06 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2022-03-28T15:24:14.275Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde hayat, teknolojik gelişmeler nedeniyle artık ivmelenerek değişmekte. Peki biz bu değişimde neredeyiz? Hızla akan bu nehirde yerimizde durmaya mı çalışıyoruz? Yoksa akıntıya karşı yüzmeye mi çabalıyoruz? Ya da kendimizi akıntıya bırakıp suyla birlikte, o bizi nereye götürürse oraya mı gidiyoruz? Yoksa akıntıyı lehimize kullanıp onunla birlikte yüzerek değişime uyum mu sağlıyoruz?</p><p>Çoğu zaman hayallerimizin sınırlarını aşacak şekilde değişen bu dünyada gelecekteki yerinin ne olacağını ve bunun için neler yapman gerektiğini düşünüyorsan yazıma hoş geldin! Bu içeriği, başlığa da ismini veren “Makineler Her Şeyi Yaptığında Biz Ne Yapacağız” kitabını okurken aldığım notlardan yararlanarak oluşturdum.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*Cc5NlbETLtGXuhlQ" /><figcaption><a href="https://unsplash.com/photos/ukzHlkoz1IE">source</a></figcaption></figure><p>İlk olarak bu yazıda geçen <em>makine </em>kelimesinden ne anlamamız gerektiğiyle başlayalım. Genelde hepimizin aklına robotlar, akıllı aletler, otonom araçlar, büyük endüstriyel makineler gibi direkt kullanımda olduğumuz veya somut olarak gördüğümüz nesneler geliyor. Aslında bu terim bundan daha fazlası. Makine kelimesinin içerisinde yazılımlar, donanımlar, algoritmalar, zeki sistemleri de düşünmemiz gerekmekte. Söz konusu zeki sistemler sadece endüstriyel alanlarda yer almıyor, aslında bu sistemler ile gün içerisinde de sıkça haşır neşiriz.</p><p>Günümüzde ortaya çıkan her sistem ve ürün bizde aynı etkiyi yaratmıyor; bazıları akıntıyla birlikte savrulurken bazıları yola bizimle devam ediyor (hatta kimi zaman bizi yönlendiriyor). Peki buradaki kritik faktörler neler, <em>nasıl oluyor da bazı sistemler hayatımızı yönlendirecek seviyeye geliyor?</em></p><figure><a href="https://www.linkedin.com/company/yetkingencler/about/"><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*5MxZg1i9SZOsr9yyWV8DAA.png" /></a></figure><p>Söz konusu bu zeki sistemlerden birkaçını ele alalım: Kitapta hepsini betimlemek için FANG kısaltması kullanılan (Facebook — Amazon — Netflix — Google) bu ürünler, diğerlerini büyük bir farkla geride bırakarak hayatımızı etkileyecek noktaya çok hızlı bir şekilde geldi. Her bir sistem incelendiğinde hayatımıza dokunan ortak bazı değerlere sahip oldukları görüldü. Her bir ürünün başarısı;</p><ul><li>kullanıcıya özgü kişisellikte olmasıyla (<em>müşteri uyumu</em>),</li><li>hayatımızın içerisinde yer almasıyla (<em>gündelik kullanım</em>),</li><li>diğer insanlar ile aramızdaki bağları ve alışkanlıkları yeni bir boyuta taşımasıyla (<em>iletişim ve sosyalleşme</em>),</li></ul><p>bağlantılı olarak ortaya çıktı. Bu zeki sistemler, hayatımızdaki bazı <em>alışkanlıkları </em>kökten değiştirerek bir <em>değer </em>yarattı.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*h6Dn87rstjkqU1hI" /><figcaption><a href="https://unsplash.com/photos/tLZhFRLj6nY">source</a></figcaption></figure><p>Peki bu zeki sistemler sosyalleşme ve alışveriş alışkanlıklarımız dışında başka hangi alanlarda hayatımıza yön verebilir? Günümüzde bu sistemlerin eğitimden beslenmeye, ulaşımdan sigortacılık alanına, tıp ve sağlıktan yönetim biçimine kadar çeşitli alanlarda uygulamaları bulunmakta.</p><p>Burada çoğu insanın zihninde beliren soruyu tekrar soralım: Makineler her şeyi yaptığında biz ne yapacağız? Aslında, bu durumdan o kadar da çok korkmamıza gerek yok. Makineler hiçbir zaman tam anlamıyla her şeyi yapmayacak, çünkü <em>kimse bunu istemiyor</em>. Makinelerden; bazı işleri kolaylaştırmak, otomatikleştirmek, verimliliği arttırmak amacıyla yararlanılmaya devam edilecek.</p><p>Makinelerin yapacağı ve yapmayacağı işler olacağını söylemiştik, makineler tarafından yapılmaya en uygun görevleri şu şekilde listeleyebiliriz:</p><ul><li>yüksek oranda tekrarlanan görevler,</li><li>insan kararına az ihtiyaç duyan görevler,</li><li>düşük empati düzeyi gerektiren görevler,</li><li>yüksek hacimde veri üreten ve işleyen görevler.</li></ul><p>Evet, uzmanların söylediğine göre gelecekte çoğu işin yerini makine alsa da, bunların yerine bir o kadar da yenisi (hatta belki de daha fazlası) gelecek. Fakat bu durumun tersi gerçekleşebilir mi?</p><p>John Maynard Keynes’a göre; emeği ekonomikleştiren yöntemlerin bulunma hızı, yeni kullanım alanlarının bulunma hızından fazla olması (<em>toplam talep yetersizliği</em>) durumunda işsizlik artacak.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*AaPmQgbagGUHjYpI" /><figcaption><a href="https://unsplash.com/photos/ABGaVhJxwDQ">source</a></figcaption></figure><p>Ve son olarak konuya birey açısından kısaca değinelim. <em>Geleceğin dünyasında</em> sahip olmamız gereken yetkinlikler kitapta şu şekilde bahsedilmekte:</p><ul><li>analitik düşünme,</li><li>sosyal medya becerileri,</li><li>imalat becerileri,</li><li>öğrenme,</li><li>katılım,</li><li>yazılı iletişim,</li><li>dil becerileri,</li><li>kişilerarası ilişkiler,</li><li>global operasyon.</li></ul><p>Zeki sistemlerin; yazılım, donanım, veri girdisi ve <em>İNSAN </em>girdisi ögelerinden oluştuğunu düşünürsek şu noktada endişeye ve dehşete kapılmamıza gerek yok. Fakat kendimizi akıntıya bırakmak, bizi geleceğin dünyasında saf dışı bırakabilir, bunun için ayrıca yüzerek ona uyum sağlamamız gerekmekte.</p><p><em>Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, hoşça kalın.</em></p><p><em>Pelinsu Erimez</em></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=8da456a8110" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/yetkingencler/makineler-her-seyi-yaptiginda-biz-ne-yapacagiz-8da456a8110">Makineler Her Şeyi Yaptığında Biz Ne Yapacağız?</a> was originally published in <a href="https://medium.com/yetkingencler">Yetkin Yayın</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[An Introduction to the Possible Malfunctions & Systems in the Aircrafts]]></title>
            <link>https://medium.com/yetkingencler/the-possible-malfunctions-and-the-systems-in-the-aircrafts-897d89eabb0f?source=rss-c63114bbd678------2</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/897d89eabb0f</guid>
            <category><![CDATA[aircraft-engine]]></category>
            <category><![CDATA[yetkin-gençler]]></category>
            <category><![CDATA[aircraft-system]]></category>
            <category><![CDATA[aircraft]]></category>
            <category><![CDATA[öğrenci]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pelinsu Erimez]]></dc:creator>
            <pubDate>Fri, 11 Feb 2022 08:54:45 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2022-08-19T10:17:42.971Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p><em>In my previous article, I explained various aircraft engines and how the thrust is obtained</em>. In this article, I will explain the malfunctions that may occur in the aircraft engines and the systems in the aircrafts to prevent these malfunctions.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*OlRNx4R_hfXQ13LF" /><figcaption><a href="https://unsplash.com/photos/PrdNTrIrG8w">source</a></figcaption></figure><p>The systems available on the aircraft to ensure the smooth operation of the engine are:</p><p><strong>Accessory Drive Gearbox: </strong>The accessory drive gearbox is driven by a shaft that extends directly into the engine and is geared to one of the engine’s compressor rotors. It is usually operated with a high pressure compressor. It is usually located at /or near the outer casing base of the engine.</p><p><strong>Fuel System: </strong>The fuel system associated with the direct drive system. It consists of fuel pump, fuel manifolds, fuel control, fuel nozzles, fuel filter, heat exchangers, drains, pressurization and relief valves. All but the fuel nozzles are outside the engine. The fuel system supplies pressurized fuel from the main tanks.</p><p><strong>Lubrication System: </strong>The rotors need to be lubricated so that they can rotate easily without generating excessive heat. Lubrication system consists of oil pump, oil storage tank, distribution system to bearing chambers, oil nozzles and seals in bearing chambers, cleaning system for draining oil in bearing chamber, oil filters, heat exchangers, discharge system.</p><p><strong>Ignition System: </strong>Its purpose is to provide spark in the combustion chamber of the engine. Ignition system consists of an alternator mounted in a low-voltage AC gearbox, or ignition boxes that convert them to high-voltage DC, cables to connect these ignition boxes to the ignition plugs, and igniter plugs.</p><p><strong>Evacuation System: </strong>It is a system that provides air evacuation before the compressor is fully compressed in order to reduce the workload on the compressor. Air evacuation system consists of bleeder valves, solenoids or actuators to open and close these valves, a controller that adjusts the opening and closing, and lines connecting the controller to the actuators.</p><p><strong>Starting System: </strong>When the engine is on the ground, it needs an external power source to turn the compressor and compress enough air to get energy from the fuel. Without the starting system, the fuel burned in the combustion chamber of the stationary engine would build up and burn without backflow of air.</p><p><strong>Ice Protection System: </strong>Since the compressor discharge air is quite hot, this system prevents ice formation and/or removes already formed ice.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*RcEGehhxizV9RPMj" /><figcaption><a href="https://unsplash.com/photos/crdXa0op5bI">source</a></figcaption></figure><p>Although there are systems to prevent any malfunctions, depending on the <em>operating conditions</em> and e<em>nvironmental conditions</em>, the malfunctions may occur in the aircraft engine. Now let’s look at what these malfunctions can be:</p><p><strong>Compressor Surge: </strong>This malfunction occurs in the compression process in the engine cycle.<strong> </strong>It causes a loud sound with wobble and vibration. Compressor surge is caused by irregularity in the duty cycle of the engine. Its reason can be:</p><ul><li>engine breakdown</li><li>bird ingestion</li><li>ice ingestion</li></ul><p><strong>Flameout: </strong>It is the engine stalling caused by the loss of power in the ignition failure of the engine. Its reason can be:</p><ul><li>engine speed dropping below idle</li><li>low oil pressure</li><li>failure of electric generators</li><li>engine running out of fuel</li><li>severe inclement weather conditions</li><li>encountering volcanic ash</li><li>controlling system malfuncitons</li><li>unstable engine operation</li></ul><p><strong>Fire: </strong>All vent air from the engine is separated and isolated from the aircraft systems to prevent any fire from spreading to aircraft systems. This is accomplished by a common engine “fire lever”. The fire lever controls a fire by greatly reducing the fuel available for combustion, reducing the presence of compressed air in any fire, temporarily blocking the venting of the fire, and eliminating sources of re-ignition. In the event of a shutdown after an in-flight engine fire, the engine is not restarted unless critical to continued safe flight, as the fire is likely to re-ignite when the engine is restarted.</p><p><strong>Bird Ingestion: </strong>Aircraft engines swallow birds near the airport and most often during takeoff or landing. Although not usually noticeable, if the swallowed bird is large, there may be a noise, explosion or vibration. If the bird enters the engine core, the odor of burnt meat can be detected on the flight deck or in the passenger compartment.</p><p><strong>Engine Seizure: </strong>It happens when the rotors of the engine suddenly stop turning during flight. The static and rotating parts are locked together and the rotor comes to a standstill. May occur at low rotor speed after engine shutdown.</p><figure><a href="https://twitter.com/yetkingencler"><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*a_oVhgfFzkpPQBfgNjJzUw.png" /></a></figure><p><strong>Vibration: </strong>It can occur from a variety of engine conditions as outlined below:</p><ul><li>fan assembly</li><li>fan blade friction</li><li>water accumulation on the fan rotor</li><li>icing on the fan blades</li><li>bird ingestion</li><li>bearing failure</li><li>fan blade distortion or malfunction</li><li>extreme fan-rotor-system tip clearance</li></ul><p><em>I wanted to continue my series of articles on aircrafts by explaining the malfunctions that may occur in the aircraft engines and the systems in the aircrafts to prevent these malfunctions. In my next article, I will explain the material selection in the aircraft engines.</em></p><p><em>Pelinsu Erimez</em></p><p><strong><em>REFERENCES:</em></strong></p><p><strong><em>The Commercial Aviation Safety Team, “Airplane Turbofan Engine Operation and Malfunctions Basic Familiarization for Flight Crews”.</em></strong></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=897d89eabb0f" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/yetkingencler/the-possible-malfunctions-and-the-systems-in-the-aircrafts-897d89eabb0f">An Introduction to the Possible Malfunctions &amp; Systems in the Aircrafts</a> was originally published in <a href="https://medium.com/yetkingencler">Yetkin Yayın</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[‘Momo’ ve Zamana Dair]]></title>
            <link>https://medium.com/yetkingencler/momo-ve-zamana-dair-a0253edfa1ba?source=rss-c63114bbd678------2</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/a0253edfa1ba</guid>
            <category><![CDATA[kitap]]></category>
            <category><![CDATA[kişisel-gelişim]]></category>
            <category><![CDATA[zaman]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pelinsu Erimez]]></dc:creator>
            <pubDate>Fri, 31 Dec 2021 18:52:47 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2022-05-13T12:58:52.573Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>2021&#39;in son gününde, yani <em>yeni yılı çeşitli umutlarla beklediğimiz bu günde</em>, size okuduğum bir kitaptan bahsedeceğim. Modern hayatımızın adeta bir aynası olduğunu düşündüğüm bu kitap, Momo isimli kimsesiz küçük bir kızı tanımlayarak başlıyor. Saçları dağınık, üzerinde eski püskü giysileri olan ve kullanılmayan bir amfi tiyatroda yaşayan bir kız… Bu kızın en dikkat çeken özelliğiyse çok iyi bir dinleyici olması.</p><p><strong><em>“Belki şimdi pek çok kimse, bu da bir şey mi, herkes dinlemesini bilir, diyecektir. Oysa hiç de öyle değil. Çok az insan gerçekten iyi bir dinleyicidir.”</em></strong></p><p>Momo öyle iyi bir dinleyici ki, insanlar için ‘gidip Momo’ya görünmek’ günlük hayatın vazgeçilmez bir aktivitesi hâline geliyor. Peki nasıl oluyor bu dinleme işi? Momo yanına gelen insanlar konuşurken asla sözlerini kesmiyor; içlerini dökmelerini, zihinlerinden geçenleri ve hatta dile getirmekten korktukları gerçekleri dile getirmelerini sağlıyor bu sayede.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/320/0*lBJUzcinPO04Vlk8.jpg" /><figcaption><a href="https://pin.it/57AIebP">kaynak</a></figcaption></figure><p>Şimdi de kitapta geçen bu olayların <em>zaman</em>la ilgisi olan bölümüne gelelim. Günün birinde insanlara zamanlarının ne kadar değerli olduğunu ve bu servetlerini bilinçsizce tüketmemelerini dile getiren bir grup çıkıyor ortaya. Anlattıklarıyla insanlar servetlerini korumaya ikna oluyor, vakitlerini çalan aktiviteleri bırakarak bunlardan artan zamanlarıyla birikim yapıyorlar. Buna birisine içlerini dökmeleri de dahil.</p><p><strong><em>“Fakat zaman, gerçek sahiplerinden alınınca ölüyor. Her insanın kendisine ait belli bir zamanı vardır. Ve bu zaman da yalnızca onda kaldıkça canlıdır, yaşar.”</em></strong></p><p>Bu kitaba modern hayatımız dediğim kısım tam olarak burası. Hepimiz <em>modern dünyanın koşturmacası</em> içerisindeyiz. Kimsenin hiçbir şeye vakti yok. Kime sorsak çok yoğun, herkes bir telaş havasında. Ailesine, arkadaşlarına, kendisine zaman ayıran kişiler bizim için ütopik geliyor. Her zaman yapmamız gereken bir ödev, hazırlanmamız gereken bir sınav, yetişmemiz gereken bir yer var. Bu koşturma içerisindeyken bir an durup derin bir nefes almayı, gerekirse koşturmamıza ara verip kenara oturup dinlenmeyi bilmiyoruz.</p><p><strong><em>“İnsanın işini severek ve isteyerek yapmasının bir önemi yoktu. Aksine, önemli olan şey, ne kadar kısa sürede ne kadar çok işin yapıldığıydı.”</em></strong></p><p>Mutsuzluğumuz ve yorgunluğumuz da aslında burada başlıyor. Çevremizdekilerle bir şeyler paylaşmayı, aynı şekilde onlardan bir şeyler almayı unutuyoruz. <em>Kendimize zaman ayırmak yasakmışçasına</em> davranıyoruz.</p><figure><a href="https://twitter.com/yetkingencler"><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*a_oVhgfFzkpPQBfgNjJzUw.png" /></a></figure><p><strong><em>“Başkalarıyla paylaşılmayan zenginlikler insanı mahvediyordu.”</em></strong></p><p>Çoğu zaman bir şeyleri yapabilmek için hayatımızdaki aktivitelere ayırdığımız zamanı kısıyoruz, hatta bazen bunları bıraktığımız bile oluyor. Kendimizi olması gerekenden daha fazla yoruyoruz, sonunda o işi yetiştirmek için kullandığımız vakitten daha fazlasını tüketmiş oluyoruz. Ve her seferinde kendimize ayırmamız gereken vakti erteliyor, “<em>şimdi zamanı değil</em>” diyoruz.</p><p><strong><em>“İnsan zamandan tasarruf ettikçe, zaman azalıyordu.”</em></strong></p><p>Fakat kullansak da kullanmasak da o <em>zaman </em>hep orada. Kendimiz için gereken ‘o’ zamanı ertelediğimizde ve onun yerine o ‘önemli’ işi yaptığımızda zamandan hiçbir kazanç sağlamış olmuyoruz.</p><p><strong><em>“Herkes çok sevinçliydi. Bunun aslında, vaktiyle kısıtladıkları kendi öz zamanları olduğunu ve şimdi onlara döndüğünü asla bilemediler.”</em></strong></p><p>Bu yazımı yeni yıla saatler kala paylaşmamın sebebi bu. Her yeni yılda bu yılın bize iyi geleceğini umuyor ve kendimize sözler veriyoruz fakat bunları gerçekleştirmiyoruz. Günlük hayatın koşturmacasına o kadar kapılıyoruz ki, kendimize iyi gelecek bu şeyleri gerçekleştirmemiz için gereken ve hak ettikleri ‘o’ zamanı onlara vermek yerine onları arka plana atmaya devam ediyoruz. Servetimizi kendimize harcayamadan tüketmiş oluyoruz…</p><p><strong><em>“Hayatta en tehlikeli şey, gerçekleşmemiş hayallerdir.”</em></strong></p><p>Umarım 2022 sizin yılınız olur ve gerçekleştirmeyi düşlediğiniz hayalleriniz için zaman servetinizi (kendinizi yıpratmadan) en doğru şekilde kullanırsınız.</p><p>Ve son olarak: günlük hayatınızın koşturmacası içerisindeyken bir an durup derin bir nefes almayı, gerekirse bu koşturmaya ara verip bir kenara oturup dinlenmeyi unutmayın :)</p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=a0253edfa1ba" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/yetkingencler/momo-ve-zamana-dair-a0253edfa1ba">‘Momo’ ve Zamana Dair</a> was originally published in <a href="https://medium.com/yetkingencler">Yetkin Yayın</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[An Introduction to Aircraft Engines]]></title>
            <link>https://medium.com/yetkingencler/an-introduction-to-aircraft-engines-c46ddbc1ade4?source=rss-c63114bbd678------2</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/c46ddbc1ade4</guid>
            <category><![CDATA[yetkinlikler]]></category>
            <category><![CDATA[öğrenci]]></category>
            <category><![CDATA[eğitim]]></category>
            <category><![CDATA[yetkin-gençler]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pelinsu Erimez]]></dc:creator>
            <pubDate>Sun, 31 Oct 2021 11:27:32 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2022-02-11T08:30:36.032Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>In my previous article, I made <em>an introduction to aircrafts</em> and explained <em>the principles of flying.</em> In this article, I will explain <em>various aircraft engines</em> and <em>how the thrust is obtained</em>.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/960/0*f5a3Tw8a-9fOIvxO.jpg" /><figcaption>an aircraft, <a href="https://pixabay.com/tr/photos/u%c3%a7ak-%c3%a7ift-katl%c4%b1-al%c3%a7ak-taban-1813731/">source</a>.</figcaption></figure><p>An aircraft engine is <em>the propulsion system</em> for an aircraft that <em>generates mechanical power</em>. Engines used in aviation includes:</p><ul><li><strong><em>Piston Engine,</em> </strong>which is an internal combustion engine that uses one or more pistons to convert pressure into rotational motion,</li><li><strong><em>Turbojet Engine,</em> </strong>which is a type of jet engine that produces all its thrust by spraying a high-energy gas stream from the engine exhaust nozzle,</li><li><strong><em>Turboprop Engine,</em></strong> which is a type of jet engine that optimized for running the propeller,</li><li><strong><em>Turboshaft Engine,</em></strong> which is a type of jet engine that optimized to generate shaft power to propel machines rather than generating thrust,</li><li><strong><em>Turbofan Engine</em>, </strong>which is a type of jet engine that produces thrust using a combination of flow and bypass air driven by the jet core and accelerated by a ducted fan.</li></ul><p>From now on, I will explain <em>the process of obtaining thrust</em> through <em>the jet engine.</em></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*HgaI-e2xOwjsbYwr" /><figcaption>a jet engine, <a href="https://unsplash.com/photos/fkcjWXPRAZU">source</a>.</figcaption></figure><p>Jet engines are also called “<em>gas turbines</em>”. The working principle of the jet engine is based on<em> Isaac Newton’s principle</em> that “for every movement there is an <em>equal and opposite reaction</em>”.</p><figure><a href="https://www.youtube.com/c/YetkinGencler"><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*NXV_TV3eT0J_wO5O-7_tew.png" /></a></figure><p><em>The working cycle of the engine</em> consists of the processes of <em>intake</em>, <em>compression</em>, <em>ignition </em>and <em>exhaust </em>occurring <em>simultaneously in different parts</em> of the engine. The air in the front is sucked by the engine with the help of the fan. The blades rotating at high speed in the compressor compress the air and the pressure of the air rises. Compressed air is sprayed with fuel, and an electric spark ignites the compressed air-fuel mixture. The burning gases expand and exit the nozzle at the rear of the engine at high speed, pushing the aircraft forward. This force pushing the plane forward is called “<em>thrust</em>”.</p><p>Let’s briefly talk about the parts of the jet engine, whose tasks given above in obtaining the thrust:</p><p><strong><em>Fan: </em></strong>After absorbing large amounts of air, it accelerates the air and turns into two parts. Some of it goes to the core of the engine, the other part goes outside the engine core. The cold air passing through the duct surrounding this core both quiets the engine and helps add thrust to the engine.</p><p><strong><em>Compressor:</em></strong> It is the first component of the engine core. It compresses the incoming air into smaller spaces, causing a pressure increase. The trapped air is forced into the combustion chamber.</p><p><strong><em>Combustion chamber:</em></strong> Here, air is mixed with fuel. The combustion air — fuel mixture provides a high-temperature high-energy airflow.</p><p><strong><em>Turbine: </em></strong>The turbine blades are rotated by the incoming high-energy air flow.</p><p><strong><em>Nozzle:</em></strong> It is the “<em>exhaust duct</em>” of the engine. The combination of warm air and cold air is expelled, while producing exhaust, which causes the airplane to propel forward.</p><p>Gas turbine performance is directly affected by <em>inlet air density </em>and <em>air ambient conditions</em>. Gas turbine power is determined by altitude, temperature, inlet conditions, outlet conditions, humidity, and fuel conditions.</p><p><em>I wanted to continue my series of articles on aircrafts by explaining the aircraft engines and obtaining the trust on jet engine. In my next article, I will explain the malfunctions that may occur in the aircraft engines and the systems in the aircrafts to prevent these malfunctions.</em></p><p><em>Pelinsu Erimez</em></p><p><a href="https://www.grc.nasa.gov/www/k-12/UEET/StudentSite/engines.html#:~:text=Jet%20engines%20move%20the%20airplane,the%20front%20with%20a%20fan.&amp;text=Spinning%20the%20turbine%20causes%20the%20compressor%20to%20spin."><strong><em>REFERENCES</em></strong></a></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=c46ddbc1ade4" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/yetkingencler/an-introduction-to-aircraft-engines-c46ddbc1ade4">An Introduction to Aircraft Engines</a> was originally published in <a href="https://medium.com/yetkingencler">Yetkin Yayın</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[An Introduction to Aircrafts and the Principles of Flying]]></title>
            <link>https://medium.com/yetkingencler/an-introduction-to-aircrafts-and-the-principles-of-flying-2dea430ab2c0?source=rss-c63114bbd678------2</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/2dea430ab2c0</guid>
            <category><![CDATA[engineering]]></category>
            <category><![CDATA[yetkin-gençler]]></category>
            <category><![CDATA[öğrenci]]></category>
            <category><![CDATA[flying]]></category>
            <category><![CDATA[aircraft]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pelinsu Erimez]]></dc:creator>
            <pubDate>Thu, 30 Sep 2021 05:11:20 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2022-02-11T08:31:09.866Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>Have you ever wondered how airplanes manage to fly when you look at the sky? How do they make us feel like it’s so easy to fly that huge mass?</p><p>The story of human’s acquaintance with the sky and its success of flying began in the <em>1780s</em>, with floating in the sky using <em>the balloons</em>. The adventure that continued with <em>the gliders</em>, made <em>the first controlled flight</em> possible in <em>1903</em> with <em>the invention of gasoline engine</em>. And the human’s flight adventure continued with <em>the jet aircrafts</em>.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*8j21O3cdAoi_q-II" /><figcaption>from <a href="https://unsplash.com/photos/C1HhAQrbykQ">Unsplash</a></figcaption></figure><p>Well then, how did the humans manage to fly? What is the aircraft exactly?</p><blockquote>An aircraft, which rises up and moves with the pressure difference between the top and bottom surfaces of its wing profiles due the flow of air, is an air vehicle with engine.</blockquote><p>There are <em>4 physical forces</em> that affects to the aircraft during its flight, which are: the <em>lift</em>, the <em>thrust</em>, the <em>gravity </em>and the <em>drag</em>. The aircraft has to overcome the drag, which occurs opposite direction of its flight, and the gravity to manage to fly. These forces get overcome with the thrust, which come into existence by its engine, and the lift, which come into existence by its wing construction. That is to say, <em>it is the wings that make the aircraft fly, not the engine.</em></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*ixhfhoasFSEIXHTo" /><figcaption>from <a href="https://unsplash.com/photos/iiqpxCg2GD4">Unsplash</a>.</figcaption></figure><p>Now let’s examine how the lift force is obtained in an airplane: the bottom of the airplane wing is flat and the top is curved. As a result of this structure, when the air mass coming to the wing reaches the wing, it splits into two, the air mass going to the top travels more and the air mass going to the bottom travels less; therefore, the air mass passing above moves faster to meet at the same point with the air mass passing below.</p><figure><a href="http://www.youtube.com/c/YetkinGençler"><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*NXV_TV3eT0J_wO5O-7_tew.png" /></a></figure><p>Let’s explain the advantage of this phenomenon with <em>Bernoulli’s principle</em>: when the velocity of fluids increases, their pressure decreases. Due to the wing geometry, the pressure on the lower surface of the wing is higher than the pressure on the upper surface of the wing. And by giving a suitable angle to the wings, the aircraft is provided to take off.</p><p><em>I wanted to start my series of articles on aircrafts by giving the basic principle and structure. In my next article, I will explain various aircraft engines</em> and <em>how the thrust is obtained</em>.</p><p><em>Pelinsu Erimez</em></p><p><a href="https://www.dkfindout.com/us/transportation/history-aircraft/"><strong><em>REFERENCES</em></strong></a></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=2dea430ab2c0" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/yetkingencler/an-introduction-to-aircrafts-and-the-principles-of-flying-2dea430ab2c0">An Introduction to Aircrafts and the Principles of Flying</a> was originally published in <a href="https://medium.com/yetkingencler">Yetkin Yayın</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ne çok az ne çok fazla, tam kararında.]]></title>
            <link>https://medium.com/yetkingencler/lagom-felsefesi-d22f2ca47c5f?source=rss-c63114bbd678------2</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/d22f2ca47c5f</guid>
            <category><![CDATA[yetkin-gençler]]></category>
            <category><![CDATA[yaşam-tarzı]]></category>
            <category><![CDATA[lagom]]></category>
            <category><![CDATA[isveçte-yaşam]]></category>
            <category><![CDATA[öğrenci]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pelinsu Erimez]]></dc:creator>
            <pubDate>Wed, 25 Aug 2021 19:28:56 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2021-08-28T09:28:47.707Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>Herkese merhaba, duyduğum andan itibaren hayata bakış açımı değiştiren bir kavramdan bahsedeceğim bu yazımda. İsveçlilerin <em>dengeli ve mutlu yaşama sanatı</em> olarak da tanımlanan <em>lagom</em> nedir, gelin birlikte bakalım.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*DTqOBjjuamu7YUPV" /><figcaption>Photo by <a href="https://unsplash.com/photos/JBghIzjbuLs">Unsplash</a>.</figcaption></figure><p>Lagom dilimize “tam kararında” olarak tercüme edilmekte. Viking terimi olan “<em>laget om</em>”dan (takımın etrafında) geldiği düşünülen söz konusu terimin, yaygın olarak bir Viking geleneği olan bal şarabıyla dolu boynuzun herkese en az 1 yudum düşecek şekilde elden ele dolaşmasından türediğine inanılmakta.</p><p>Lagom yaşam tarzında hayata dair her şeyin dengesi sağlanması amaçlanır. Bu felsefeye uygun yaşadığınızda;</p><ul><li>Ailenize, arkadaşlarınıza ve kendinize gereken vakti ayırırsınız.</li><li>İhtiyacınız olan bir üründen gerektiği kadarını alırsınız, böylece hem fazla harcama yapmaz hem de fazla tüketim yapmazsınız.</li><li>Bilinçli tüketim alışkanlığınız ile çevreye pozitif bir etki bıraktığınızı bilmek size iyi hissettirir.</li><li>Bir işe gerektiği kadar vakit ayırırsınız, böylece enerjinizi tüketmez ve kalan zamanı sizi mutlu edecek bir aktiviteyle geçirirsiniz.</li><li>Çevrenizdeki diğer bireyleri düşünerek hareket edersiniz, aynı zamanda paylaşım duygunuz gelişir ve toplulukla bütünleşirsiniz.</li><li>Sağlığınıza dikkat eder ve aynı zamanda dinlenmenize gerektiği kadar vakit ayırırsınız.</li><li>Sahip olduklarınız fazla değildir fakat sizin için yeterlidir ve bunun için şükran duyarsınız.</li></ul><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*zMpu-FdPpQ8RJp1v" /><figcaption>Photo by <a href="https://unsplash.com/photos/vOeB66Yoriw">Unsplash</a>.</figcaption></figure><p>Lagom bize sadece yaşamımızı sadeleştirip ‘yeterli’ olanla yetinmemizi söyleyen bir kavram değil. Lagoma uyarak yaşamak, <em>ölçülü ve bilinçli tüketim alışkanlığı </em>kazanarak çevremizdeki fazlalıkları arındırmamıza ve onlardan kurtulmamıza yardımcı olur. Böylece bulunduğumuz ortamda <em>huzuru </em>yakalarız. Kazanılan bilinçli tüketim alışkanlığı sadece kişisel ihtiyaçlarımızın değil, <em>gezegenimizin ihtiyaçlarını</em> da göz önünde bulundurur. Ayrıca daha büyük bir şeyin parçası olmak, aidiyet duygusunu artırır ve hayatınıza bir amaç katar. Farkındalığımızı artıran bu kavram ayrıca dikkat dağıtıcı fazlalıkları fiziksel ve zihinsel ortamdan uzaklaştırarak <em>odaklanmamızı artırır, anda var olmamızı</em> sağlar.</p><figure><a href="http://www.youtube.com/c/YetkinGençler"><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*NXV_TV3eT0J_wO5O-7_tew.png" /></a></figure><p>Bu yaşam felsefesinin somut uygulamalarının neler olabileceğini merak edenler için Niki Brantmark tarafından lagoma dair yazılmış kitabı önerebilirim.</p><p><em>Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, hoşça kalın.</em></p><p><em>Pelinsu Erimez</em></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=d22f2ca47c5f" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/yetkingencler/lagom-felsefesi-d22f2ca47c5f">Ne çok az ne çok fazla, tam kararında.</a> was originally published in <a href="https://medium.com/yetkingencler">Yetkin Yayın</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[En Tutkulu Öpücük: Gustav Klimt]]></title>
            <link>https://medium.com/yetkingencler/en-tutkulu-opucuk-gustav-klimt-1e0cf59e9c83?source=rss-c63114bbd678------2</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/1e0cf59e9c83</guid>
            <category><![CDATA[the-kiss]]></category>
            <category><![CDATA[kültür-sanat]]></category>
            <category><![CDATA[öğrenci]]></category>
            <category><![CDATA[yetkin-gençler]]></category>
            <category><![CDATA[gustav-klimt]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pelinsu Erimez]]></dc:creator>
            <pubDate>Wed, 07 Jul 2021 22:05:42 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2021-07-11T12:25:06.557Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>Kariyerinin ilk döneminde duvar resimleri (mural paintings) yapan Klimt, sanat anlayışının ilerleyen ve olgunlaşan dönemlerinde <a href="https://www.sanatperver.com/art-nouveau-sezesyonizm-sanat-akimi/">Art Nouveau</a> sanat akımına benzer duvar resimleri yapmış, erotizm içeren eserleri ve kullandığı altın varaklar ile sanat tarihinde kendine özgü bir tarzda yer edinmiştir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/800/0*BToy8C6qrR5tsD63.jpg" /><figcaption>Photo by <a href="https://oggito.com/icerikler/gustav-klimt-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/64267">Oggito</a>.</figcaption></figure><p>Babası altın oymacısı, annesiyse müzik sanatçısı olan 1862 Viyana doğumlu Avusturyalı ressam, dönemin şartlarından dolayı fakir bir ailede büyümüş ve aile, maddi sıkıntılardan dolayı sık sık evlerinden taşınmak zorunda kalmıştır. Olumsuzluklar ailenin peşini bırakmamış ve Gustav’ın kız kardeşlerinden Anna uzun süren hastalığı sonucu hayatını kaybetmiş, Klara ise zihinsel bir çöküntü yaşamıştır.</p><p>Erkek kardeşleri Georg ve Ernst’in bariz yeteneklerinin aksine Gustav’ın sanat yetenekleri “İstisnai” olarak nitelendirilmiştir. Sanatçının resim kariyerine dair attığı önemli adımsa bir akrabasının tavsiyesi üzerine sınavına girdiği Viyana Sanat ve El Sanatları Okulu’nu (Kunstlerhaus) kazanmasıdır.</p><p>30 yaşındayken babası ve erkek kardeşi Ernst’in ölümleri üzerine Klimt bir anda kendini annesi, kız kardeşleri, kardeşi Ernst’in eşi Helene ve de onun kızından sorumlu bir durumda bulmuş; bu ölümler Klimt’in çalışmalarını yavaşlatsa da o ana kadar hiç sorgulamadığı akademik resmin geleneklerini sorgulatmıştır.</p><figure><a href="http://www.youtube.com/c/YetkinGen%C3%A7ler"><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*NXV_TV3eT0J_wO5O-7_tew.png" /></a></figure><p>Bu sorgulama döneminden sonra Viyana Üniversitesi’nin Büyük Salonu için Tıp, Felsefe ve Hukuk üzerine yaptığı resimlerde zor ve fazlasıyla <a href="https://www.arthipo.com/artblog/sanat-tarihi/sembolizm-sanat-akimi-simgecilik.html">sembolizm</a> kullanan Klimt, sanat geleneğinde artık bir dönüş noktasına gelmiş bulunmaktaydı.</p><p>Sanatçının tıp için yaptığı figürlerin bazıları çıplaklığı nedeniyle tepki çekmiş ve tartışmalar sonucunda üniversite bu resimleri kullanmamayı tercih etmiştir. Bu tutumun ve Kunstlerhaus’un modern sanatçılara karşı tavrının 1897’de Secession Binası’nın kurulmasında etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Gustav Klimt’in kurucusu olduğu Secession Binası’nın ortaya çıkış amacıysa genç ve sıradışı sanatçılara eserlerini sergileyebilecekleri bir ortam yaratmak ve Viyana’da yabancı sanatçıların eserlerine de yer verebilmekti.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/600/0*L3hnmB7uszA3USqd.jpg" /><figcaption>Photo by <a href="https://www.famouspainters.net/gustav-klimt/">Famous Painters</a>.</figcaption></figure><p><strong>The Three Ages of Woman (1905)</strong></p><p>Tabloda bir kadının hayatının üç ana dönemi olarak bebeklik, annelik ve yaşlılık resmedilmiş. Resme bakıldığında bebeklik ve annelik dönemleri hayat ve huzur dolu resmedilmesine ve insana olumlu duygular hissettirmesine karşın yaşlılık döneminde bu hayat belirtisi yerini çöküntüye ve insanı huzursuz edici duygulara bırakmıştır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/800/0*XszJ68Y5siXyCLUH.jpg" /><figcaption>Photo by <a href="https://www.gustav-klimt.com/">Gustav-Klimt.com</a>.</figcaption></figure><p><strong>Death and Life (1908)</strong></p><p>Tabloya baktığımda ilk olarak ölüm ve yaşamın resmedilmesinde kullanılan renklerin kontrastı dikkatimi çekiyor. Yaşam ne kadar canlı ve dinamikse, ölüm de o kadar iç karartıcı ve durgun. Resmin sağ üst tarafındaki insanların yüzlerinde umut ve huzur dolu bir ifade yer aldığını görüyoruz, alt kısımlardaki insanları incelediğimizdeyse bu umudun yerini bir huzursuzluğun aldığını ve ölüm’ün farkında olduklarını hissediyoruz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/796/0*_q9kxUcb9ZtH_M2B.jpg" /><figcaption>Photo by <a href="https://www.gustav-klimt.com/">Gustav-Klimt.com</a>.</figcaption></figure><p><strong>The Kiss (1907)</strong></p><p>Sanatçının yazıma isim veren eseri: <em>Öpücük. </em>Bu tabloda birbirine sarılmış iki sevgilinin nazik dokunuşları ve erkeğin kadını yanağından tutkuyla öpmesini görüyoruz. Kadının yüzüne baktığımızda sevgilisinin kollarında güvenle dururken huzur ve kendinden geçtiğini görsek de resme biraz daha dikkatle bakmakta fayda var: rengarenk ve capcanlı çiçekler arasında duran çiftimiz aynı zamanda bir uçurumun kenarında.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/800/0*nm2LAIURKxOM_lFv.jpg" /><figcaption>Photo by <a href="https://www.gustav-klimt.com/">Gustav-Klimt.com</a>.</figcaption></figure><p>Böyle tutkulu bir eserdeki sevgililerin kimler olabileceğine dair tahminler de elbet olmuş. Resmi öz-porte olarak yorumlayanların bir kısmı tablodaki sevgililerin Gustav Klimt ve uzun süre duygusal ilişki yaşadığı Emilie Flöge olduğunu düşünürken bir kısmıysa bu kadının sanatçının ilişki yaşadığı herhangi biri olabileceğini iddia etmekte.</p><blockquote>“Hiç kendi portremi çizmedim. Bir resim konusu olarak kendimle, diğer insanlarla, özellikle de kadınlardan daha az ilgileniyorum.”</blockquote><p>Eserlerini ve hayatını fazlasıyla ilgi çekici bulduğum Gustav Klimt ve tabloları hakkında sizlerde umarım bir ilgi ve merak uyandırabilmişimdir. Sanatçının hayatında ve çalışmalarında ele alamadığım daha birçok ayrıntı ve yer veremediğim birbirinden güzel eserleri var, merak edenler için <a href="https://www.gustav-klimt.com/">bu siteyi</a> önerebilirim.</p><p><em>Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, hoşça kalın.</em></p><p><em>Pelinsu Erimez</em></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=1e0cf59e9c83" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/yetkingencler/en-tutkulu-opucuk-gustav-klimt-1e0cf59e9c83">En Tutkulu Öpücük: Gustav Klimt</a> was originally published in <a href="https://medium.com/yetkingencler">Yetkin Yayın</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çevrimiçi Yorgunluk]]></title>
            <link>https://pelinsuerimez.medium.com/cevrimici-yorgunluk-5f435d1ebacd?source=rss-c63114bbd678------2</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/5f435d1ebacd</guid>
            <category><![CDATA[uyku]]></category>
            <category><![CDATA[öz-gelişim]]></category>
            <category><![CDATA[mental-sağlık]]></category>
            <category><![CDATA[biyolojik-saat]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pelinsu Erimez]]></dc:creator>
            <pubDate>Thu, 10 Jun 2021 12:39:52 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2021-06-18T16:49:41.627Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>Öğrenciler olarak çok yoğun bir dönem geçirdik. Hatta son birkaç haftada bu yoğunluğumuz kat kat artmış durumda. Ödevler, sınavlar ve projeler derken kendimizi oradan oraya koşturur bulduk. Teslim tarihlerine yetiştirmemiz gereken işler için kendimizden ödün verdik. Geç saatlere kadar çalıştık, bazılarımızsa zaman zaman sabahladı. Her güne bilgisayar ile başlayıp yine bilgisayarla bitirdik. Peki buna gerçekten değdi mi? Verdiğimiz ödünlerin getirisi daha fazla mı oldu?</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*rXjlmGU6UhzLrMUW" /><figcaption>Photo by <a href="https://unsplash.com/photos/loAgTdeDcIU">Unsplash</a>.</figcaption></figure><p>Uzaktan eğitime geçildiğinde her ne kadar üzülsem de, duruma olumlu bir yönden bakmaya çalışıp şöyle düşünmüştüm: kampüse gitmek için sabahları harcadığım 3 saati uykuma ayırabilir ve dinlenebilirim. Evet, bu bir süre işe yaradı. Fakat dönemin ortalarına bile gelmeden yataktan bir türlü çıkamamaya başladım. Yeterli süre uyusam da sabahları yorgun oluyor, alarmları defalarca erteliyor ve derslere ucu ucuna giriyordum.</p><p>Evet gerçek anlamda sağa sola koşturmuyordum fakat sabahtan geceye masa başında oturmaktan dolayı gündüzleri gittikçe daha da yorgun hissetmeye, dikkatimi toplamakta ve bazı şeyleri hatırlamakta zorluk çekmeye başladım. Kahve tüketimim arttı fakat benim bitmek bilmeyen bir yorgunluğum ve uykum vardı, zihnime bir perde çekilmiş gibi hissediyordum… Sonrasında bu durumun sebeplerini düşündüm ve gün içinde potansiyelimi etkileyen 3 ana etken olduğuna karar kıldım.</p><p>Birinci etken, her gece başımı yastığa koyduğumda derslerimi düşünüyor olmamdı. Sürekli “yarın hangi ödevimi yapsam, hangi sınava çalışsam?” diye düşünüyordum. Bazı geceler bunu dakikalarca, bazı gecelerse saatlerce yapıyor ve kendime engel olamıyordum. Bu da doğal olarak dinlenebileceğim süreyi kısaltıyordu. Fakat tek etkisi bu değildi, sabaha kadar zihnimde dönen bu planlar kaliteli bir uyku almama engeldi. Belli bir noktadan sonra bu durum enerjimi tüketmeye başladı, en ufak işleri yapacak gücü kendimde bulamıyordum. Sonrasında durup düşündüm, ne yapabilirim?</p><p>Çözüm olarak yeni bir alışkanlık geliştirdim: günü planlamayı gece yapmayı bıraktım, bunun yerine her sabah uyandığımda o gün yapmayı planladıklarımı gerçekçi bir beklentiyle ajandama yazdım. Bu yöntem oldukça işe yaradı çünkü geceleri ajandama baktığımda yapacak hiçbir şeyimin kalmamış olması beni rahatlatmaya başlamıştı. Evet belki tüm görevler bitmemişti, fakat o gün yapmam gerekenler bitmişti ve bu benim için yeterliydi.</p><p>İkinci etken, akşam saatlerindeki mayışma hissinden kurtulabilmek için bolca kahve içmemdi. Fakat etkisini çalışırken değil yatağa girdiğimde görmeye başlamıştım, bu nedenle akşam belirli bir saatten sonra yediğim ve içtiğim şeylere dikkat etmeye başladım. Mayışmama neden olabilecek kadar ağır yiyeceklerden uzak durdum, duramadığım günlerse kahve içmek yerine enerjimi geri getirebilecek ve zihnimi yenilememe yardımcı olacak aktiviteler yapmaya başladım.</p><p>Üçüncü etken, sürekli ekran başında olmamdı. Evet bilgisayardan uzaklaşmam mümkün değildi, dersler çevrimiçiydi ve ödevlerden dolayı zorunda olarak fazla bir şekilde bilgisayar kullanıyordum. Hiç ödeve bakmayacak olsam bile sadece dersler yüzünden günde 8 saatim ekrana bakarak geçiyordu. Fakat bu durumun etkisini bir parça hafifletebilmek için iki çözüm buldum: birincisi, gece olduğunda bilgisayarımı ve telefonumu gece ışığı ayarına almak; ikincisi, yatmadan önceki 30 dakikamı kitap okumaya ayırmak. Aslında bu çözüm beraberinde bana bir uyku rutini getirdi. Her gece aynı saatte bilgisayarı kapatıyor, yatma hazırlıklarına geçiyor, kitabımı okuyor ve sonrasında yatıyordum.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*31-fZYg_nlQ_JSkd" /><figcaption>Photo by <a href="https://unsplash.com/photos/3oyeaivM_fE">Unsplash</a>.</figcaption></figure><p>Kazandığım bu alışkanlıklar sonucu gün içerisinde performansımın ve ruh hâlimin iyileşmeye başladığını fark ederek bu konu üzerinde yoğunlaştım ve gün içinde yorgun hissetmeme neden olan 3 etkenin birleştiği “uyku”ya dair bazı araştırmalar yaptım. Araştırmam sonucunda uyku kalitemizi iyileştirmemizin çevrimiçi dönemde daha da önemli olduğunu gördüm zira en çok göz ardı ettiğimiz şeylerden biri uyku; çoğu zaman onu vakit kaybı olarak görüyor, ‘ne kadar az uyursam o kadar iyi’ diye düşünüyoruz.</p><p>Uykunun, sağlığımız için spor ve dengeli beslenme kadar önemli olduğunu unutmamamız gerekiyor. Ne kadar yoğun olursak olalım, geceleri 7–9 saat uyumalıyız; çalışmalar gösteriyor ki, gün içinde yeterli süre uyusak da bu gece uykusunun yerini alamıyor. Eğer bu dediğime uymanıza rağmen gün içerisinde uykusuz hissediyorsanız işin içine uyku kalitesi giriyor. “Uyku hijyeni” olarak adlandırılan, vücudumuzu ve beynimizi geliştirmek için yapılan birtakım rutinler hem yatak odası ortamını hem de uyku ile ilgili alışkanlıkları içermekte. Uyku hijyeninin optimize edilmesi, uyku yetersizliğinin ele alınmasında önemli bir rol oynayabilir; böylece üretkenliğimizi artırabiliriz. Ayrıca uykusuzluğun, vücudumuzun yenilenmesini ve bağışıklığımızı olumsuz yönde etkilediği de bilinmekte.</p><p>Gün boyunca maruz kaldığımız ışık biyolojik saatimizi olumlu etkilese de bu durum gece tersine dönüyor. Çalışmalar; geceleri mavi ışık yayan cihazlar kullandığımızda beynimizi kandırarak ona ‘gündüz’ olduğunu düşündürttüğümüzü, bu durumun da rahat ve derin uyumamızı sağlayan melatonin hormonunu azalttığını ortaya koydu.</p><p>Belirli bir uyku döngüsüne sahip olmak önemli, bu nedenle hafta sonu olsa dahi her gün yakın saatlerde uyuyup uyanmaya dikkat etmek gerekiyor. Böylece vücudunuzun biyolojik saatini yakalayarak gün içi performansınızı ve uyku kalitenizi iyileştirebilirsiniz.</p><p>Dikkat etmemiz gereken bir diğer noktaysa kafein. Vücudumuza aldığımız kafein 6–8 saat kanımızda yüksek oranda kalabileceğinden, genelde öğleden sonra — akşam saatlerinde tüketilmemesi önerilmekte. Geç saatlerde tüketilen kafein, sinir sistemimizi etkilemekte ve gece vücudumuzun kaliteli bir uyku için sahip olması gereken rahatlamayı engelliyor.</p><p>Gün içerisinde şekerlemeler (kısa uyku) yapmanın faydalı olduğu söylense de bu şekerlemeler uzun veya düzensiz yapılırsa uykumuzu olumsuz etkilerler. Gün içinde ortalama 20–25 dakikalık şekerlemeler beyin fonksiyonumuzu geliştirirken, daha uzunları uyku kalitemize zarar vermekte. Fakat bu durum oldukça kişisel. Bazı arkadaşlarım gün içerisinde şekerlemeler yaptığında daha iyi hissetse de, bende durum tam tersi bir etki yaratarak inanılmaz derece uykulu hissetmeme neden oluyordu. Bu nedenle şekerlemelerin size iyi gelip gelmediğinden emin değilseniz yoğun bir gününüzde veya haftanızda yapmamanızı öneririm.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*lpXaYTw8e_8-tCeP" /><figcaption>Photo by <a href="https://unsplash.com/photos/feKxV48FZVM">Unsplash</a>.</figcaption></figure><p>Çevremdeki birçok kişinin yaşadığını gördüğüm bu durum ile ilgili, yardımcı olabileceğini düşündüğüm bir öneri listesi hazırladım. Uykunun gün içerisindeki performansımız üzerine etkisini merak edenler de bu kaynakları inceleyebilirler:</p><ul><li>Örnek bir uyku hijyeni rutini için <a href="https://www.florence.com.tr/uyku-hijyeni">tıklayınız</a>. Ayrıca <a href="https://www.youtube.com/watch?v=fk-_SwHhLLc">bu videoyu</a> izleyebilirsiniz.</li><li>Uyku öncesi sürekli bir şeyler düşünüyor ve uykunuz kaçıyorsa <a href="https://www.youtube.com/watch?v=wkGWwyrCoRs">bu videoyu</a> izlemek size yardımcı olacaktır.</li><li>Uykunun zinde bir vücut ve beyin için ne kadar gerekli olduğunu merak ediyorsanız <a href="https://www.youtube.com/watch?v=Y-8b99rGpkM">bu videoyu</a> izleyebilirsiniz. Matthew Walker’ın uyku üzerine konuşmalarına YouTube üzerinden ulaşabilirsiniz.</li></ul><p>Çevrimiçiye dönen dünyamızda çevrimdışı kalabilmenin önemini ve ne olursa olsun en önemli olanın kendiniz olduğunu unutmamanız dileğiyle…</p><blockquote>Pelinsu Erimez</blockquote><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=5f435d1ebacd" width="1" height="1" alt="">]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[The Technology Behind The Movie Industry: Gyroscope]]></title>
            <link>https://pelinsuerimez.medium.com/the-technology-behind-the-movie-industry-gyroscope-170cd313d9cd?source=rss-c63114bbd678------2</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/170cd313d9cd</guid>
            <category><![CDATA[camera-stabilization]]></category>
            <category><![CDATA[gyroscope]]></category>
            <category><![CDATA[technology]]></category>
            <category><![CDATA[movie-industry]]></category>
            <category><![CDATA[mechanical-engineering]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pelinsu Erimez]]></dc:creator>
            <pubDate>Wed, 02 Jun 2021 15:45:39 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2021-06-18T16:50:35.192Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>We all love movies, right? So how does the cinema industry capture the image well as if we were witnessing the moment with our own eyes? Let’s take a look at the technology behind it.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*N2OopWC4K4gilu3B" /><figcaption>Photo by <a href="https://unsplash.com/photos/q8P8YoR6erg">Unsplash</a>.</figcaption></figure><p>The word ‘<strong>gyroscope</strong>’ is a combination of the Ancient Greek words ‘<strong>gýros</strong>’ which means ‘<em>turning</em>’ and ‘<strong>sképō</strong>’ which means ‘<em>to observe</em>’. It is a type of physical sensor that detects and measures the angular motion of an object with respect to an inertial reference. What makes gyroscopes so unique is that their ability to measure the absolute motion of an object without any external infrastructure or reference signals.</p><p>There are two types of gyroscopes: mechanical and angular.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/626/0*Q4nT9u3v_gzKFRnP.jpg" /><figcaption>Photo by <a href="https://www.freepik.com/premium-photo/gyroscope-black-background_11290523.htm#page=1&amp;query=gyroscope&amp;position=33">Freepik</a>.</figcaption></figure><p>Mechanical gyros are classified as displacement and velocity gyros. They consist of a mass that rotates around its axis. During this turn, the ball tends to stay parallel to itself and to oppose any attempt to change its direction.</p><p>Optical gyroscopes work by sensing the difference in propagation time between laser beams traveling in opposite directions in open or closed optical paths. With a change caused by the rotation of the emitted rays in their path lengths, a phase difference occurs between these counter-emitted rays. This phase difference due to rotation is due to the Sagnac principle, which is the working principle of optical gyroscopes.</p><blockquote>Sagnac principle means that the relative phases of two rays emitted oppositely in a ring structure change as the ring in question rotates.</blockquote><p>Gyroscopes used in camera stabilization systems in the movie industry are mechanical ones.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*3MzalhsUiAFUznpA" /><figcaption>Photo by <a href="https://unsplash.com/photos/qSpM2-Efr9k">Unsplash</a>.</figcaption></figure><p>We can summarize the basic working principle of a mechanical gyroscope as follows: a mass that tends to maintain its angular position relative to an inertial reference point. When a constant external torque is applied to this mass, the axis of rotation begins its motion at a constant angular velocity in a direction normal to the direction of this torque. The external forces acting on the center of mass of the rotating part do not affect the angular position of the axis of rotation.</p><p>If you are interested in this topic and would like to have more technical knowledge, I recommend the following references, which are the sources I used in preparing this text:</p><ul><li>Alexander A. Trusov, “<strong>Overview of MEMS Gyroscopes: History, Principles of Operations, Types of Measurements</strong>”, University of California, 2011.</li><li>Vittorio M. N. Passaro, Antonello Cuccovillo, Lorenzo Vaiani, Martino De Carlo and Carlo Edoardo Campanella, “<strong>Gyroscope Technology and Applications</strong>”, 2017.</li></ul><blockquote>Pelinsu Erimez</blockquote><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=170cd313d9cd" width="1" height="1" alt="">]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Geri Dönüşüm Yalanı]]></title>
            <link>https://medium.com/yetkingencler/geri-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCm-yalan%C4%B1-6a75e48b879c?source=rss-c63114bbd678------2</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/6a75e48b879c</guid>
            <category><![CDATA[öğrenci]]></category>
            <category><![CDATA[geri-dönüşüm]]></category>
            <category><![CDATA[plastik-kirliliği]]></category>
            <category><![CDATA[yetkin-gençler]]></category>
            <category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pelinsu Erimez]]></dc:creator>
            <pubDate>Wed, 26 May 2021 14:33:46 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2021-06-18T16:46:17.526Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<p>Doğayı korumak önemlidir, değil mi? Kirletmemek? Zarar vermemek? Peki size, doğayı korumak adına yaptığımız bir şeyin aslında etkili olmadığını söylesem?</p><p>Günlük yaşamımızda kullandığımız ürünleri ele alalım. Birçoğumuz dayanıklı ve hafif olmasından dolayı plastik ürünler kullanıyoruz. Veya çoğu zaman çevreci alternatifi olmadığı için plastik ürünleri almak <em>zorunda </em>kalıyoruz. Bu durumu geri dönüşüm yaparak nötrlediğimizi hatta çevreye yararlı olduğumuzu düşünüyor olabiliriz. Peki durum gerçekten de böyle mi?</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*9E5acqIPla6pSi_0" /><figcaption>Photo by <a href="https://unsplash.com/photos/-2lJGRIY5P0">Unsplash</a>.</figcaption></figure><p>Cevap maalesef <em>hayır</em>. Geri dönüşüme attığımız çoğu plastik geri dönüştürülemiyor. Sayılarla ifade edersek, 1950’den bu yana üretilen plastiklerin sadece %9<em>’</em>luk bir kısmı geri dönüştürülebildi.</p><p><strong>Neden Geri Dönüştüremiyoruz?</strong></p><p>Plastikler, petrol türevi ürünlerdir. Tekrar işlenmesi ve ‘saf’ olarak elde edilmesi çoğu zaman zordur. Geri dönüştürülebilir olmalarıysa kalitelerine bağlıdır. Eğer plastik 1 veya 2 kalitesindeyse, bu onun <em>yüksek ihtimalle</em> geri dönüştürülebileceğini belirtir ve geri dönüştürüldüğünde bir <em>kâr</em> elde edilebilir. 3’ten 7’ye kadar olan kalitedekilerse <em>karışık plastikler</em>dir ve geri dönüşümleri zordur, hatta geri dönüşümleri için <em>para harcanması</em> gerekir. Tam da bu sebepten, geri dönüşüm tesislerindeki istiflenmiş plastikler alıcı bulamamakta.</p><figure><a href="https://bit.ly/YetGenForm"><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*qUOWJ6WvQ_RBrGuiBJUC9w.png" /></a></figure><p>Diğer bir sorunsa bu atıkları türlerine göre ayıran tesisler ile kullanacak tesisler arasındaki mesafe. Çoğu zaman istif balyalarının alıcı tesise taşınma maliyeti, ham madde fiyatını geçtiği için tercih edilmiyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*2DlRxpVEzsmPyoyP" /><figcaption>Photo by <a href="https://unsplash.com/photos/UKs_rzIYE6M">Unsplash</a>.</figcaption></figure><p>Ambalajlardan tutun yiyecek kaplarına, kağıt havlulardan plastik poşetlere, doğayı korumak umuduyla birçok geri dönüşüme attığımız ürün aslında geri dönüştürülemiyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*vqo2szF3q1ncZq5e" /><figcaption>Photo by <a href="https://unsplash.com/photos/0kpPu9WPVmU">Unsplash</a>.</figcaption></figure><p><strong>Peki plastik atıklara ne oluyor?</strong></p><p>Şu bir gerçek ki her plastik atık geri dönüşüm kutusuna atılmıyor.</p><p>Bu atıkların büyük bir kısmı çöplüğe gidiyor ve orada diğer hurdalarla birlikte istifleniyor. Yağmur yağdıkça bu istifin içinden geçen su, atıklarla etkileşime geçiyor ve bazıları oldukça toksik olan bileşikler ortaya çıkıyor. Oradan da yeraltı suyuna, toprağa ve akarsuya taşınıp ekosistemleri zehirliyor.</p><p>Atıkların bir kısmı akarsularla denizler ve okyanuslara taşınıyor. Milyonlarca plastik, akıntılarla toplanıyor ve ‘çöp alanı’ denen bölgelere sürükleniyor. Dünya üzerinde toplam 5 tane olan bu okyanus çöp alanlarından en büyüğü Büyük Pasifik Çöp Alanı ve <em>1,6 milyon kilometrekare</em> büyüklüğünde! Okyanuslardaki atıklar, hayvanları doğrudan etkiliyor. Yedikleri plastikler tok hissetmelerini sağlıyor ve sonunda açlıktan ölüyorlar…</p><p>Ve küçük miktardaki geri dönüştürülebilir atıklarsa geri dönüşüm tesislerine ulaşarak bir dizi işlemden geçip yeni bir ürüne dönüştürülüyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/900/0*Kfw0uplD28281TrY.jpg" /><figcaption>Photo by Chile Today.</figcaption></figure><p><strong>Peki ürünlerin çok küçük bir kısmı geri dönüştürülüyorsa neden aldığımız her üründe “geri dönüştürülebilir” sembolü var?</strong></p><p>Aslında sıkça gördüğümüz o sembol ‘geri dönüştürülebilir’ sembolü değil. Resin Identification Code, kısaca RIC, ‘reçine kodlama sistemi’dir ve ürünün yapıldığı plastik reçineyi tanımlar. Yazımın başlarında plastiğin kalitesini belirten bu sembolün, geri dönüşüm sembolü ile olan benzerliği tabii ki bir tesadüf değil.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1000/0*QAUKLlFG0O1zD3xl" /><figcaption>Photo by <a href="https://unsplash.com/photos/aI4RJ--Mw4I">Unsplash</a>.</figcaption></figure><p><strong>Madem geri dönüşüm etkili değildi, neden yıllardır plastik atıklardan kurtulmamızın basit bir yolu olarak gösterildi?</strong></p><p>Çünkü insanlar bunu yaptığında, doğa için iyi bir şey yaptığını düşünüp endişelenmeyi bırakacaktı. Ve bu uzun bir süre işe yaradı.</p><p>Ayrıca işin bu noktaya gelmesinde geri dönüşüm gerçekliğinden kopuk olarak yaşamamızın bir etkisi bulunmakta. Hatta bunun için yeni bir kelime ortaya çıktı: <em>wish — cycling.</em></p><blockquote>Wish — cycling: Geri dönüştürülemeyen bir şeyi geri dönüşüm kutusuna atma eylemi.</blockquote><p><strong>Peki neden çevreyi korumakta zorlanıyoruz?</strong></p><p>Çevremizdeki ürünlerin çoğunluğu çevreye zararlı ve bunların geri dönüştürülebilir alternatiflerini bulmak zaman zaman imkânsız. Bazen umursamayarak bazen zorunda kalarak geri dönüştürülemez ürünler tüketiyoruz.</p><p>Plastiğe karşı verdiğimiz savaşı kaybetmek üzereyiz. Bir şeyi almadan önce onun geri dönüştürülemeyeceği ihtimalini ne olursa olsun unutmamamız gerekiyor. Geri dönüşüm umudumuzda geri dönüşü olmayan bir noktaya adım adım yaklaşıyoruz…</p><blockquote>Koruduğumuz nice yarınlara,</blockquote><blockquote>Pelinsu Erimez.</blockquote><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=6a75e48b879c" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/yetkingencler/geri-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCm-yalan%C4%B1-6a75e48b879c">Geri Dönüşüm Yalanı</a> was originally published in <a href="https://medium.com/yetkingencler">Yetkin Yayın</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
    </channel>
</rss>